şükela:  tümü | bugün
  • tiyatroculara sahnede gelen anlik unutkanligin adi. trak girdi diyorlar. hatta kim oldugunu hatirlamiyorum, birisi epey uzun zaman geri donememis oyuna da "antrakt oldu bu" demisler, sonra da birisi "yok traktor" demis. sanirim. (bkz: okuz anlatiyor).
  • oyuncunun bir anda repliğini unutma durumu. hatta bazen sadece repliği değil; adını, sanını, her şeyi bir süreliğine unutuyor. bir nevi kal gelme durumu.
  • sahnede güvenilecek birilerinin olup olmadığını anlamaya yarar. kişi trak geldiği an yalnız değilse, acı gözlerle diğer oyunculardan yardım isteyebilir. yardım istediğinin anlaşıldığı an diğer oyuncular karşı repliklerle, hatırlatmalarla durumu kurtarmaya gayret ederse trak süresi bu şekilde mümkün olduğu kadar kısaltılabilir. karşılıklı uyum, doğaçlama yeteneği ve pek tabi ki oyunun buna izin vermesi bu durumda pek bir önem arzetmektedir. oyuncuların bütün oyuna ezber olmalarının gerekliliğini bize hatırlatan küçük bir uyarıdır trak. sadece kendi mizansenlerini, repliklerini ezberlemek yetmez.
    bunun yanında, trak geldiği zaman kişi sahnede yalnızsa hayatının en kötü dakikalarını geçirir. motivasyon eksikliğinin yanında aşırı motivasyon da buna yol açabilir. kendine fazla güven, ya da kendine güvensizlik de yol açabilir. hain bir şeydir, ne zaman geleceği belli olmaz.
    konuyla ilgili bir örnek için (bkz: #9016794)
  • trak(yalı)lardan anlamı da taşır. ing. thracian olarak çevrilebilir.
  • yer: kemer belediye tiyatrosu (yeni belediye başkanı tarafından "kapatılmadan" önce) sahnedeyim, sevgili doktor oyununun galası, ben de oyunda anton çehovu canlandırıyor, oyunun açılışını yapıyorum,sahnede yalnızım. oyunun galasını izlemeye, bütün devlet erkanı ve oyuncu/yönetmen abilerimiz sevdiklerimiz mis gibi giyinip gelmişler, salonda çıt yok. heyecandan ölüyorum. daha 2. cümlemi bitirmemişken paldır küldür kapılar açılıyor, bi adamlar canhıraş giriyor içeri, belediye başkanı kalkıyor geleni karşılıyor. gelen rusya konsolosu, oyunu korumalarıyla falan izlemeye gelmiş ama 5 dk geç kalmışmış. hede hödö derken oturuyorlar ama, ama... önce trak geldi, ne söyleyeceğimi unuttum (bkz: içe doğru sıçmak), akabinde ağzımdan dökülen laflar kelimenin tam anlamıyla "abürük, gabürübülüm gübürk" oldu. ki oyun 7 ayrı hikaye ve bölümden oluşuyor ve anlatıcıyla birlikte 7 rolüm var 6 bölümde. anca ara verildikten sonra 2. perdede toparlayabilmiştim kendimi, zira ilk perde küllüm sahnedeydim. utançtan ziyade o korkuyu hiç unutmuyorum. tanım: oyuncunun mavi ekran verdiği durum.
  • halaskargazi caddesi üzerinde, aslı börek'in yanında yer alan 1929 yılında yapılmış, nadir günümüze kalmış ahşap kapılı asansöre sahip, yüksek tavanlı apartmanın ismi.
  • (bkz: traka)(bkz: trake)
  • (bkz: imtrak)
  • (bkz: traklar)