şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de sinemaya gitme oranının 2019'un ilk yarısında %45,1 azalması durumu.

    http://www.beyazperde.com/…emekov1thaaqaz-6x_ef7i3g

    yeni sinema yasasıydı, yılmaz-cem-şahan üçlüsü dahil olmak üzere sinemacıların bu yasaya alkış tutmasıydı, kampanya ve promosyonların kaldırılmasıydı, mısırıydı kolasıydı derken, seyirci de bu karmaşadan ve sinemaya gelen bok gibi filmlerden, devamlı süper kahraman filmlerinin gösterime girmesinden rahatsız olacak ki, seyirci sayısı yarı yarıya düşmüş.

    valla su veren itfaiyenin hortumu meselesi geçerli bizim açımızdan! sinema seyirci içindir; seyirciyi düşünmeyen sinema salonları ve yapımcılar, firmalar düşünsün gerisini. kola mısır hesabına birbirinizi yiyip sonra gelin güvey oluyorsunuz, ama olan bizim bilet paralarımıza oluyor, üstüne bir de reklam bombardımanı! öööyle sikimsonik filmlerinize seyirci bulamazsınız işte!
  • normal olan oran. ülkede sinemaya gitmek için bir sinema olması lazım o da artık kalmadı. üç beş tane belirli tipler var bunların bir kısmı birbirinin aynısı film çekiyor bir kısmı da bir şeyler yapmaya çalışıyor ama diğerleri gibi reklam yapamadığı için vizyonda bile doğru dürüst kalmıyor.

    ayrıca ilgilenenler için (bkz: 2019 ekonomik krizi).
  • esas düşüşü 2019 un 2. yarısında göreceksiniz demek istediğim istatistik.
  • maliyet hesabı yaptığınızda firmaların haklı olduğu durumdur. on beş yirmi tl sinema için çok para değildir. insanlar ticaret yapıyor koca sinema ücreti yurtdışında 20-25 euroları bulan fiyatlara denk geliyor. türkiye de ise 2 euro. max 3 euro.
    evet siz euro harcamıyor olabilirsiniz ama ülkeye yatırım yapan insana euro satarsanız o da markasını koruyacaktır.
  • netflix sinsi sinsi güldü ve dedi ki;

    "yiyin birbirinizi ete para vermeyin, sikin birbirinizi göte para vermeyin."
  • yirmi dakika hatta bazı yerlerde yarım saate varan reklam süreleri ile, fahiş fiyatlandırma politikaları ile çok da sikimizdeydi, yansın ibnelerin alayı svihs dediğimiz olaydır.

    ben sırf para verip üstüne bir de reklam izlememek için en az iki yıldır sinemaya gitmedim. gitmeyeceğim de.
  • en son organize işler 2'ye gitmiştik ve 20 lira bayılmak çok koymuştu. şahsen kendimi aptal gibi hissediyorum bu paraları verince. otur evinde izle işte adam gibi. cebinde samsung s3 mini ile sinema senin neyine a işçi parçası.

    ulan ben gençliğimde haftada iki kere giderdim sinemaya. gece 12 seansı da favorimdi. hey gidi.
  • bir karikatürü akla getirendir. - çocukluğunda aldığı harçlığı sadece sinema ve çizgiromana harcayan biri olarak diyebilirim ki, internet çıkıp, bir de bağlantı hızları film izleyebilecek kadar hızlandıktan ve dizi/film siteleri yaygınlaştıktan sonra çok nadir sinemaya gider oldum.

    sinemaya gidiyorsun çevrende 3-5 kişi film boyunca konuşmalar, cep telefonuna bakmalar, bakmasa ölecek sanki. kıllanan adam modunda sinir katsayın yükselmiş olarak çıkıyorsun salondan. bir de saat konusu var tabi. seans saatleri, uyuyor uymuyor. maddi yönden de bir külfet.
  • 3 boyut saçmalığındandır valla bak. 2 saat boyunca göz baş ağrısı bi yana burnuna oturan gözlük ve kararan perde için kim niye para versin.
  • yukarda bi filme 20 tl bayilmayi abes görmeyen ve avrupa ile kiyaslayanlar var. sinema sadece film demek değildir, bu bir kültürdür mısırından kolasina. bana koymaz da ağa liseli üniversiteli kardeşlerimiz nasil götürecek sevgilisini?100tl'den aşağı çıkamaz adam lan. sinema salonlari ile yapımcıların savaşı yüzünden aha oturdu oturacak dediğimiz güzelim kültür çöp oldu.