şükela:  tümü | bugün
  • genelde 2 gece olan düğündür.tekirdağ'daki gelenekler ile edirne'nin öbür ucundaki gelenekler hemen hemen aynıdır.1. gece kına gecesi 2. gecesi düğün olur.kına gecesinde bildiğimizin aksine geceye erkekler hakimdir bu kişiler eğer köy düğünüyse büyük ihtimal köyün bıçkın delikanlıları olur.orkestraya gençler hakimdir.gençler ne isterse o çalar kadınlarda oynamaya çalışır bi şekilde ikinci gece ise tam tersine dönüşür salonda olur düğün geceye kadınlar hakimdir erkekler salon ortamını sevmez dışarda dolaşırlar.2. gece yani düğün gecesi aynı zamanda takı gecesidir bu yüzden kına gecesine göre daha bi kalabalık olur.
  • (bkz: #30017992)
  • bir tanesine geçen ay şahit olduğum enfes düğünlerdir. arkadaşımla babaeski'nin büyük mandıra köyüne eş-dost ziyaretine giderken kafamda sürekli kuruyordum, bir düğüne denk gelsekte bende şu çok methedilen olayı görsem diye. ilk kez şahit olmam bu yıla kısmetmiş.

    köy meydanında akşam dokuz buçuk gibi başlayan takı töreni bir saat sürünce, biz de meydan etrafında bulunan 3-4 tane birahaneden birinde demlendik, söylemeden geçmek olmaz hayatımda ilk defa bir köyde birahaneye hem de bu kadar çok birahaneye denk geldim ve köyde ayrıca 2 tanede disko tarzı yer vardı.* anlayacağınız buranın halkının resmi içeceği biradır ve eğlence kültürü anadolu'nun diğer köylerine oranla çok farklıdır.

    biz bunları yaparken halkın çoğu ise meydana koyulmuş tabureler üzerinde çekirdek çitleyerek töreni izlemekle meşguldü. takı töreni bittikten sonra, klasik olarak gelin-damat dansına geçildi. biz de bu arada beşinci biraları bitirmiştik. kafalar artık çakırkeyf moduna geçtikten sonra başlayan trakya müziklerinin de etkisiyle yerinizde duramaz oluyorsunuz desem yeridir. halkın çoğu da zaten bu noktada düğüne ortak oluyor. benim gibi hiç trakya oyun havalarını bilmeyen ve çekingen biri bile on dakika içinde olaya adapte oluyorsa herkes olur diyebilirim. müzikle birlikte o kadar kendimden geçmişim ki arkadaşımın dediğine göre meydanda oynayanların bir kısmı beni izler olmuş. tabi bu iyi bir şey mi, yoksa rezil mi oldum bilmiyorum.* zaten bir noktadan sonra kimseyi görmez oluyorsunuz, kim size bakmış, kim gülmüş pek umurumda değildi açıkcası. yaklaşık bir saat oynamışız arkadaşımın dediğine göre. bu süre zarfında artık çaylaklıktan çıkmış orta seviye bir trakya oyun havaları dansçısıydım diyebilirim.*

    kısacası herkesin hayatında en az bir kez tecrübe etmesi gereken, özgürce ve doyasıya kurtlarınızı dökebileceğiniz bu efsane düğünleri mutlaka görmenizi tavsiye ederim.*

    not: söylemeden geçemeyeceğim, hayatımda duymadığım bin bir türlü küfürü burada duydum. ama bunlar ağızlarına senelerdir öyle yerleşmiş ki bir noktadan sonra doğal karşılıyorsunuz, hatta sempatik geliyor lan.
  • lüleburgazlı küçük hasan ve arkadaşları çalıyorsa, davul zurna sesiyle yedisinden yetmişine herkesin göbek attığı düğünlerdir, artık davul zurnalı köy düğünü kalmadı gibi, dayıyorlar org'u kafanızı ütülüyorlar, o yüzden iki davul iki zurna'lı bir köy düğününe denk gelmişseniz, çok şanslısınız, tadını çıkartın...
  • gelinler bambaşkadır. hastasıyım trakya gelinlerinin. erkek olsam alıcam bi tane, o derece!

    http://www.youtube.com/watch?v=il4ajef8mxm
  • iç babam iç
  • içinde kaynana geçen tüm şarkıların es geçilmeden çalındığı, hızlı şekilde oynamanın büyük sükse yaptığı düğünler bunlar...cidden bilen bilir bizim oranın düğünlerinde hızlı şekilde, kendini kaybedercesine halay çekmek, oynamak çok önemlidir...inanın geçen sene en başa geçip halay başı olmaya çalışan ama tespihi alamayınca halay başındaki adama dalan birisini gördüm asdfs...yani varın siz düşünün halay başı olmanın önemini...evet eğlencelidir trakya düğünleri ama kavga çıkmadığı sürece...
  • (bkz: damattan cabo)
  • alkol su olup akar. kasa kasa bira değil, "rakı" tüketildiğine tanık olacaktı ki bu gözler, sarhoşluğa dayanamadı.
  • üzgünüm ama erkekler genelde oynamaz gibi bir izlenim edindiyseniz yanlış düğüne gitmişsinizdir.

    edit: bir de şöyle oynayan münasip bir kısmet bulduğum anda kendime bir adet yapacağım.