şükela:  tümü | bugün
  • ege ve marmara denizlerinde nadiren rastlanilabilen çok zehirli ve dikenli bir balik türü.bugün ya$amami o baligi benim yerime eline alan rahmetli kaptan sefahattin'e borçluyum.
  • trachinus draco. çoğunlukla sahile yakın yerlerde üstüne basan insanları sokmasıyla ünlü, fakat bu balık dört tarafı acık bir halde düz kumun ortasındayken bile siz ona yaklaştığınızda kaçmayı aklından bile geçirmiyor bilakis saldırıyor ve kendine olan bu güveninde de haklı.
  • trakonya'nın vurduğu yere ilk müdahale olarak amonyak sürülür.genellikle balıkçıların
    teknelerinde bu iş için her zaman 1 şişe amonyak bulunur.amonyak yok ise kibrit ucu sürülür,
    bunlar yapılmadığı takdirde bölgedeki sinirler zedelenir, hasta sakat bile kalabilir.kalbi zayıf
    kişilerin böyle bir durumda daha dikkatli olmaları gerekmektedir.ilk müdahale sonrasında hızla
    hastaneye gidilmelidir.
  • ayvalikta traçina diye bilinen balik.
  • istavrit oltasinin yanisira, daha cok kasik diye adlandirilan balik tutma yontemlerinde siklikla yakalanan bir baliktir. akdeniz bolgesinde eger sig suda kasik yapiliyorsa (ki mantiksizdir zaten) mutlaka oltaya takilan 5 baliktan 4'u trakonya yavrusudur.
  • 'yakisikli' baliktir butun zehirli ve tehlikeli olanlar gibi. dikkat edilmezse hani ile karistirilabilir ki aslinda bu nedenle pek cok kazaya yol acar. oltayi tuttu mu birakmaz. kurtulmak icin ilk once baligi teknenin disinda tutup kafasina sert bir seyle gecirmektir, bu esnada siyah zehirli sirt yuzgecinin hizli bir sekilde hareket edip zehir salgiladigi gorulebilir. afallayan veya geberen hayvan suya duser. istenirse corbasi yapilir guzel olur. benzer turler icin :
    (bkz: iskorpit) (bkz: varsam)
  • tüm denizlerimizde bulunan,hemen hemen her türlü oltaya musallat olabilen ve diğer balıklarla sıkça karıştırılan bir türdür.bir şekilde oltaya geldiğinde,balığı oltadan çıkarmak için uygulanacak en iyi ve güvenli yöntem,oltayı tekrar belli bir miktar denize salmak ardından ise hızla çektirerek balığın oltadan kurtulmasını sağlamaktır.tabii bu sırada yeterince derine indirmezseniz balığı kucağınızda veya başka muhtelif yerlerinizde görebilirsiniz.denizde kendisiyle uğraşılmaması da tavsiye edilir.kızdığında kaçmaz aksine sizi sokmak için üzerinize gelebilir.
  • türkçe ismi için:

    (bkz: sokkan)
  • genelde kertenkele balığı ile karıştırılır, zehirlidir. kertenkele balığı ege'de lokum olarakta bilinir, ikisi arasındaki fark yan yüzgeçlerinin yerleridir, trakonyada kafanın bittiği yerdedir, kertenkele balığında daha geridedir.
  • memleketimizin güzide sayfiye yerlerinde bile denize giren yurdum insanının gününü zehir edebilen, allah yarattıdemeden soyunun tükenmesini arzu ettigim deniz mahlukatı..sinirli ve tanım içerikli girizgahtan sonra:

    gün gelir de sevdiklerinizle beraber kumsaldan denize doğru hareketlendiğiniz vakit; denizin sığ bölgelerinde ayağınızda bir batma hissederseniz önce korkmayın..taştır deyip geçin..fakat zaman ilerliyor, acı dinmiyor ve inceden bir sızı ayağınızın altından yukarılara doğru yaklaşıyorsa..malesef artık bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demektir:
    -abi, beni galiba ayağımdan bir şey soktu!!
    -yok be abi taşa basmışsındır..(her zaman bir klasik)
    -ya bu pek öyle değil gibi abi, sızlıyor falan...acımaya da başladı...(canım benim)
    -göster bakayım..hmm 2 tane delik var gibi hafif kanıyor..bi bok değil olm bu hadi biraz daha açılalım lalım lalımmmm daha açılalımm (algıda kayıp, yankılanma ve seslerin azalma efekti..gibi)

    işte bu çok kritik bir andır..eğer bu mahlukatın gazabına maruz kalmış kişi hadiseye şöyle yaklaşırsa:
    -hakket söyledin abi!! taştan mı korkacağım..haydin derinlere kulaç atalım..ehe(acıyla buruk bir gülümseme..sanırsın)
    sonuç:intihar eden balina misali kıyıya vuran yarı baygın genci hastaneye sevk ederler..ailesi telaşlıdır..

    lakin maktul biraz stv'de sualtı canlılarıyla alakadar belgesel seyretmişse ve o belgesellerdeki tabirle, cenab-ı hakkın yarattığı bu zehri kudretli mahlukat hakkında bilgi sahibi varsa tsunami yemiş gibi sahile doğru koşması icap eder..şayet 3 dikeni olan trakonyanın 2 dikenini birden yemek ne yaman delikanlılara diz çöktürmüş, aman dedirtmiş, topukları kıçlarını döverek turlar attırmış, yastıkları ısırtmış ve üzülerek ekliyorum..yeri geldiğinde hüngür hüngür ağlatmıştır..samimiyim..

    çünkü zaman ilerledikçe şiddetini arttıran acı gerçekten hiç geçmeyecek gibi geliyor ve dalga dalga sokulan yerden ilerleyip etki alanını genişletiyor namussuz (bakın acı kısmından bahsederken yer yer kendimce latifelerle bezeli bir dille yazdığım entry nasıl da ciddileşiverdi) artık maktul ayağını soğuk sudan sıcak sulara mı sokar, amonyak mı boşaltır bir şişe, üzerine mi işer kendi bileceği iş ama en temizi hastaneye gidip iğne yaptırmakmış bildiğim kadarıyla..siz de öyle yapın, duvarlara kafa atmayın..bir önemli husus da; ivedi şekilde kaza anında bir anda doktor kisvesine bürünenlerden kaçının..üzerine dometes sürüp, sargı beziyle madara olmayın..kendinizi türk hekimlerine emanet edin..

    gün gelir de bana mesaj yoluyla ulaşan ve aynı acıları paylaşmış arkadaşlarla dinamit ile trakonya neslini tüketmek amaçlı bir aktivitede bir araya gelmek isterim..eğer benim gibi bir hayvansever bile bu hale geldiyse varın olayın vahametini siz düşünün...suyun yüzeyinde yüzen yüzlerce ölü trakonya ve bir daha asla kimseyi sokamayacaklar..bir düşünün...bir gün size veya sevdiklerinize de olabilir...

    şaka bir yana son olarak diyeceğim şudur ki: trakonya tarafından sokulan hiç kimse aynı denize bir daha huzur ve dinginlikle giremedi..off film fragmanı gibi ne bu artık böyle...uymadı sanki..trachinus draco: dikeni batasıca