şükela:  tümü | bugün
  • tsubasa nın 123 bölümünü yakın zamanda yeniden izledim.

    özlemişim.

    ancak tsubasa ya nazaran benjamin daha güzeldi.

    sakatlıklar oluyordu, eric in takımı benjamin in takımını son maçta 5-4 yeniyordu; hatta o maçta benjamin in şutunu uçarak ayak bileğiyle kurtaran eric kurtarıyordu ve sakatlanıyordu.

    cesar vardı magnum 1-2-3 vuruşları olan.

    uluslararası bir turnuvaya katıldıklarında sağ bek olan küçük zenci çocuk vardı; ayağına kayarak gelindiğinde öylece kalıyordu ve cesar her seferinde sikecem senin belanı çocuk bakıı atıyordu ona.
    geçmişine dönüp bakıldığında en yakın arkadaşının ayağı yırtılıyordu o kayma hareketi karşısında onu görüyorduk falan.

    ancak benjamin in çizgi filmlerini şuan bulup izleyemediğim için çok üzgünüm.

    neyse efendim...

    anneme sordum; anne ben hangisini daha çok izlerdim diye.

    sen benjamin i çok severdin dedi.
    hatta tüm mahalle benjamin i izlerdi dedi.

    kuzenim sarışındı o hep eric olurdu ben benjamin olamazdım daha teknik olan arkadaşımız anıl benjamin olurdu bende cesar olurdum.

    çizgi film bitimi hemen sokağa çıkar antreman yapardık.

    neyse...

    sonra tsubasa çıktı.
    ama tsubasa nın önüne wakabayaşi geçti.
    benze hyuga da onun önündeydi.

    tsubasa hiç maç kaybetmezdi....

    izlediğim 123 bölümde 16 takımlı maçlarda sürekli sakatlıklar yaşarlar ama final maçında hyuganın takımını sakat makat geçerlerdi.

    hassiktirin ordan derdim hep.

    çünkü ben benjamin gibi koşan çocuktum hep.

    tsubasa yenilmez olarak bir mit tir.
    gerçekçi değildir.

    ulan messi bile yeniliyor bu herif yenilmedi.

    benjamin daha ilk turnuvada kaybetti.
    ama yılmadı çalıştı çabaladı.
  • görüyorum ve arttırıyorum dediğim karşılaştırma.
    tsubasa messi, benjamin'de ronaldo'dur. dolayısıyla benjamin bu alemlerin kralıdır, ben de kraldan çok kralcı.
  • (bkz: ganbare genki)
  • tsubasa hakan şükürdür, benjamin sergen yalçın
  • sadece adı japon olduğu için tusubasa'ya koşan gençliğin hata yaptığı karşılaştırma.

    evet genzo wakabayashi çok klastır ama gerçekten çok çok iyi bir kaleci olmasına karizma katması ile de bu ünvana sahip olmuştur. kendisi benjamin'deki karakterler klasında, hatta kişisel karşılaştırmalarda üstün olabilecek tek karakter olabilir. şeker duvar wolf'dan kesinlikle daha karizmatiktir.

    ama o kadar.

    kalan herşeyde benjamin.

    eric'e (eric) san topesto gençlikte oynarken finalde yenilmesi, o turnuvada yarı finalde sezar'ı geçmesi -ki o maç efsanedir- (bkz: magnum vuruşu) ilk klas ekürisi roberto (kendisi sonradan yaratılan all star efsane takımda yedekti), yerden hiç kimseye müdahale edemeyen ve birisi kendisine yerden daldığında topu hep kaptıran fransız ön libero...

    hepsi kraldır arkadaşlar. benjamin tusu'yu alır kısacası.
  • özellikle captain tsubasa oyununda vardı bu karışıklık. tsubasa'yı benjamin ile carlos santana'yı eric ile karıştırırlardı hep.
  • benim dönemim ilk benjamin’i izlemişti. o sıralarda oynadığımız tsubasa atari oyununu da benjamin zannederdik. atari oyunu ilginçti, top direğe çarpıp patlardı filan. bizim benjamin sandığımız tsubasa sinirlenir rövaşata atardı. zaten sezar ve hyugayı birbirine karıştımak kolaydı. ama işler misugi ve ericte filan karışıyodu. oyunda ilerleyelim eric o zaman çıkacak falan sanıyorduk ama serap vuruşu vardı da sanki. hala net değil aslında:)
  • olayın aslı şöyledir;
    80'lerin başında doğanlar önce tsubasayı trt'de cmtesi ya da pazar sabah 7-8 arası izlemişlerdir. o zamanlar diğer özel kanallar yoktu ve popüler biz çizgi film değildi.çok az kişi bilir bu dönemi.

    ancak 93-94 yıllarında show tv ile tüm türkiye benjamini izledi. özellikle sabahçı olan çocuklar eve gider gitmez bunu izlerlerdi. herkes akula-kartal vuruşu vs dillere pelesenk olmuştur.

    bunun tuttuğunu gören kanal-d, tsubasayı 2-3 sene sonra tekrar piyasaya sunmuş ve kaymağını yemiştir.

    bu yüzden önce benjamini izleyen nesilin aklının bir kenarında hep akula-kartal vuruşu vardır ve bunu sonradan izlediği tsubasaya monte etmişlerdir.

    ancak 89 yılında tsubasayı trt'de izleyen gençler genelde bu karışıklığa gelmezler.