şükela:  tümü | bugün
  • kant'da transcendental mantık deyimi, salt düşüncenin (deneyden gelmemiş form öğeleri üzerine kurulu düşünce) sınırlarını aşıp mümkün olan deney alanındaki veriyle senteze varan mantık anlamında da kullanılmıştır. transcendental mantık daha ötelere geçip "nesnenin kendisine" uzanmaya kalkmaz, yanni transcendent değildir, terbiyelidir.
  • transcendence veya transcendency (transandans) kelimesinin “transandantal olma”, transcendental (transandantal) kelimesinin ise “üstün, faik”, felsefî kullanimda “deneyüstü, tecrübeden üstün olan, fizikötesi, tabiatüstü, dogrudan tecrübeyi asan ama rasyonel bilgiye karsi olmayan” seklinde tanimlanir. transcendent (transandan) kelimesi ise “üstün, faik, insan aklindan üstün, siradan yasantinin sinirlarinin ötesine tasan veya onu zorlayan”, immanuel kant’in felsefesindeki kullanimiyla “mümkün olan bütün tecrübe ve bilgilerin ötesinde olan” gibi anlamlarla karsilanmaktadir
  • askınlık: eski türkçe'de "kadında doğurgan olmama durumu" anlamında da kullanılmaktadır.
  • bunun doğrusu aşkınsal*'dır. aşkın için:
    (bkz: transandant)(bkz: trancendent)
  • dokuzuncu nesil sabırtaşı bro. kendini tasarım işlerine verip sesi soluğu kesmiştir.
  • transa geçerek dantel örme şeklinde yapılan bir meditasyon çeşidi.

    kaynak:dötüm...
  • bir nesnenin diğerlerinin ötesinde olduğunu belirten sıfat. türkçesi aşkınsalmış.

    (bkz: kritik der reinen vernunft)
  • felsefi bağlamlarda aşkınla (ing. transcendent) değil, aşkınsalla (ing. transcendental) eşanlamlı kelime ve aralarındaki ayrım, gözden kaçırılmasının yer yer akı kara, karayı da ak gösterebileceği kadar katı. bu nasıl cümle böyle. en iyisi (bkz: transcendental/@in memory of botvinnik).
  • nesnellik ötesi.