şükela:  tümü | bugün
  • pandora'nin kutusu'nun karadenizli buyukannesi. turkce bilmemesi onu yildirmamis. yer yer aksani seyirciyi durtse de, vucut dilini oyle bir kullaniyor ki, hakikaten zonguldakli alzheimerli koylu bu fransiz teyze, inaniyorum.
  • 1918 (kimi kaynaklara gore 1919) paris dogumlu fransiz oyuncudur. tiyatro sahnesini sinemaya tercih etse de 1989 yilinda cektigi "tatie danielle" isimli film fransa'da genis kitlelerce taninmasini saglamistir.
  • "öldüğünde üzüleceğim insanlar listesi"ne ön sıralardan giriş yapmış, an itibariyle 90 yaşında muhteşem bir kadındır. yesim ustaoğlu'nun pandora'nın kutusu adlı filminde oynamıştır. yaşından dolayı bir dolu sıkıntı yaşarken dilini dahi bilmediği bu uzaklara neden geldiği, bu filmde oynamayı neden kabul ettiği sorulduğunda "olmeyi unutmak icin" dediği rivayet olunur. beyaz saçları, elinden bırakmadığı mendili ve huysuzluğu ile biraz anneannem, haşmetli burnu, gülümsemesi ve kambur oturuşu ile biraz babaannem, yalnızlığı, acizliğinin farkındalığı, kapana kısılmışlığı, özgürlük isteği ve alzheimerı ile de çokça annemdir.
  • pandora'nın kutusunu izleyen ve kendisini tanımayan pek çok kişinin gerçek bir alzheimer hastası sandığı fakat yeşim ustaoğlu'nun altın koza film festivalindeki galada belirttiğine göre filmden sonra fransa'da tek kişilik bir oyun sergileyen alzhaimer ile uzaktan yakından ilgisi olmayan 91 yaşındaki oyuncu.
  • pandora'nın kutusu'nun haricinde zevk düşkünü, soeur sourire, sessizlik yemini, silahşör gibi filmlerde de oynamıştır.

    http://img504.imageshack.us/…4/8756/89345915ud6.jpg
  • "nusret teyze bugün dağına kavuştu. nedendir bilmem, onun ölüm haberi içimde bir umut yarattı bugün. hayır hayır, bir nedeni var elbette. olmalı. her bekleyişin bir sonu olmalı çünkü. binlerce yıllık bekleyişler ancak böylesi bir kucaklaşmayla onarılır çünkü. çünkü mahkumlardan birinin özgürlüğüne kavuşması kalanlara da direnç verir. çünkü dönmeyen atlar, acı çeken atlara yeğdir.

    tsilla ait olmadığı yerin halısına işedi de gitti. tsilla deniz manzarasını kapatan pahalı panjurları arayıp da gitti. tsilla en sessiz anında içki bardağını masaya fırlattı da gitti. tsilla’nın gülüşü hep çok güzeldi; sonra gözleri… tsilla konut kentten ilk çıkışında kenar mahalle çocuklarıyla oynadı. tsilla soruyordu, anlatamayacağım bir kederli şaşkınlık: “dağım nerde?” doktorunun saçlarını okşarken tekrarlıyordu: “mavi… şahin… lale…”"

    http://www.yenikapitiyatrosu.com/…adin-dagim-nerde/

    imgesu ünal - toplu konutlardan karşılara bakan kadın: “dağım nerde?”