şükela:  tümü | bugün
  • özellikle hristiyanlık sonrası insanlığın vicdan, suç, ceza ve ardından muadilleri sevap ve günahın kontrol ve tedirginliği altında sonu gelmez görünen bastırmalarına karşın var olan en sağlam dürtülerden biridir. küçücük bir trajedi seyrinde, insanların tüyleri diken diken olur ve bundan (artık) gizli keyif alır. gizli olmayan halinde iyi ya da kötü, çoğunluğun hisleri doğrultusunda yere ve mekana göre değişen, birbirinin içine geçen durumlardır. öyle ki, bir yanda bir insan doğurmak ve acı çekmek isteyebiliren, başka bir noktada öldürmek ve acı vermek baskın ve kabul edilebilir dürtüler olabilir. antik yunan yaşamına baktığımızda, onların tarihinde trajediyi ve bunun müzikle birleşiminden doğan enerjiyi görmek olasıdır. ancak ne zaman ki, hristiyanlık dünya üzerinde etkisini genişletmeye başlamış; bu, insanların vicdanlarıyla daha fazla haşır neşir olmaya başladıkları tarih olmuştur. bu da 2000 yıllık süreç içerisinde günahı, sevabı ve ahiret arzusunu beraberinde getirmiş ve 'iyi ile kötü'yü birbirinden kesin sınırlarla ayrılmış iki kavram haline sokmuştur. bu durumda 'insanca' olan tek taraf varmış gibi görünür ve bu zamanımızın müthiş yanılgısıdır. kişi trajedi izlerken, istemdışı üzüntü ve bundan daha beteri acıma duygusuna kendini teslim eder ve içindeki şehveti bastırır. bu ise hristiyanlığın temel silahlarını güçlendirmekten öte bir işe yaramaz ve işlemi bir kısırdöngüye dönüştürür.

    (bkz: the birth of tragedy)
    (bkz: dionysos)
  • (bkz: katharsis)
  • bu fikirin arkasında saklı olan sadece kişinin kendi acı çekmesinden haz duyması değil, başkalarının acı çekişinin de onu heyecanlandırması ve daha fazla yaşam sevgisi ve kişinin kendi yazgısını daha içten onaylaması için bir motive oluşudur. bundan istifade etmek bir yana; şu an bundan utanıyor olmak, 'acaba insanca olan tarihte kimdi?' diye kendimizi sorgulamaya iter. ve bir eski tarihe bakarız, bir de son 2000 yıla. kararımızı ya veririz, ya da vermeyiz...
  • fight club filminde de edward abinin boyle bi fantesizi vardi.ucakta yolculuk yaparken,ucagin patlayacagini hayal ediyodu her seferinde.suratinda da pis bi gulumseme,bu olayi dusunurken.
  • hafif bir mazosistligin sezildigi durum da olabilir.
  • benim için ihanet, ıstırap, işkence ve ölüm öğeleri her zaman ilgi çekici olmuştur. bu tarz olayları izlediğimde yaşadığım gerilimden, tüylerimin diken diken olmasından aldığım o kekremsi haz paha biçilemez. tiyatro türleri arasından komedya ve drama ile karşılaştırıldığında, tragedya her zaman daha etkileyici gelmiştir.

    insan kendi hayatındaki trajik olaylardan da haz duyabilir ya da bu trajedilerin hayalini kurup onları arayabilir. mutluluk insanı sıkabilir, huzur insana batabilir, düzen insanın gelişmesini engelleyebilir fakat mutsuzluk, yalnızlık, dertler ise tam tersidir, insana yaşadığını hissettirir, bir amaç uğruna koşturabileceği bir şeyler verir.