şükela:  tümü | bugün
74 entry daha
  • egitim sisteminden sorumlu olanlarin beyinsiz olmasi sebebiyledir.
  • zihniyetin elvermemesinden kaynaklanmaktadır.

    finlandiya'da sistem vardır. üniversitelerinin sağlık fakülteleri mesela; seni tedavi eder ve takip süreci başlatırlar. kitaplarda gördüğümüz, hocalarımız tarafından anlatılan ama uygulanmayan prosedürlere göre yürür işler. hastalar düzenli bir şekilde kontrol seanslarına gelir ve 1 senelik tedavi süreci herhangi bir komplikasyon gelişmezse tamamlanır.

    şimdi bizde hangi bölüme adapte edebilirsin bu sistemi?
    uzvu işlemeyecek hale gelene kadar bir sıkıntısı olmayan,
    anca aylar sonrasına randevu alabilmesine rağmen saatinde, hatta gününde hastanede olmayı bile beceremeyen bir toplumuz.

    ayrıca akademisyenleri de bilimin başını çekmektedir. bilim adına dağıtılan uluslararası çoğu ödül fin üniversitelerine gidiyor. çalışmaları deneyler ve maddi - manevi her türlü destek ile beslenmektedir.

    bizle kıyaslamama değmez bile. böyle bir toplumda idealist olsan kaç yazar? rektöründen hademesine, hastalarına herkes ayrı ayrı aşağı çekmeye çalışıyor seni.
  • nasıl kopyalasın ki? finlandiya nüfusu 4.5 milyon. türkiye'nin sadece öğrenci nüfusu bunun birkaç katı. oturmaz yani türkiye'ye bu model -malesef-.
    edit: evet bir de türkiye'de öğrenci velileri problemi var. çocuklarını, çocukların yetenek, ilgi ve isteklerine göre değil de sadece para getiren işlere zorla yönlendiren aileler. oralarda millet çocuk yapmayı bile bırakmış artık. türkiye'de doğur ha bire sonra devlet bize iyi bakmıyor!
  • biz kızımızı bu sene fidol ilköğretim okuluna verdik. finlandiya eğitim sistemine göre sistemini oluşturmuş ve bu sene açılan bir özel okul. tenefüs zilleri yok. eve yollanan ve velilerin yapması gereken ödevler yok. anladığıma göre sınav da yok. herşeyi okuldayken öğreniyorlar.

    ingilizce öğretmenleri freddy diye bir yabancı. fizik dersleri var, deneyler filan yapıyorlar kendisiyle.

    normalde kızım biraz çekingen biridir, nasıl olduysa okulda kendini buldu bu kadar kısa sürede, demokrasi öğrenmeleri için oy kullanarak sınıf başkanı ve okul başkanı seçimi yaptılar. bizimkisi okul başkanı seçildi. sorumluluk duygusunu tadıyor şimdi.

    veliler de öyle vırık cırık tipler olmuyor haliyle, bu büyük bir özellik.

    ben kızımda olumlu yönde çok büyük değişim görüyorum, daha çok detay var yazılacak ama uzun olur diye yazmıyorum.

    son olarak, perküsyon dersleri var, afrika çalgılarından birini söyledi geçen gün bana, özelliklerini filan saydı, bir müzisyen olarak suratına baktım bön bön :)
  • türkiye'de eğitim sistem ve politikaları konusunda birçok şey söylenebilir. bir çok sıkıntı olduğu aşikar. ancak kuzey ülkeleri ile türkiye'yi hemen hemen her açıdan karşılaştırmanın saçma ve anlamsız olduğunu düşünüyorum. nüfusu 5 buçuk milyon olan finlandiya'da kabaca düşünürsek 1 milyonun altında bir öğrenci vardır. böyle bir kitleyi memnun edecek şekilde yönetmek kolay bir süreç. türkiye'de ise 82 milyon nüfusu düşündüğümüzde her yaş grubu için ortalama yaklaşık 1 milyon öğrenci var ki yönetmesi de çeşitli zorlukları beraberinde getiriyor. dediğim gibi, eğitim politikaları tartışılabilir zaten sıkıntılı olduğu besbelli ama, bu yönetilebilirlik göz önünde bulundurulmalı diye düşünüyorum.
  • eğitim ile kültür birbirini etkiler ve eğitim kültürün bir adım önündedir. sadece bir adım!
  • doğru olandır. yapılması gereken uyarlama. finlandiya eğitim sisteminde ülkemizde uygulanabilir olacağı düşünülen şeyler eklenebilir ama o ülkedeki eğitim sistemini doğrudan birebir kopyalamak sığlıktır ve sonuç değişmez. o sistemi getirsen soru bir senin öğretmenin o sistemi yürütebilecek kapasitede mi, senin halkın o sisteme etkili bir şekilde adapte olabilecek mi, ekonomik imkanların el verecek mi?

    eğitimle ilgili hiç bir şey bilmeyen adam "lan madem bu adamlar eğitimde madem dünya markası, o zaman aynısını alalım ülkemizde uygulayalım." diyebilir. düz mantıkla. halbuki bu düz adam eğitimin bir birikim işi, kültür işi. şöyle söyleyeyim eğer yamulmuyorsam daha 1800'lerde okuma yazma oranı %100 idi. bizim ülkemizde sene 2018 hala yüzde yüz değil. böyle düşün. bir de finlandiya halkı eğitime önem veriyor, çocuğun zaten anne babası hatta dedesi eğitimli bilinç sahibi, çocuk ailesinden eğitim işini hallediyor zaten. öğrenme konusunda ailesi maksimum ilgiyi takviyeyi sağlıyor. kaçımızın anne babası matematikte yardım edebildi? hadi hepsini geçtim kaçımızın ailesinde ingilizce ödevimize yardım edebilecek, pratik yapabilecek biri var? velhasıl kelam eğitim gördüğünüz üzere bir birikim ve kültür işi, siz istiyorsunuz ki dünyanın en kusursuz sistemini uygulayalım seneye de pisa'da ilk 10'a girelim, şu an uyguladığın eğitim sisteminin sonuçlarını en az 20 yıl içinde görürsün, asıl sonuçları da eğitim verdiğin insanların çocuklarında görürsün. aynı kitap okuma alışkanlığı edindiremediğin insanların çocuklarının da kitap okunmaması gibi.

    belki iyi niyetle açılmış ve ilk düşününce doğruymuş gibi gelen bir olay bu. aslında bir vücut geliştirmecinin olayı gibi bu, hayatında ilk defa bir salona gidiyorsun obezsin ve 10 yıldır vucüt geliştiren adama bakıp onun çalıştığı miktarda ağırlığın altına girmek gibi bir şey bu olay. önce fazla kilolarından kurtulman gerek, ona göre bir diyet uygulaman, kardiyo yapman, ağırlıkları aşama aşama artırman gerek.
  • sabah 7 de poğaça, öğlen tavuk dönerle beslenen bir nesilden bahsediyoruz, yüzde 60 ı asgari ücret kazana babaların çocuklarından. öyle elalemin tuzu kuru milletinin sistemini kopyalamakla olmaz bu işler.
  • kopyalamaktan ziyade, tüm dinamikleriyle analiz edilip süreç içerisinde türk toplumuna uyarlanarak hayata geçirilebilecek bir sistem olduğundan, gayet mantıklı kopyalamama hali...

    (bkz: tanım diye takla atmak)

    katıldığımız seminerlerde minik karelerle örneklerini bize sundukları, teoride beğenilen ama uygulanması için ciddi bir alt yapı isteyen sistem, finlandiya eğitim sistemi. başkasının üzerinde harika duran birr elbise bizi rezil de edebilir. bilindiği üzre öğrenci merkezli, proje temelli egitime geçeceğiz diye niteliksiz bir nesle imza attılar. hala toparlanamıyoruz. herkesin eleştirdiğinin aksine, proje ödevlerini aile ile beraber yapmak, ortak paylaşımı arttırdığından ve ailelerin de gelişimine katkı sağlandığından sistemin en hoş geri dönüşü oldu. ama hazırlıksız ve damdan düşer gibi entegre edilen hiç bir sistemin tutmayacağı, nettir.
  • mantıksız, ütopik önerme.

    geleneklerle ilgisi yok bu işin senin hangi parametren finlandiya ile denk ki sistemini kopyalayabilesin?

    akp, yobazlık meselesi de değil başka bir parti iktidara gelse de o sistemi zaten kopyalayamaz.
    finlandiya'nin 5 milyon nüfusu var, yaşlı nüfus ağırlıkta ve gsmh'si çok yüksek olduğu için zaten az olan çocuklarına, gençlerine birinci sınıf öğretim verebiliyor.senin 1-12 sınıf aralığında okuyan 17 milyon çocuğun var!

    türkiye'nin eğitimde rol model alması gereken ülkeler demografik açıdan kendine daha yakın olan uzak asya ülkeleridir.
6 entry daha