şükela:  tümü | bugün
  • trende içki servisinin olduğu yıllarda yaşamış şanslı kişilerdir bunlar.
  • gündüz vakti içmiş hayvan dedirtecek kadar bok gibi nefesi kokan ve ortamı terk etme acelesi doğurtan nesildir.
  • yanında sıgarasını da tellendirmiş nesildir ayrıca. ucundan yakalamışlığım vardır bu nesli.
  • içki içilen vagon, trenin en nezih vagonuydu zamanında. diğer vagonlarda yumurta, soğan ve ayak kokusu hakimdi ve sigaralı vagonda görüş 1 metreye kadar düşüyordu. ama bu yemek vagonu nezihti. çünkü trene genelde parası kısıtlı olanlar binerdi ve bunlar yemeklerini yanında getirirdi. bu vagon boş olurdu o yüzden genellikle.

    80 sene önce yaptığım 2-3 tren yolculuğuyla da böyle genelleme yapar, çuf çuf çuf geçer giderim.
  • ıki sene oldu lan trenin yemekli vagonunda içeli, ne efsanesi.
    efsane falan degildir su ara nasildir bilmiyorum ama hala icki verildigini dusunuyorum.

    edit: illa yorucaksiniz beni di mi?
    http://hizlitrenbiletisatis.com/…li-vagon-fiyatlari
  • ankara - eskişehir arasındaki yolcuklara tat katan eylemi yaşayan nesildir.

    ne günlerdi amk, hey gidi.

    güzel her şeyi yok ediyorlar.

    içki yasak canlarım trende.
  • chicago-washington arası amtrak'la giderken iki tek atmıştım en son. bira tabi. orda trende rakı ne arar la.
  • işte gururla beni de yazacağınız, ülkenin eski güzel günlerinden kalmış bir nesil.
  • birgün ankara'dan eskişehir yönünde
    seyahat ediyorum ve restoran kısmında oturdum, söyledim arnavut cigerimi açtım takımı ve bilgisayarda gs avrupa maçı ohh. şimdi hayal tabi bunlar! gs avrupa maçı dahil
  • istanbula ilk gelişimi özellikle trenle yapmak istedim.sene 2005'ti son baharın kışa çalan günleri idi kazak giydiğime göre. fatih ekspresi idi yanılmıyorsam tren ya da seferin adı. çızırtılı olduğundan analog olduğunu tahmin ettiğim radyodan eski türk sanat müzikleri çalınıyordu. yemekli vagonda; bira ve sigara böreği ya da patates kızartması en uygun seçenekler gibiydi. hava soğuktu ama sabahın ilk ışıkları ve zihnime kazıdığım seni yenmeye geldim istanbul manzarası içimi ısıtmıştı haydarpaşada indiğimde. alkol üzerinden tartışmalar dönüyordu o zamanlar da ancak bu kadar ayrılmamıştı toplum. güzeldi, hayal gibi şimdi.

    yıllar sonra iş için çokca tren kullandım, o tadı bulamadığımı söylemem lazım. deri koltuklu business class değildi aradığım, samimi ve herkese eşit yaklaşan bir kamu varlığı olan yemekli vagonlu tren seferi idi. şimdi internet sitesindeki yemekli vagon kısmında; menüde alkol var ama o alkollerin yüklendiği bir sefer olmadığını ucuz abur cubur satılan vagondaki görevliden öğrendim, hiç şaşırmadım.