şükela:  tümü | bugün
  • enfes bir danny boyle filmi. kült kere külttür. ingiliz sinemasının en seçkin yapıtlarından birisi, top 5'indedir. boyle'nin tanınmasını sağlayan film olmuştur. uyuşturucu temalı filmlerde başı çeker. iskoçya'nın tanıtımına da baya katkısı olmuştur esasında. görsel anlamda büyük bir seyir zevki sunar.

    --- spoiler ---

    her filme bir alt-metin bulma olayını burada sizlere sunmaktan büyük gurur duyuyorum. film aslında uyuşturucu üst teması altında, arkadaşlık ilişkileri alt-metin olarak verir. zira ewan ne zaman uyuşturucuyu bırakmaya kalksa arkadaşları yüzünden tekrar başlar. arkadaşlarından birisi ne zaman bırakmaya kalksa diğer arkadaşları tarafından tekrar başlatılır. hiç uyuşturucu kullanmamış olan arkadaşları bile uyuşturucuya başlar bu arkadaşlık bağı yüzünden. hatta bu durumdan bıkan ewan arkadaşlarından kurtulmak için iskoçya'dan londra'ya kaçar ama arkadaşları yine kendisini bulur ve yine başrolde uyuşturucu vardır. hatta final sahnesinde ewan arkadaşlarına kazık atarak, (bir tanesi hariç) arkadaşlık bağına altın vuruş yapar. yani sonuç olarak, eskiden kendisi iyi, çevresi kötü olan adam, çevresi yüzünden aslında salt kötü olmasa da kötü olmuştur. yani neymiş, arkadaşlarınızı düzgün seçinmiş.

    --- spoiler ---
  • stanley kubrick amcamın, a clockwork orange filminin sankine hafif soslu `guy ritchieli filmidir trainspotting.
  • --- spoiler ---

    bana defolup gitmemi söyledi, aynen böyle söyledi.
    ona yeniden birlikte olma şansımızın olup olmadığını sordum.
    siksen olmazmış.
    --- spoiler ---
  • hala aklımdan bütün sahnelerini geçirebildiğim film. bu sıralar bir kaç kez bahsi geçince ben de bir şeyler yazayım dedim. izlediğim ilk zamanlar (muhtemelen bir ay boyunca günaşırı, tümünü olmasa da çoğunu izlemeyi alışkanlık haline getirmiştim) iskoç aksanıyla ingilizce konuşma merağım oluşmuştu. renton'nın diane ile tanıştığı sahnede çalan şarkı atomic'tir. bu şarkı enfes bir şey, kendimi hep iyi hissettirmiştir. blondie'ye de burdan bir selam çakalım bu vesileyle. iskoç gençliğinin durumudur kısaca anlatılan, sefalet, gerçek olmayan gerçek dünya, iskoçların sabah kahvaltılarında yediği kötü gıdalar, ilişkiler, spud'ın her hali adamı feci güldürür. begbie'nin ıstakasının çuhayı deldiği sahneyi her izleyişimde ben de cidden tırsarım, yeme şu cipsi kardeşim, yeme bak begbie kızacak şimdi. yılda bir kez izlemek lazım diye düşünüyorum. çok gülerim ama aynı zamanda da üzülürüm bu filmde, niyeyse her şeyde bir melankolik yan ararım, neden? belki de insan doğası böyle.
  • oturup izlenilesi, eğlencelik film. ayrica bu filmi onlarca kez izlememin baslica nedeni kesinlikle filmdeki aksandir.
  • danny boyle'un şahirane açılışlarından birine sahiptir, "opening scene" kavramını pekiştirmemi sağlamıştır.

    (bkz: http://youtu.be/naf_wieb9qs)

    bunun gibi bir çok efsanevi kısımlara sahiptir.
    öğrenimim boyunca "trainspotting gibi film yapsam daha ne isterim" dememe vesile olmuştur.
  • --- spoiler ---

    eger yanlis yorumlamadiysam meshur tuvalet sahnesi uyusturucu almis birinin ruh halini degil, bir bagimlinin uyusturucu alabilmek icin ne fedakarliklara katlandigini (gercek hayatta hirsizlik, vucudunu satma vb seklinde gerceklesen) tasvir eden bir sahne.

    cünkü yanlis hatirlamiyorsam tuvalete dalma sahnesi uyusturucu aldiktan sonra degil, uyusturucu almadan önceki hazirliklar sirasinda geciyor. elemanimiz saglam bir uyusturucu seansi öncesi yapilmasi gerekenleri siralarken (kapiyi acamayacak sekilde tahta kalaslarla civilemek, konserve yiyecek, soguk corba, soda vb icecek depolamak, isemek kusmak icin yatagin yaninda kovalar bulundurmak vs vs) .... derken bir de artik etkiyi arttirmak icin mi yoksa ayilabilmek icin midir nedir simdi ne oldugunu hatirlamadigim bir ilac gerekiyor diye sayiyor. o ilaci almak icin arkadasina gidiyor, ama arkadasinda hap olanindan degil, sadece fitil olanindan bulabiliyor. fitili kicina sokunca barsaklari fena oluyor ve tuvalet ararken bu tuvaleti buluyor. fitiller klozete düsünce de uyusturucu seansi icin mutlaka gerekli olan bu fitilleri ne pahasina olursa olsun bulabilmek icin o igrenc klozete daliyor. bulunca da dünyalar onun oluyor, sanki masmavi bir denize dalmis gibi...

    --- spoiler ---

    edit : yanlis yorumlamisim. chasingthedragon uyardi..
  • iskoç ingilizcesi konuşulduğundan apayrı bi tadı olan, izlenmesi kesinlikle önerilen bir şaheserdir. her sahnesi ayrı güzelliktedir. özellikle spud'un iş görüşmesi, renton'un klozete girmesi, begbie'nin bar kavgası; muhteşemdir.
  • --- spoiler ---

    kadın bardaklandı !

    --- spoiler ---
hesabın var mı? giriş yap