şükela:  tümü | bugün
  • leni riefenstahl'ın yönettiği, almanya'daki nasyonal sosyalist partisinin nüremberg'deki altı günlük kongresini konu alan nazi propaganda filmi. nazi almanyasının görkemini muhteşem bir şekilde yansıtır. o potansiyelin nasıl da manyakça heba edildiğini görüp üzülürsünüz.
    orijinal adı "der thriumph des willens"dir
  • bunuel'in moma'da calisirken kesip, yapistirdigi fantastik bir kopyasi vardir ki, ayni propaganda goruntulerini kullanarak, bunuel, kendi filmini yaratmistir montaj gucuyle. ve, allasen, pek surreal olmustur bu kopya. bunuel'inki gibi montaj hic gormedim diyen cinli bir sinema hocasini da burada olumsuzlestirmek istiyorum.
  • propogandanın, nazi almanyası'nda ne denli yer tuttuğunu gözler önüne seren filmdir. 1934 yılında çekilmiştir.
  • film üzerine, zamanının nasyonal sosyalist almanyasının kültür ve propaganda bakanı joseph goebbels sinemanın iyi bir propaganda ve eğitim aracı olduğunu söylemiştir. filmde rahatça anlaşılabilen; konuşan kişinin (genellikle hitler yada komutanlarında birisi olmaktadır) çevresinin şahane ışık oyunları ile parlatılması, askerlerin toplu yürüyüşünün yukarıdan hayranlık verici bir şekilde çekilmesi ve duran askerlerin çekiminin diz hizalarından yukarıya doğru yaklaşık 45 derecelik bir açıyla yapılması ile oluşan estetiği ise "sert halkçı çizgiler" (mit scharfen volkischen konturen) olarak tanımlamıştır goebbels.
  • bir sure once mgm movies'de de yayinlanmi$, donemle ilgilenen ki$iler icin ar$ivlik bir eser.
  • bayan leni'nin politik oldugunu asla kabul etmedigi tuyler ürpertici filmi. filmin gerceklestirilmesinde 50'den fazla kamera kullanılmıs; sokaklar, binaların tepeleri hep kameraman dolmus. tam da hitler'in istedigi gibi olmus.
  • içinde milyonlarca swastikalı bayrak, arma veya herhangi bir kumaş parçası bulunduran film. "o kadar para verilir mi bunlara yahu, yazık." dedirtmiştir.
  • içerdiği propagandayı değil de,sanatsal yönünü irdeleyip sindirmenin kişiye çok şey katacağı eser.
  • isminden de anlaşılacağı üzere, irade'nin zaferini, alman faşizmini estetik bir dille anlatan şaheser bir belgesel. hem ezoterik, hem mistik ögeleri bol bol bulunduran, hitler'i tanrı gibi gösteren belgesel. irade derken şöyle; bakın ne kadar fazla insan, onları yöneten bir übermensch ile nasıl bir düzenle sıraya girmiş, çünkü iradelerini birleştirmişler, tek bir vücut haline gelmişler falan filan. genel olarak kadrajlar faşizmin esetetiğini yansıtacak bir biçimdedir. belgesel bulut görüntüleri ile başlar, bulutların arasından bir uçak gelir, bu uçak hitlerin uçağıdır. sonra, örneğin hitler staduymdaki konşmasında tam kadrajda alttan çekilir, seyircinin kendisini ondan küçük hissetmesi için, gündüz çalışan ve hazırlık yapan insanları, geceleri de olağan üstü mitingleri, ellerinde meşalelerle gezen gaza gelmiş ss gençliğini görürüz. (buradaki görüntüler türkiye'nin kalbi ankara belgeseli ile çok benzer) kamera hareketleri sık sık kullanılır, kamera veya obje pek sabit kalmaz, hayvan gibi dinamizm vardır. montajda da aynı dinamizm gözükür, görüntüler yerine göre 3snlik parçalardan daha uzun sürmez. böylece seyircinin algısı sürekli açık tutulur. hitlerin gece konuşma sahnelerinde kameranın kah bir bayrağın arkasına geçerek, kah bir askerin omzunun arkasından verdiği derinlik algısı göze çarpar ki bu o zamanki sinema için devrimci bir anlayıştır. keza holivut için sinema hala iki boyutlu bir tiyatro perdesidir.

    aynı yıllarda amerikan sineması siyah beyaz aşk hikayeleri çekmektedir. bu çağa da holivudun altın çağı diyorlar. (bkz: http://www.filmsite.org/30sintro.html)

    yine aynı yıllarda sovyetler de almanlara benzer bir sanat anlayışı ile şaheserler yaratıyordu. ne yazık ki bugün holivut ve onun boktan filmleri oyunu kazanmış, dünyayı elegeçirmiştir. çünkü en avam'a hitap eden bunlardır.

    arkasındaki düşünceden bağımsız, görüntüler için izlenilmesi gereken bir belgeseldir.

    (bkz: türkiye'nin kalbi ankara)