şükela:  tümü | bugün
  • aynı zamanda havayoth*'un his creation reversed albümünün enstrumental açılış parçasıdır...
  • özellikle ilk dönem queensryche'ı oldukça andıran başarılı crimson glory albümündeki parçalar da sırasıyla;

    01 - lady of winter
    02 - red sharks
    03 - painted skies
    04 - masque of the red death
    05 - in dark places
    06 - where dragons rule
    07 - lonely
    08 - burning bridges
    09 - eternal world
    10 - transcendence
  • r a salvatore nin 2nd demon wars saga nın 2. ve son kitabı. lezzetlidir.

    (bkz: r a salvatore) (bkz: ascendance)
  • ing. ustun olma durumu, ustunluk, ortalama seviyenin ustune cikma durumu. alanindaki digerlerini tum ozellikleri ile geride birakma.
    ozellikle yazilarinda jean baudrillard ve joseph campbell tarafindan sikca kullanilir.
  • albüm 1988 yılında çıkmıştır. crimson glory'nin ikinci albümüdür. progressive metal ile (çok fazla olmasa da) power metal arasında gidip gelen bir albümdür. kanımca oldukça başarılı bir albümdür ve oldukça geç keşfetmiş olmama rağmen son zamanlarda oldukça sık dinlediğim ve hatta dinlemeye doyamadığım bir albüm olmuştur. vokalistin ciyak ciyak çığırması bile oldukça kıvamındadır (yer yer king diamond'a benzettiğim de olmuştur ama bu benzetme olayı da tamamen kişisel bir takıntımdır). albümde kötü şarkı yok bence.
    albüm lady of winter gibi nefis bir şarkıyla başlıyor. onun dışında ön plana çıkan diğer şarkılar da painted skies, in dark places ve lonely olarak belirtebilirim.

    bu arada albümle aynı ismi taşıyan ve albümün kapanış şarkısı olan transcendence'in sözlerini de yazayim tam olsun:

    the snow was gently falling
    a white mist filled the air
    i hear the cold wind calling
    something's waiting there
    i stand alone in silence
    upon the mountain high
    i'm waiting for the spirits
    eyes upon the sky
    they whisper in my visions
    they haunt me in my dreams
    they've shown me worlds that shimmer
    and peaceful fields of green
    try to find you sky
    your world within yourself
    in death i've found the answer
    in death i've found the answer
    in death i live again
    fear not the reaper's blade
    it does not mean the end
    it never really ends
  • http://neurohack.com/downloads/trans09e.zip adresinden indirilebilecek, alpha versiyonu ve top down olmasina ragmen elite havasini verebilen bir action oyunu. temel olarak silah, ekonomik urunler, alip satabildiginiz, bilgisayariniza yamalarla birsuru ozellik kazandirabildiginiz, envanterinizdeki urunleri acip bakabildiginiz bir oyun. alpha'si boyleyse tam surumu nasil olacak merakla bekletiyor.
  • ilk defa çok da küçükken sunny came home şarkısında duyup defalarca anlamına bakmama rağmen anlamını bir türlü öğrenemediğim ingilizce kelime..
    güzel bir kelime halbuki, ama nedense bir türlü öğrenemedim.
  • defalarca ölünüp resurrect olunabilen oyun.

    benzine dikkat, cebiniz trilyorlarca parayla dolu olsa da, hayvan gibi güçlü kalkanlarınız, toplarınız tüfekleriniz olsa da benzininiz uzayın ortasında bitince ölüyorsunuz. benzinci heryerde bulunmuyor. vurduğunuz düşman gemilerinden (özellikle silindirik görünümlü bidon gibi olanları) toplanacak en değerli şey benzin. gödüğünüz heryerde depoyu fulletin, benzincilerden alabildiğiniz kadar benzin yedekleyin. ama mecbur kalmadıkça yedekten harcamayın. çünkü benzincilerden alabileceğiniz benzinin bir sınırı var. bir süre sonra -siz bitirince- bomboş kalıyor. ama depoyu doldurtmaya devam edebiliyorsunuz.

    galactic core'a henüz ulaşamadım. stargate'leri kullanarak henüz 14 yıldız sistemine geçebildim. her yeni sisteme geçtiğinizde düşman gemisi konfigürasyonu biraz daha güçleniyor. bir öncekinde rahatça vurabildiğiniz gemiye daha sonraki bölümlerde - eğer siz de bu arada güçlenmediyseniz- laylaylom tarzında yaklaşırsanız ebenizle tanışıyorsunuz. yeşil yeşil fosforlu gibi parlayan gemilere aman diyim bulaşmayın, kaçın. vursanız bile sakın içine gireyim ganimet neyin götüreyim demeyin. bunlarda radyoaktif sızıntı mevcut olup, size bulaştığında direkt götürüyor. geri sayım başlıyor ve 180 saniye içinde imha oluyorsunuz. yakınlarda federasyon (commonwealth demişler adına burda) yerleşkesi falan varsa siz oraya girer girmez ücretini kesip sizi dekontamine ediyorlar. haritada yeşil gözüken yerleşkeler ve gemiler dost, kırmızılar değil.

    düşman gemileri ve üslerinden apardığınız "illegal" etiketine sahip mallarla federasyon istasyonlarına mal gibi girerseniz anında el konur. şimdilik öyle çok büyük paralar kazandırmadı bana illegal mallar. sonra ne olur bilemiyorum. ilk illegal satışınızı karşılaşacağınız otellerde bulacağınız adamlara satıyorsunuz. orada karaborsa tanıtım çipi elde ediyorsunuz ama ne halta yarar henüz anlamadım. malları satabileceğiniz bir yer bulana kadar en iyisi bir kenara not alacağınız bir stash seçmek. burası ele geçirdiğiniz bir düşman üssü olabilir. ancak federasyona ait olmasına rağmen gözüne gözüne vurmak istediğim toparlak (top, ibne) görünümlü çöp gemilerine tikkat. bunlar ortalıkta hımbıl hımbıl gezinip sizin onca emekle yerler bir ettiğiniz üslerden ve gemilerden, yer yokluğundan alamadığınız tonla değerli şeyi harıl harıl topluyorlar. ne kadar malım gitti bu yüzden. gözüne gözüne vurmak istediğimi söylemiş miydim?

    yer yokluğu dedik de, her otu çöpü ve özellikle arızalı teçhizatı koymayın bagaja kardeşim. asıl önemli şeylere yer kalmıyor. kargo kapasitesini yükseltebiliyorsunuz. bir yerden sonra bu upgrade kaçınılmaz oluyor. sadece yedeklediğiniz benzin bile tonlarca tutabiliyor.

    para kaynakları:
    1- vurduğunuz gemiler ve üslerden elde ettiğiniz ve sizin işinize yaramayacak nesneleri muhtelif yerlerde satabiliyorsunuz. (bazan parayla almaya kalksanız belinizi bükebilecek üst düzey (level) silah, kalkan ve bilumum başka teçhizata rastlayabiliyorsunuz. onları satmayınız tabii ki. cukkaya atın, ilk gördüğünüz dock services veren yerde replace armor, install weapon felan yapın, ya da "u" tuşuna basın bakalım n'olcak, bidon kılıklı bazıları böyle kullanılıyor. tabii gemi burada harap da olabiliyor ehe) her yer aynı fiyatı vermiyor, dikkat. eğer fiyat aklınıza yatmazsa bir üst (bir önceki) yıldız sistemine geçin (tabii benzin harcamaya değecek kadar malınız varsa). daha yüksek fiyat olması muhtemel, ancak genel bir kural da değil. sonra vıdı vıdı yapmayın.
    2- federasyona ait bazı yerleşkelere demirlediğinizde toplantı odalarına (meeting hall) girin. bazan size yağ çekerek -"ne güzel bir geminiz varmış, kaç yapıyor aceba şeklinde"- görevler verebiliyorlar. karşılığında 200-300 bişeyler attırıyorlar. mühim olan insanlık elbette ama para da önemli bi yerden sonra.
    3- eskortluk yapın, bildiğiniz eskort işte. hayır o değil lan öbürü, tövbe tövbe. bazı şirketler yük gemilerine eşlik ederseniz 300-900 arası paralar veriyorlar. ben bu görevlerde çok ilerlemediğim için görmedim lakin çok daha büyük paralar alınabileceğine dair bir his var içimde. eşlik ettiğiniz gemi gideceği yere sağ salim giderse geri dönüp parayı alıyorsunuz, gidemezse nasihat alıyorsunuz.
    4- yıldız sisteminin birinde bir arena mevcut. burada kaydolup dövüşüyorsunuz ve rakibin gücüne göre 500-5000 arası paralar götüyorsunuz. söylemesi ayıp ben en büyük ödül olan 5000'i aldım, tekrar dövüşmek istediğimde "sizinle dövüşmeye cesaret edecek rakip bulunamadı" dediler. eheh. ne gülüyonuz lan. züğürt tesellisi.
    5- fortresslerde görv alıp orduya kaydolun. ben teğmenim şimdilik. verdikleri görevleri başarınca rütbe artıyor sanıyorum. karşılığında para gelmese de şan, şeref, şöhret geliyor. bir de armory'ye giriş yetkisi kazanıyorsunuz. dışarıya göre daha makul fiyatlara tamirat upgrade gibi işler yaptırabiliyorsunuz.

    ne çok yazmışım lan? manyak mıyım ben? neyse oynayın işte eğlenceli bu.
  • bu hiç bilinmeyen oyun can sıkıntısına ilaç, dertlere deva, gönül yarasına birebirdir .saç dökülmesine de iyi gelir. caution: çok oturmaktan göt büyümesi yapabilir.
  • ne süper albümmüş ya kaç gündür dinliyorum manyak gibi hala doyamadım. bi de kızdım kendime bu kadar geç keşfettiğim için.