şükela:  tümü | bugün soru sor
66 entry daha
  • arap eğitim sistemi dururken finlandiyayı kim ister?

    (bkz: imam hatipler kapatılmasın)
  • zihniyetin elvermemesinden kaynaklanmaktadır.

    finlandiya'da sistem vardır. üniversitelerinin sağlık fakülteleri mesela; seni tedavi eder ve takip süreci başlatırlar. kitaplarda gördüğümüz, hocalarımız tarafından anlatılan ama uygulanmayan prosedürlere göre yürür işler. hastalar düzenli bir şekilde kontrol seanslarına gelir ve 1 senelik tedavi süreci herhangi bir komplikasyon gelişmezse tamamlanır.

    şimdi bizde hangi bölüme adapte edebilirsin bu sistemi?
    uzvu işlemeyecek hale gelene kadar bir sıkıntısı olmayan,
    anca aylar sonrasına randevu alabilmesine rağmen saatinde, hatta gününde hastanede olmayı bile beceremeyen bir toplumuz.

    ayrıca akademisyenleri de bilimin başını çekmektedir. bilim adına dağıtılan uluslararası çoğu ödül fin üniversitelerine gidiyor. çalışmaları deneyler ve maddi - manevi her türlü destek ile beslenmektedir.

    bizle kıyaslamama değmez bile. böyle bir toplumda idealist olsan kaç yazar? rektöründen hademesine, hastalarına herkes ayrı ayrı aşağı çekmeye çalışıyor seni.
  • türkiye'de eğitim sistem ve politikaları konusunda birçok şey söylenebilir. bir çok sıkıntı olduğu aşikar. ancak kuzey ülkeleri ile türkiye'yi hemen hemen her açıdan karşılaştırmanın saçma ve anlamsız olduğunu düşünüyorum. nüfusu 5 buçuk milyon olan finlandiya'da kabaca düşünürsek 1 milyonun altında bir öğrenci vardır. böyle bir kitleyi memnun edecek şekilde yönetmek kolay bir süreç. türkiye'de ise 82 milyon nüfusu düşündüğümüzde her yaş grubu için ortalama yaklaşık 1 milyon öğrenci var ki yönetmesi de çeşitli zorlukları beraberinde getiriyor. dediğim gibi, eğitim politikaları tartışılabilir zaten sıkıntılı olduğu besbelli ama, bu yönetilebilirlik göz önünde bulundurulmalı diye düşünüyorum.
  • eğitim ile kültür birbirini etkiler ve eğitim kültürün bir adım önündedir. sadece bir adım!
  • doğru olandır. yapılması gereken uyarlama. finlandiya eğitim sisteminde ülkemizde uygulanabilir olacağı düşünülen şeyler eklenebilir ama o ülkedeki eğitim sistemini doğrudan birebir kopyalamak sığlıktır ve sonuç değişmez. o sistemi getirsen soru bir senin öğretmenin o sistemi yürütebilecek kapasitede mi, senin halkın o sisteme etkili bir şekilde adapte olabilecek mi, ekonomik imkanların el verecek mi?

    eğitimle ilgili hiç bir şey bilmeyen adam "lan madem bu adamlar eğitimde madem dünya markası, o zaman aynısını alalım ülkemizde uygulayalım." diyebilir. düz mantıkla. halbuki bu düz adam eğitimin bir birikim işi, kültür işi. şöyle söyleyeyim eğer yamulmuyorsam daha 1800'lerde okuma yazma oranı %100 idi. bizim ülkemizde sene 2018 hala yüzde yüz değil. böyle düşün. bir de finlandiya halkı eğitime önem veriyor, çocuğun zaten anne babası hatta dedesi eğitimli bilinç sahibi, çocuk ailesinden eğitim işini hallediyor zaten. öğrenme konusunda ailesi maksimum ilgiyi takviyeyi sağlıyor. kaçımızın anne babası matematikte yardım edebildi? hadi hepsini geçtim kaçımızın ailesinde ingilizce ödevimize yardım edebilecek, pratik yapabilecek biri var? velhasıl kelam eğitim gördüğünüz üzere bir birikim ve kültür işi, siz istiyorsunuz ki dünyanın en kusursuz sistemini uygulayalım seneye de pisa'da ilk 10'a girelim, şu an uyguladığın eğitim sisteminin sonuçlarını en az 20 yıl içinde görürsün, asıl sonuçları da eğitim verdiğin insanların çocuklarında görürsün. aynı kitap okuma alışkanlığı edindiremediğin insanların çocuklarının da kitap okunmaması gibi.

    belki iyi niyetle açılmış ve ilk düşününce doğruymuş gibi gelen bir olay bu. aslında bir vücut geliştirmecinin olayı gibi bu, hayatında ilk defa bir salona gidiyorsun obezsin ve 10 yıldır vucüt geliştiren adama bakıp onun çalıştığı miktarda ağırlığın altına girmek gibi bir şey bu olay. önce fazla kilolarından kurtulman gerek, ona göre bir diyet uygulaman, kardiyo yapman, ağırlıkları aşama aşama artırman gerek.
  • sabah 7 de poğaça, öğlen tavuk dönerle beslenen bir nesilden bahsediyoruz, yüzde 60 ı asgari ücret kazana babaların çocuklarından. öyle elalemin tuzu kuru milletinin sistemini kopyalamakla olmaz bu işler.
  • kopyalamaktan ziyade, tüm dinamikleriyle analiz edilip süreç içerisinde türk toplumuna uyarlanarak hayata geçirilebilecek bir sistem olduğundan, gayet mantıklı kopyalamama hali...

    (bkz: tanım diye takla atmak)

    katıldığımız seminerlerde minik karelerle örneklerini bize sundukları, teoride beğenilen ama uygulanması için ciddi bir alt yapı isteyen sistem, finlandiya eğitim sistemi. başkasının üzerinde harika duran birr elbise bizi rezil de edebilir. bilindiği üzre öğrenci merkezli, proje temelli egitime geçeceğiz diye niteliksiz bir nesle imza attılar. hala toparlanamıyoruz. herkesin eleştirdiğinin aksine, proje ödevlerini aile ile beraber yapmak, ortak paylaşımı arttırdığından ve ailelerin de gelişimine katkı sağlandığından sistemin en hoş geri dönüşü oldu. ama hazırlıksız ve damdan düşer gibi entegre edilen hiç bir sistemin tutmayacağı, nettir.
  • acun'dan bu konu hakkında yardım istenebilir. gönderelim finlandiya'ya 2 ay, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında bakın bakalım nasıl tıkır tıkır işliyor sistem. ama ek olarak üniversiteye giriş sınavında sms sistemi getirmesin yeter.
  • sistemin finlandiya için uygun oluşu türkiye için de uygun olduğu anlamına gelmez. 5 milyon nüfus ve o demografik özelliklerde şahane çalışıyor olabilir. 80 milyon nüfus ve bu demografik özelliklerde aynı sonuca ulaşmak için farklı bir formül gerekebilir.
  • isteseler de kopyalayamazlar. çünkü kopyaladıkları takdirde;

    - peygamberin hayatı & din kültürü gibi dersleri artırıp biyoloji dersini azaltamazlar.

    - çocuk yaştaki öğrencilerin başlarını kapatıp, kadının rolünü erkeğinin kölesi olarak gösteren ipe sapa gelmez tiyatro oyunları düzenleyemezler.

    - illegal kuran kurslarıyla çocukları sistematik olarak cahilleştirip, iktidarlarını sorgulayacak rasyonel nesiller yetişmesi riskiyle karşı karşıya kalırlar.

    - merdivenaltı kurslarda yaşanan çocuk tacizlerine rağmen bu kursların varlığını devam ettiremezler.

    - müfredatta tarihi çarpıtamazlar, kendilerine göre yontamazlar.
3 entry daha