şükela:  tümü | bugün
  • ing. hain, güvenilmez, arkadan vuran.
  • neşesi hiç bozulmasın, sevdikleriyle hep mutlu yaşasın dediğim mutluluk birimi.
  • nickinin anlamının hakkını veren.

    (ing. hain, güvenilmez, arkadan vuran)
  • red albümünde yer alan bir taylor swift şarkısı.

    son birkaç gündür loopta dinlediğim şarkıdır ayrıca. bu kızın bazı şarkılarını dinlerken hislerime ne kadar denk düştüğüne şaşırıyorum. yani, hakkında o kadar laf edilmesine rağmen, bir sürü insanla adı anılmasına rağmen, her seferinde safça bir sevgi duyduğunu düşündürüyor bana bu şarkıları yazabilmesi. ya da o da benim gibi ayran gönüllü, ne bileyim.

    "put your lips close to mine
    as long as they don't touch
    out of focus, eye to eye
    till the gravity's too much
    and ı'll do anything you say
    ıf you say it with your hands
    and ı'd be smart to walk away,
    but you're quicksand

    this slope is treacherous
    this path is reckless
    this slope is treacherous
    and ı, ı, ı like it

    ı can't decide if it's a choice
    getting swept away
    ı hear the sound of my own voice
    asking you to stay
    and all we are is skin and bone
    trained to get along
    forever going with the flow,
    but you're friction

    this slope is treacherous
    this path is reckless
    this slope is treacherous
    ı, ı, ı like it

    two headlights shine through the sleepless night
    and ı will get you, and get you alone
    your name has echoed through my mind
    and ı just think you should, think you should know
    that nothing safe is worth the drive and ı would
    follow you, follow you home
    ı'll follow you, follow you home

    this hope is treacherous
    this daydream is dangerous
    this hope is treacherous
    ı, ı, ı
    ı, ı, ı
    ı, ı, ı

    two headlights shine through the sleepless night
    and ı will get you, and get you alone
    your name has echoed through my mind
    and ı just think you should, think you should know
    that nothing safe is worth the drive and ı will
    follow you, follow you home
    ı'll follow you, follow you home
    ı'll follow you, follow you home
    ı'll follow you, follow you home

    this slope is treacherous
    ı, ı, ı like it"

    bir şeylerin başlayacağını bilirken, hem o sona kavuşma arzusu, hem de o beklentinin yarattığı haz. bana gerçekten istediğin her şeyi yaptırabilirsin, gözlerin öyle parlayarak anlatırsan, sol yanağındaki o minik gamzeni ortaya çıkararak gülersen ve sahip olduğuna inanamadığım o masumiyetle kızarıp gözlerini benden kaçırırsan. sana kapılma hızımdan bunun sonunun benim için iyi olmayacağını hissetsem de, uzaklaşmanın, en azından araya mesafe koymanın daha güvenli bir seçenek olduğunu bilsem de, sana doyamıyorum, battıkça batıyorum, ve sana giderek daha çok gömülmek hoşuma gidiyor. ne kadar derine inersen, gittiğinde bıraktığın boşluğun o kadar keskin olacağını bilsem de, bu tehlikeli oyunda bunu umursamıyorum, her anımın seninle dolması beni sıcacık hissettiriyor.