şükela:  tümü | bugün
  • travattore de denir bu gezgin sairlere....
    ...........
    sasirtici degil bütün oteki sarkicilardan
    daha guzel sarki soylemem
    cunku yuregim beni sevgiye daha cok cekiyor
    ve ben onun emirlerini dinlemeye hazirim
    yurek ve govde,bilgelik ve zeka
    guc ve iktidar hepsini ortaya koydum
    bu sevgi darbesini o kadar nazikce
    ve tatlilikla indirdi ki kalbime
    ah acidan gunde yuz kere olmuyormuyum
    ve neseden canlaniyorum ya yine yuz kez
    benim hastaligim gercekten muhtesem
    .......
    bööle seyler soylerlermis iste...
  • fransiz tipi asik
  • lope de vega'nın çılgın dünya adlı oyununda gitar çalıp şarkı söyleme görevinin yanısıra bir de narrator görevini üstlenen karakterdir.
  • lise1 de cok cektiren fransiz edebiyatinda ulem bu guneydeki mi kuzeydeki mi diye bol bol dusunduren gereksiz adam. asık, sair, ozan diye bi isim koysalar olmuyo. yok batida ayri kuzeydoguda ayri isim fln. (bkz: bokunu cikarmak)
  • ortacagdan gunumuze, edebiyattan mitolojiye kadar tarihe mal olmus olaylari coksesli muziklerle birlestirilerek sunan program troubadour her pazar saat 17:00 de radyo kozmos 92.3 te.
  • bardların biraz daha müziksel ilim irfana sahip cinsi. bu kişiler muhtelif derebeyleri, lordlar, dükler, vs yanında bir süre maaşlı çalışarak kendileri için besteler yapıp, çalıp eylendiren kişilerdir. doğal olarak müzikleri monofoniktir. gerçi zamanla müzik endüstrisinin gelişmesi ile polifonik eserler ortaya çıkmış ve günümüzde metallica'ya kadar gelmiştir.
  • jj cale ve donovan'in 70 li yillarda cikardiklari albumlerinin adi ayni zamanda. genel olarak halk ozanlarina verilen isme donusmustur zaman icinde, hatta mikis theodorakis'in bile bir troubadour from greece isimli albumu vardir.
  • eskiden acik radyoda yayinlanan artik ntv radyoya gecmis olan ronesans muzigi programi.
  • ortaçağ avrupasında 11. ve 13. yüzyıllar arasında faaliyet göstermiş olan şövalye-ozanlara verilen isimdir. ilk olarak o zamanlarda provence olarak adlandırılan güney fransa'da ortaya çıkmışlardır. ortaçağ romansı bu sanatçılar tarafından geliştirilmiştir. troubadourlar çalgı eşliğinde uzun şiirler okurlardı. bu şiirlerin büyük çoğunluğu occitan diliyle yazılmıştır. en tutulan türleri sirvente (politik şiir), planc (ağıt) , alba (şafak türküleri), pastoral (kır türküleri) ve jeux-partis (atışma) olarak adlandırılır. troubadour kültürü kathar mezhebiyle girdiği yakın ilişki yüzünden albigene haçlı seferlerinin kurbanı olmuş ve 14.yüzyılda çökmüştür. fakat onların mirasını kuzey fransa trouvereleri devralmış; ayrıca alman minnesaengerleri tarafından taklit edilmişlerdir. italya ve ispanya'da da etkili olmuşlardır. günümüzde 1090 ile 1242 yılları arasında yaşamış 400 kadar troubadour'un isimleri bilinmektedir. bunlar arasında ingiltere kralı aslan yürekli rişar ile kastilya ve leon kralı 10. alfonso gibi hükümdarların da olması dikkate değerdir.
  • trouver yani bulmak kelimesinden türemiştir. aşkın şarkısını arıyorlardı.