şükela:  tümü | bugün soru sor
  • terf.
    "feminizm kadın hareketidir, doğuştan kadın olmayanların - transları ya da interseksleri kastediyor - harekette yeri yoktur" diyor.

    queer feminist hareketten davaya iştirak edenler (ki fikrim ve desteğim onlarla) ise "cinsiyet dediğin mevzuda böyle tanımlar olmaz. kadınlığın tek bir hali yok " diyorlar.

    "queer feminizme tam adapte olamayanlar" , "trans kadınlar da kadındır" diyor lakin "trans erkekleri" harekette görmek istemiyor gibi. aslında güya terf olmadıklarını ilan ederken terf'in bir fraksiyonu olduklarını beyan etmiş oluyorlar (sanki).
    zira, trans bir erkek (üreme fonksiyonları ve ikincil cinsiyet özellikleri bağlamında "kadın" doğmuş, yaşamış ama cinsiyet kimliği erkek) eril tahakkümün her nevi şiddetinden münezzeh mi?

    a) değil. zira operasyonla erkek olana dek bedihi bir şekilde kadındı ve eril şiddetin her türlüsüne maruz kaldı. operasyon sonrası bu şiddet tarihini temize mi çekmiş oldu?

    b) değil. zira trans bir erkek eril kodları baştan aşağıya ters yüz ettiği için yine eril şiddete maruz kalmaya devam ediyor ve edecek. (eril mevcudun alenen domine ettiği bir vasatta bir transgender'ın trans erkek olduğunu söylediğini hayal edebilirsiniz, sonuçlarıyla birlikte)

    tamam, natrans erkekler (cis-erkek) konumuz değil ama trans erkekler nasıl, feminist bir harekette yer alamaz, anlamış değilim.

    ya da şunu diyeyim: feminizm gibi yaratıcı, yıkıcı, yeniden tanımlayıcı, entelektüel bir hareketin eninde sonunda varacağı yerin queer feminizm olduğu aşikarken hala "transların -erkek, kadın fark etmeksizin- hareketteki varlığını tartışmak çok banal. daha şimdiden banal.
  • bunu defalarca tartıştık ama maalesef anlaşılmıyor. öncelikle yürüyüşe trans kadınlar katılabiliyor. problemli şekilde kadınlara çok yakın (cinsel şiddet sınırında) olan kişiler de ben transım dendiği vakit çok olay çıkmıyor ama bu anadolunun bağrından kopmuş hikmet abi olunca noluyoruz ya derler adama. evet bu pişkinliği yapan berbat zihniyette pervasız erkekler de aralarında bolca var. kadınlar günü, kadın yürüyüşü ve bu mesele hala tartışmaya açık.

    kısacası kadın yürüyüşü erkeklere kapalı çünkü kortejdeki erkeklerin ne amaçla orada oldukları belli değil ve kendilerini dayatırken bile aslında 'ben nasıl buraya giremem, beni nasıl olur da almıyorsunuz' hırsıyla hala daha şiddet uyguladıkları su götürmez bir gerçek. derdi kadın hakları falan değil çoğunun yani.

    buyrun o erkeklere bir erkek olarak gel kanka biz de şu gün yürüyelim, bağıra çağıra pro-feminist, kadın haklarıyla ilgili sloganlar atalım de bak bakalım hangisi gelecek. ben 'güzel karılar var lan gidek' diyeni bile duydum. orada isyan ettikleri öznelerle nasıl yürüsünler, hangisi niye orada ve tacize açık durum var mı bunu tayin etmekle mi uğraşsınlar? kavun mu bu koklaya koklaya anlaşılsın? en azından az ötede yürü lafını bile idrak edemiyorlar.

    yahu 365 gün 6 saat bütün sokaklar sana göre dizayn edilmiş ulan kafeler kahvehaneler duraklar bile bırak bir gün erkeksiz yürüsünler.

    işçi eylemlerinde patronunuzla yürümemelisiniz. ezen/ezilen yönünden bakınca bu durum dışlama değil, yürüyüşün temel ilkesini korumak yönündedir kanaatim.
  • birinci entrydeki yazdıklarım sanırım okunmamış ve "defalarca tartıştık anlaşılmıyor" cevabını yemişim.

    "öncelikle yürüyüşe trans kadınlar katılabiliyor" ise, trans-erkekler neden katılamıyor?
    burada feminizmin hareket planını asıl ve usûl yönünden belirleyen biyolojik/anatomik koşullar mı? üreme fonksiyonları mı?

    kadın olarak doğmuş, operasyon geçirmemiş ve fakat erkek! katılabiliyor. neden? zira imajına göre olur almış (mı?)

    kadın olarak doğmuş, operasyon geçirmiş ve fakat erkek. katılamıyor. neden? zira anatomik nitelikleri itibariyle "erkek".

    bence bu konu çok açık, bence hiç tartışılmamış ve anlaşılmamış.

    natrans erkek ve trans erkek arasında fark görmeyen bir ilginçlik.
  • hep cisgender kadin feminazilerin halt yemesi.
  • radikal olarak adlandırılsa da feminizmin merkezi olan feminizm. terf diye kısaltılır
  • kadınlar için ve kadınlarla var olan feminizmi beğenmeyenlerin yakıştırdığı tutarsız bir tanımlama.
  • bu konunun geldiği noktadan canım arkadaşım asc aracılığıyla haberdar oldum. daha sonra daha detaylı bir şeyler yazacağım. henüz detaylı bir okuma yapamadığıma iknayım.

    hem kadınlar hem de homoseksüel erkekler, sıkıntılarının 'tamamını' her türlü eril şiddetten ötürü çekiyorlar. şimdi burada hem bir kimlikten (kadın) hem de yönelimden (eşcinsel) bahsettim. bu kimlik cis-kadınları, lezbiyenleri ve transları kapsamaktadır. burada hemfikiriz.

    terf ile ilgili sorunlarım da burada başlıyor:

    1- transların neden erkek eleştirisi yapmak yerine eleştirilerini kadınlara yönelttiğini anlamıyorum. yine asc sayesinde okuduğum bir yazıda, öldürülen transların sebebinin kadınlar olduğunu dahi okudum. yahu ne oluyoruz? daha ileri noktalarla da karşılaştım: siyahiler bile masada? kadınlar alan mı açmıyor? dahası alanı kadınların mı açması gerekiyor? erkeklik denen kavramda açmaya çalıştığımız yer ne alemde?

    2- son zamanlarda bir durum var: cinsiyet yoktur'un bir karşılığı oluşmuş ve bana artık ortamlarda "adet gören birey" diyorlar. burada 4 problem var:

    2.1- erkeklere henüz bir şey denmiyor. yani "sperm üreten birey" vb tanımlar yerleşik değil. 1. maddeye dönelim: erkeklik eleştirisi nerede? neden yine kadını baz alan bir noktadayız?

    2.2- erkeklere henüz bir şey denmiyor oluşundan bahsetmiştim. bu durumda "adet gören bireyler ve diğerleri" dememiz uygun oluyor sanırım. daha da gidersek "adet gören birey" ve "adet görmeyen birey" de diyebiliriz sanırım. bu durumda ben regl görmediğim zamanlar, kadınlığımın bana getirdiği bütün "dert"lerden azade mi olacağım? şu dil için zaten laflarım var: allah aşkına 1984'ü okuyun. bunu çağdaşçı bir insan olarak filan söylemiyorum, zaten değilim. dil üzerine ettiği lafları okumak lazım.

    2.3- erkeklik bize regl olduğumuz zaman 'kadın' der, menapoza girişten itibaren de artık bir kadınlığımızın olmadığını duyurur. o dilin yeniden üretimde olduğunu, üstelik bunun sizin aracılığınızla yapıldığının farkında mısınız?

    2.4- son olarak: kendime ne diyeceğimin kararını siz ne hakla verebiliyorsunuz? ben kendime "kadın" demek istiyorum. bunu hem doğuştan gelen bir biyolojik kimlik olarak hem hissettiğim cinsel kimlik olarak hem de politik olarak demek istiyorum. herkesin de kendisini istediği kimlikle çağırması gerektiğini savunuyorum. ben kendime kadın demek için üç madde saydım, bunlar olması gereken "bütün" şartlar değil. ne demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum: "ben bir mirketim, o yüzden kendime kadın demek istiyorum" da herkes için geçerli bir sebeptir. kendinize ne saikle ne dediğinizle ilgilenmiyorum özet olarak.

    3- bir transla sevişmek istemeyen kadınlara da terf dendiğini gördüm. bak erkek kısmına değinmiyorum, değinemiyorum. terf diyor, yine kadınlar üzerinden gidiyor.

    3.1- ben hetereseksüel bir kadınım. penis seviyorum, meme sevmiyorum. memelerinden kurtulmuş ancak vajinası yerinde duran trans bir insanla seks yapmak istemiyorum. tam tersini de istemiyorum. ben penisliliği ve memesizliği seviyorum. bundan yola çıkarak: gay'leri ve biseksüel erkekleri de çekici buluyorum, gay'ler beni bulmuyor ve ben gay'leri "homoseksist"ve/ veya "heterefobik" olarak konumlamıyorum. benden nefret ettiğini ve beni dışladığını düşünmüyorum. hasılı, trans bir bireyle sevişmek istememem benim transları dışladığım anlamına geliyor?

    3.2- bedeni erkek olan ancak makyaj yapmayı ve etek giymeyi seven ve kendisine kadın diyen kişi elbetteki kadındır. ancak ben onunla sevişebilirim. çünkü memesi yok, penisi var, penis sertleşiyor. ve bu durumda kendime lezbiyen demeyeceğimi biliyorum. neden? kadın görüntüsünü cinsel olarak çekici bulmuyorum. bu son cümle üzerine cross dresser mevzusuna artık ayrıca girmek istemiyorum, konunun anlaşıldığını düşünüyorum.

    3.3- bir gay bir trans ile sevişmek istemediğinde transfobik mi oluyor? trans mı dışlıyor? yahu benimle aynı sebeplerden sevişmeyebilir. ya da bir lezbiyen benimkine benzer saiklerle translarla sevişmek istemeyebilir. o da mı transfobik ve trans dışlıyor?

    3.4- final olarak: "kiminle sevişeceğimize kimse karışamaz"dan buraya gelmiş olmaya katlanamıyorum. 2.3 maddede anlattığım olayın ta kendisi. bize kiminle sevişmemiz gerektiğini söyleyen erkeklik iken bunu artık yoldaşlarımız söylüyor. arkadaşlar, herkes herkesle sevişmek zorunda mı? beraber mücadele yürüttüğümüz, dayanışma içinde olduğumuz insanların tamamını çekici bulmak zorunda mıyız?

    neyse, ben bunlara göre bir adet terf olmuş durumdayım. sizi kınıyorum. şu konunun geldiği yere bak.