şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sözlükteki ilk mesajımı aldığım yazardır. dolayısıyla ilk bire bir ilişkiye girdiğim yazardır. altına entry girdiğim ilk nicke sahip de yazardır. yazardır.
  • (bkz: battle for the sun/#16865054)
    (bkz: sıla gençoğlu/#17317242)
    (bkz: fairytale/#16143939)

    düşündüklerim onunki kadar keskin değil belki. ancak farklı zamanlarda aynı şeyleri düşünmüşüz bu adamla. fikirlerini tebessümle karşıladığım yazardır kendisi.
  • bir gilmore girls karakteri gibi adam. eğer gerçek hayatta da sözlük-twitter-blog-facebook dörtlemesinde konuştuğu gibi konuşuyorsa karşısında yarılmadan durmak, herhangi bir cümlesini ciddi bir ifadeyle dinlemek zor olsa gerek. beyimizi ancak bir lorelai gilmore paklar, ki kendisi hayatımın kadını olduğundan olacak bu düşüncem yazarımızı derhal sevmeme sebep oluyor. (bir diğer sebep de kimliğimi gizlemeye gerek duyduğum her anda, ajanım falan ya ben, kullandığım adın; her zaman aileme "neden adımı bu koymadınız yahu?" diye yakındığım adın sahibi oluşu) kendine yarattığı dil ve konuşma biçimi karakter yaratıyorum diye geçinen ama yaratımı tiplemeden öteye geçemeyen ülkemiz komedi yazarlarına ders olarak gösterilmeli, buralarda harcanmamalı kanımca. ayrıca itiraf etmeliyim ki kendisi sanal alemde tanıştığım en cool adam. devamının geleceğini umduğum, tek sözlük mesajına sığmayan uzunluktaki yazılar eşliğinde gerçekleşen muhabbetimize dayanarak söylüyorum bunu.

    memnun oldum efem.
  • yıllar öncesinde, triancula, o zamanki kız arkadaşım ile birlikte edirne'ye kırkpınar şenliklerini izlemek için gitmiştik. akşam balta otele geldik. iki oda tuttuk ve odalarımızın olduğu kata çıktık. eşyalarımızı ellerimize aldığımızda triancula'nın sesini duydum; "kim kim ile kalacak?"...
  • sıla gençoğlu'nun sol omuzudur kendisi.

    birlikte 3 sn vakit geçirip gülmeyene de madalya veriyorlar.

    tüm genel kültür birikimi ve entel yeşili kıyafetlerine rağmen popüler kültür ikonu olarak gösterilebilir.
    afedersiniz, kulağına hoş geldiyse serdar ortaç bile dinler, bugün ne giysem izler.

    derslerini veremeyip bir dönem daha bana arkadaşlık edecek diye umutlanmıştım baya ama son dakika golü ile aldı diplomayı. nasıl aldığı malum.
  • evlendigini twitter'dan tesadufen ogrendigim vefali dost kisisi. sevgili esine sahane bir hayat arkadasi olacagina pek tabii ki eminim, fakat bir yastigin onu kocatacagini beklemek de asiri derecede hayalcilik olur. en az uc cocuk temennisinde bulunmak isterdim, ama kendisinin bu kadar cok "keltosun" oldugu dunyaya cocuk getirmek isteyecegini sanmam.
  • editör olduğu gazete sayfasına gelen haberler içinde, yaşamındaki birinci derecede kişilerin haberini görmesini istemediğim kişidir...
  • zibilyon senedir 'ama kesin görüşelim bak mutlakaağğğ' muhabbeti yapıp, asla ve asla görüşmeyen zibidi. beni hiç tanımıyorken yanıma gelip 'ay sen çok tatlısın, çok sevdim seni ben' diyen nadide bir taş. asmalı mescit gülü, asansör ve su sebili fantezilerimin yegane partneri... skeçtoy sensiz çekilmiyor gülüm.
  • en son kendi cep telefonu numarasından arayarak telefonunu uzun bir süre kapatacağını söyledi. sonrasında, dün gece, kamil koç otobüslerinden biri ile ataşehir'den manisa'ya doğru yola çıktı. sabah beni saat 9.14 gibi, 0236 231 67 12 numaralı bir telefondan aradı. manisa'ya ulaştığını, biraz sonra birliğine teslim olacağını ve iyi olduğunu ifade etti. sesi buğulu ve hafif çatlaktı. sanki bir seri türküler gizliydi içinde. bilmem çığırsam mı çığırmasam mı? diyen cinsten... içinde çok şeyler olan ama bastırmaya çalışılan endişeler çabası kaplı olanı; sanki telefon telinden kulağıma, oradan da duygularıma çok şeyler söylemek istiyordu. bazı şeyleri kelimelere dökmek olanaksız...

    en son konuştuğumuz bu numara da sanırım manisa'da ankesörlü bir telefona aittir. açılması ya da kimin açtığı hiç önemli olmayan, ama kendisini çok özlediğimde ara sıra çaldıracağım bir numaradır.

    şu an, 1. p. eğt. tug. k.lığı/manisa'da bir asker adayıdır. bir ay sürecek acemi eğitiminden sonra kıbrıs'ta usta asker olarak görev yapacaktır. bu durumda doğal olarak bir süre daha sivil yaşamdan uzak kalacaktır. çok fazla detaya giremiyorum. çünkü kendisine bu konuda söz verdim. askerden dönünce her şeyi anlatmama rıza gösterdi. ancak o zaman buradan tüm ortadoğu ve balkanlara duyurabilme konusunda özgür olduğumu ifade etmişti. yani şu an "rica"üzerine biraz kısıtlıyız. kendisi ile akrabadan, arkadaştan öte paylaşımlarımız olduğundan istekleri hep başım üstüne olmuştur. bu kez de öyle olacaktır...

    triancula rüzgara dost soluklu bir yürek, çok yaramaz çocuktur...

    triancula, seni seviyorum evlat...
  • "er olarak olarak başladığı vatan hizmetini şu an, denizaşırı bir ülkede "onbaşı" olarak devam ettiren kişidir. kısa sürede aldığı bu rütbe, diğer rütbeleri de alacağını düşündürtmektedir. kendisine; "binbaşı olmadan gelme!" diye de bildirdim.