şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bin dokuz yüz doksan bir yılıydı, rakamla 1-9-9-1 yazsam typo hatası sanardınız diye uzun uzun yazdım. evet tam 22 yıl önceydi. tübitak, o zamanlar şimdiki janjanlı, ön cephesi ile arka cephesi birbirini tutmayan, en katlanılır yanı teras lokantası olan, pencereleri açılmasın diye çivilenmiş akıllı(?) bir binada değil iskitler'de oto sanayi'nin dibinde eski püskü bir binadaydı. "uzaya uydu fırlattık" diye aşırı böbürlenen değil, göğe bakınca bile sevinçten heyecanlanan çalışanları vardı.

    bense henüz "orta sınıf" bir mahallenin devlet okulunda, ilkokul beşinci (evet ilkokul 5.) sınıftaydım. her daim adını saygıyla andığım ilkokul öğretmenimin de büyük desteği ile ülkenin belki de en saygıdeğer matbuatının, bilim ve teknik dergisi'nin yayın kurulu toplantılarına katılıyordum (aslına bakarsanız defter-kitabın zar zor temin edilebildiği bir ortamdan bilim ve teknik dergisine abone olabilmem ve toplantılarına katılıp fahri basın kartı alma seviyesine erişmem -benim nazarımda- bugün uzaya uydu gönderilebilmesinden daha büyük başarıdır da, her neyse). hatta en küçük olduğum için ilk sözü ben alırdım: "derginin boyutları ile sakın oynamayın, yıllardır biriktirip ciltletiyoruz, düzeni bozulmasın"... heyt be, derdin güzelliğine bak... nereden bilirdim, bu dergiyi bir gün "içeriği boşaldığı için" almaktan vazgeçeceğimi?

    vazgeçtim. vazgeçtim çünkü sosyal hayatımı kendi at gözlükleri seviyesine indirgemek isteyenler tübitak'a ve bu dergiye de el attı. vazgeçtim çünkü interneti yasaklayan, seyrettiğim diziyi sansürleyen, sevdiğim parklardaki ağaçları kesip beton yığınına çeviren, sahillere devasa boyutlarda inşaat artığı doldurup "eğlence merkezi" diye sunan, içkime karışan, aşkıma bulaşanlar, hayattaki gayeleri alenen insanları hayattan soğutmak olan bu zevksizlik timsalleri bilime bulaştı.

    bu kurum nasıl bilim üretsin? tübitak'ı haksızlıkla seçilmiş insanlar yönetiyor. tübitak'ı yönetici olmak uğruna kurumun baştan aşağı değişmesine göz yummuş insanlar yönetiyor. tübitak cemaate yakın şirketlere bir telefonla sorgusuz sualsiz ar-ge desteği adı altında paralar veriyor. tübitak'i çıkıp "some circles had kicked off a black propaganda campaign against tübitak to shadow its success, following the successful mission of turkey’s first earth observation satellite, göktürk-2." diyebilen insanlar yönetiyor.

    makam koltuğunda iki yıl fazla oturmak adına, iki yüz milyon yıldır memelilerin değişim geçirmediğine inananlara biat eden değil, imkansızlıklar içerisinde ve bitmez bir hevesle dergi çıkarmaya çalışırken yanında çalışanlara küçük tüpte çay yapan yöneticileri olan bir bilim kurumunu tercih ederim ben. uydu mu gönderilecek? uzaya uyduyu gönderecek gençler illa ki yetişiyor, yetişir: üniversitelere zorla polis, jandarma, halk otobüsü sokmaya çalışmaktan vazgeçilsin, feriştahı yetişir lan. ah işte bir de üniversitelerde bilim serbest bırakılsa!
  • vaktiyle bilimle ilgili güzel şeyler yapıldığı için saygınlığı olan bir kurumken*, bugün bilimle ciddi bir ilişkisi olan herhangi birinin bir tarafına sürmeyeceği hale getirilmiş, yazık edilmiş kurumdur.

    ya arkadaş anlamıyorsunuz! sizin gittiğiniz yerde çiçekler kuruyor, hava kapanıyor. siz yerleşince, yerleştiğiniz yerin güzelliğinden eser kalmıyor. çünkü kolpalığı siz içinizde taşıyorsunuz. nasa'da, cern'de kadrolaşmayı becerseniz, oralar da boka saracak. oraları da kimse sallamaz hale gelecek. kendi kendinize oyun oynayıp bir şey yaptık zannedeceksiniz. yerine çöktüğünüz insanlarsa nereye gitse oraya bir şey katacak. çünkü sorun sizde. anlamamanızda.

    bizlerin üzüldüğü şey elimizde olduğunu düşündüğümüz bir şeyin elden gitmesi değil. eskiden saygınlığı olan kurumların artık bir boka yaramayacak kolpa yerler haline gelmesi. sonuçta burayı saygın yapan içindeki insanlardı, yayınladığı kitaplar, yaptığı işlerdi. o işleri yapan adamları gönderip yerlerine siz yerleşince boka sarıyor işte.

    şişko nuriden farkınız yok. her şey güç, imkan, iktidar zannediyorsunuz ama öyle değil.
  • barış paksoy'a kibarca seviyeyi yükseltme demiş.
  • demek ki stephen hawking tübitak'a iş başvurusunda bulunsa, bunlar "elin ayağın tutmuyor, ne işin var tübitak'ta?" diye geri çevirecekler adamı.

    zaten bunların bakan beyi değil miydi, engelliler toplantısına gidip de sağlam kafa sağlam vücutta bulunur diye lafa başlayan?
  • torpil ile çalışan bir başka devlet kurumu. son 6-8 ay içerisinde giren yaklaşık 300 kişinin işine cemaatten olduklarından dolayı son verilmiştir. bu adamların oraya yerleşmelerine ilk başta göz yumanlar 6 ay önce yine kendileridir. çok çalışkan ve başarılı pek çok kişi sadece son 6 ayda girdiği için nedensizce işten çıkarıldı. bu bir türkiye gerçeği olduğu için artık çok da rahatsızlık vermedi açıkçası. gelelim açılan kadroların nasıl dolacağına. evet bildiniz tabii ki torpil. yakından tanıdığım bir arkadaşım daha hazırlık sınıfını yeni bitirmişken (bölüm ve üniversite adı vermiyorum ama üniversite çoğunuzun ayyy ne kadar da güzel, herkes elit, herkes çok başarılı, çocuklar çok cool dediği bir sidik yarıştırma kurumu) tübitakta 4 sene staj garantisi aldı. evet evet yanlış okumadınız sizin götünüzü yırtıp 1 dönem yapamadığınız stajı adam 1. sınıftan 4 sene garantili yapacak. ama fasulyenin faydaları tabii ki bu kadarla sınırlı değil. malum kurum stajda ki torpil yetmeyeceğini düşünmüş ve gel biz seni işe alalım işin de burada garanti olsun demiş. insan gerçekten hayret ediyor. ülke kimlere emanet amk. sanayiye çırak sokar gibi tübitağa adam sokuyorlar. hayır buna önayak olan adam da milletvekili. daha fazla konuşmak istemiyorum hak yiyerek oraya girenlerin de, onları oraya sokanların da , kabul edip işe alıp koruyanların da allah bin belasını versin. hakkımı bu adamlara helal etmiyorum. işte bu düzen değiştiği zaman bu adamların hepsi oradan kazındığı zaman ülke ilerlemeye başlayacak.
  • zamanında rte'nin kendi adamlarını yönetime getirmek için epey uğraş verdiği ve sonunda başardığı kurum. son halini görünce fazla şaşırmamak gerek.

    "18 yaşındaki barış paksoy, istanbul erkek lisesi 12. sınıf öğrencisi. tübitak’ın lise öğrencileri için bu yıl düzenlediği ortaöğretim öğrencileri arası araştırma projeleri yarışması’na 27 ocak’ta “ramanujan asalların genelleştirilmesi” başlıklı matematik projesiyle katıldı.

    çalışmasına güvenen ve yarışmadan iyi bir derece almayı uman barış, 24 şubat’ta tübitak istanbul bölgesi koordinatörü prof. dr. ulvi avcıata tarafından gönderilen ve “seviye üstü çalışma olduğundan projeniz reddedildi” şeklindeki e-postayı görünce şok yaşadı.

    bu yanıt ‘projeyi senin tek başına yaptığına inanmıyoruz’ anlamına geliyordu. barış paksoy jüri önünde savunma yapmak ve projenin kendisine ait olduğunu kanıtlamak istedi, ancak bu talebi de kabul görmedi. bunun üzerine 19 nisan’da yürütmeyi durdurma, maddi tazminat ve projeler arasında yapılan seçimin iptal edilmesi talebiyle dava açtı.

    ankara 15. idare mahkemesi’nde görülen davada yürütmenin durdurulmasıyla ilgili ara karar verildi ve tübitak’tan mayıs ayının sonuna kadar projenin neden reddedildiğine dair savunma yapması istendi. fakat tübitak bu belirlenen süre içinde bu savunmayı yapmadı. bunun üzerine mahkeme konuyla ilgili bilirkişi atamaya karar verdi. 8. sınıfta tübitak’ın ilköğretim okulları için düzenlediği ulusal matematik olimpiyatları’nda bronz madalyası da olan paksoy “seviye üstü çalışmasını” nasıl hazırladığını şöyle anlattı:

    “proje konumu ararken amerika’nın meşhur matematik dergilerinden american mathematical monthly’de ramanujan asalları ile ilgili bir makaleye rastladım. ramanujan asallarına dair literatürde yazılan ilk makaleydi. konu oldukça ilginç geldi, oturdum kendi problemlerimi ürettim, kimisini çözdüm, kimisini hâlâ çözemedim. uğraşılmamış problemlerle uğraştığım için özgün, yeni bazı sonuçlara ulaşabildim. tübitak’ın jürileri haricinde hiçbir profesör veya araştırmacıdan olumsuz tepki almadım. yarışma kurallarına ve proje rehberinde belirtilen kurallara uygun bir şekilde başvurumu yaptım. ”

    1887, hindistan doğumlu matematikçi srinivasa aiyangar ramanujan’ın ilginç bir hayat hikâyesi var. ailesinin maddi durumu iyi olmayan ramanujan’ın matematiğe ilgisi çok küçük yaşlarda başladı. fakat matematik dışındaki derslere hiç önem vermedi. ingilizceyi de ihmal edince üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı. teoremleri ingiltere’deki ünlü matematikçilere gönderdi. matematikçi godfrey hardy’nin çabalarıyla ingiltere’ye geldi. londra’da vereme yakalandı ve ülkesinde öldü. 32 yıllık ömründe matematik dünyasına 600’e yakın teori armağan eden ramanujan’ın en ünlü teoremi: iki ayrı biçimde ifade edilen sayıya “ramanujan sayı” denir. 1729 bir ramanujan sayıdır. 12³ + 1³ veya 10³ + 9³ 1728 + 1 = 1729 - 1000 + 729 = 1729

    ünlü matematikçi ve barış’ın da nesin matematik köyü’nden öğretmeni ali nesin, asıl olarak tübitak’ın raporunun seviye altı olduğunu söylüyor. ‘seviye üstü çalışma’ ibaresinin çalıntı anlamına geldiğini ifade eden nesin, “herhangi bir açıklama yapmadan, sadece çalışmanın seviye üstü olduğunu söylemek insana kara çalmaktan başka bir şey değildir. asıl tübitak’ın raporu seviye altıdır. bir bilim kurumu, genç yaştaki parlak bir çocuğun moralini bozuyor, mahkeme kapılarında uğraşmasına neden oluyor. bir öldürmedikleri kalmış” diyor."

    (bkz: http://www.radikal.com.tr/…26.07.2011&categoryid=77)
  • recep tayyip erdoğan'ın çiftliğidir.

    istediğini başkan yapar, görevden alır, sonra yine istediğini başkan yapar. ne bir kurul, ne bir seçim ne de başka bir şey...

    o değil de, tübitak yasası değiştirildiğinde, tübitak başkanı "bir defaya mahsus" başbakan tarafından atanacaktı ve o bir defa nüket yetiş ile gerçekleşmişti. şimdi nüket yetiş görevden alınmış, basında "nüket yetiş'in yerine atanacak ismin başbakan recep tayyip erdoğan tarafından belirlenmesi bekleniyor" diye geçiyor.

    nedir bu her tarafa müdahale etme hırsı arkadaş, bu nasıl bir demokrasi anlayışı, nasıl bir bilim anlayışı?
  • (bkz: bilim ve teknik'te darwin'e sansür)

    tübitak'ta akp'nin kadrolaşmasının kronolojisi için;

    2003 mayıs – tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak’ın görev süresi sona erdi.
    2003 mayıs – tübitak’ın 12 kişilik bilim kurulu, prof. namık kemâl pak’ı tekrar başkanlığa seçti.
    2003 mayıs – bilim kurulu’nun aldığı bu karar, onaylanması için başbakanlığa gönderildi. başbakanlık, bu seçimi onaylayıp kararı cumhurbaşkanlığı’na göndermesi gerekirken göndermedi. tübitak bilim kurulu’na başbakanlık müsteşarı ömer dinçer tarafından gönderilen mesajda, tübitak başkanlığı’na prof. nükhet yetiş’in seçilmesi önerildi. tübitak bilim kurulu, yasaya aykırı bu uygulamayı reddetti.

    2003 eylül – başbakanlık, tübitak bilim kurulu’ndan gelen evraklar hakkında 5 ay işlem yapmadı ve gönderilen tüm evrakları bekletti. çünkü bilim kurulu’ndaki 6 üyenin görev süreleri 2003 eylül’de doldu.
    2003 eylül – bilim kurulu toplanarak boşalan 6 üyelik için yeni üyeleri seçti. onaylanması için başbakanlığa gönderdi. başbakanlık seçilen bu 6 yeni üyeyi onaylamayarak, kendisinin belirlediği 12 kişilik listeden 6 kişinin üye seçilmesini istedi.
    2003 eylül – bilim kurulu, yasalara aykırı olan bu uygulamayı reddetti. bilim kurulu tarafından yasaya uygun olarak seçilen 6 üyeyi de başbakanlık onaylamadı.

    2003 ekim – tübitak’la ilgili bir maddelik bir yasa başbakanlık tarafından tbmm’ye önerildi. bu yasa önerisinde, bir defaya mahsus olmak üzere, tübitak başkanı ve boşalan bilim kurulu üyeliklerine atamayı başbakanlık kendisi yapmak istedi.

    2003 kasım – bir maddelik yasa önerisi, önce eğitim komisyonu’nda, sonra da tbmm genel kurulu’nda akp oylarıyla kabul edildi ve cumhurbaşkanı’na gönderildi.
    2003 kasım – cumhurbaşkanı sayın ahmet necdet sezer, yasayı veto ederek tbmm’ye aynen geri gönderdi.

    2003 aralık – yasa önerisi, tbmm genel kurulu’nda akp oylarıyla tekrar değiştirilmeden kabul edildi. cumhurbaşkanı, ikinci kez veto yetkisi olmadığı için, yasayı mecburen kabul etti. cumhuriyet halk partisi, 141 milletvekilinin imzaladığı dilekçe ile, yasanın iptali ve yürütmesinin durdurulması için anayasa mahkemesi’ne başvurdu.
    2003 aralık – başbakanlık, fırsattan istifade, boşalan 6 bilim kurulu üyeliği için atama yaptı.

    2004 ocak – tübitak bilim kurulu, başbakanlık tarafından atanan 6 yeni üye ile ilk kez toplandı ve başkanlığa, başbakanlık tarafından önerilen prof. nükhet yetiş’i seçti. tübitak bilim kurulu’nun 6 eski üyesi, kararın ardından topluca istifa ettiler.
    2004 ocak – anayasa mahkemesi, tübitak yasası’nın yürürlüğünün durdurulmasına karar verdi. ancak; karar geriye yönelik olarak işleyemeyeceği için, hükümet tarafından atanan 6 yeni üye görevden alınamayacaktı.
    2004 ocak – cumhurbaşkanı, anayasa mahkemesi’nin verdiği karar sebebiyle, atama kararnamesini imzalamadı ve başbakanlığa iade etti.

    2004 nisan – tübitak marmara araştırmalar merkezi başkanı prof. naci görür ve yardımcısı remzi akkök görevlerinden istifa etmek zorunda bırakıldılar.
    2004 nisan – tübitak marmara araştırmalar merkezi başkanlığı’na geçici olarak, “prof. nükhet yetiş’in eşi” önder yetiş getirildi.
    2004 nisan – ankara 1. idare mahkemesi, prof. namık kemâl pak’ın seçim kararnamesini onaylamayarak, prof. nükhet yetiş’in seçilmesini öneren başbakanlığın bu kararını hukuka aykırı bularak yürütmesini durdurdu.

    2004 haziran – yemekhane bölümünde çalışan 13 personel, “idari tasarruf” gerekçesiyle işten çıkarıldılar ve işsiz bırakıldılar.
    2004 haziran – başbakanlık, 1. idare’nin kararına itiraz ederek iptali için başvuru yaptı. bölge idare mahkemesi, 1. idare’nin kararını yerinde bularak başbakanlığın itirazı’nı oybirliği ile reddetti.

    2004 ağustos – ankara cumhuriyet başsavcılığı, tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak ve diğer 3 kişi hakkında “görevi kötüye kullanma” bahanesiyle soruşturma başlattı. adı geçen kişiler, suçlamaları reddettiler.
    2004 ağustos – tübitak’ın popüler bilim kitapları ve popüler bilim dergileri haricindeki yayınlarını basan matbaa kapatıldı ve 12 işçinin işlerine son verildi.

    2004 eylül – yeni yönetim tarafından ilk kez bilim ve teknoloji yüksek kurulu toplantısı yapıldı. asli üyelerden yök, toplantıya temsilci göndermedi.
    2004 eylül – tübitak görevlilerinin ücretlerini belirleme yetkisi başbakan’a verildi.

    2004 ekim – ankara 4. iş mahkemesi, işten çıkarılan işçilerin görevlerine geri dönmesini öngören bir karar aldı. işçilere de 6 maaş tutarında tazminat ödenmesine hükmetti.

    2004 aralık – ankara 1. idare mahkemesi, tübitak başkanı’nı ve boşalan üyelikleri bir defaya mahsus olmak üzere başbakanlığın seçmesini sağlayan kanunu esastan görüşerek iptaline karar verdi. 2004 nisan’da da, aynı mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
    2004 aralık – işçilerin işe iade kararına edilen itirazı görüşen yargıtay 9. hukuk mahkemesi işçileri haklı buldu ve işçilerin işe iadesini onayladı. 6 maaş tutarında tazminat, 10 maaşa çıkarıldı.

    2005 şubat – kamu çalışanlarının çifte maaş almalarını önleyen yasa önerisine, tübitak bilim kurulu üyeleri için “istisna” getirildi. yani tübitak bilim kurulu üyelerinin çifte maaş almalarının önü açılmaya çalışıldı.

    2005 mart – tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak, atanması gerekirken atamasını yapmayan, “hukuka aykırı ve keyfi” davranan başbakan recep tayyip erdoğan hakkında 100.000 ytl istemli manevi tazminat davası açtı.

    2005 nisan – tübitak ulakbim müdürü doç. dr. tuğrul yılmaz görevinden alındı.
    2005 nisan – akp, tübitak yasası’nı değiştirmek için yeni bir teklif hazırladı. bu teklife göre, başbakan’ın tübitak bilim kurulu’na üye seçimindeki etkisi ve yetkisi artıyordu.
    2005 nisan – tübitak yasa teklifi komisyonda kabul edildi.

    2005 mayıs – kanun teklifi, tbmm genel kurulu’nda akp’nin oyları ile kabul edildi.
    2005 mayıs – cumhurbaşkanı sayın ahmet necdet sezer, yasanın üye seçimi ve kurumun özerk yapısı ile ilgili 3 maddesini veto ederek yeniden görüşülmesi için tbmm’ye gönderdi.
    2005 mayıs – cumhurbaşkanı’nın geri gönderdiği maddeler komisyonda aynen kabul edildi.

    2005 haziran – geri gönderilen teklif, tbmm genel kurulu’nda akp tarafından aynen kabul edildi.

    2005 temmuz – cumhurbaşkanı, ikinci kez veto yetkisi olmadığı için, aynen kabul edilen yasayı onaylamak zorunda kaldı. ayrıca, anayasa mahkemesi’ne iptal davası açacağını da kamuoyuna duyurdu.
    2005 temmuz – cumhuriyet halk partisi, kanunun 3 maddesinin iptali istemiyle anayasa mahkemesi’ne başvurdu. mahkeme, cumhurbaşkanı’nın iptal ve yürütmeyi durdurma başvurusu ile chp’nin başvurusunu esastan görüşmeyi kararlaştırdı.
    2005 temmuz – bilim kurulu, yeni yasa doğrultusunda oluşturuldu ve görevine başladı.
    2005 temmuz – anayasa mahkemesi, hakkında başvuru yapılan maddelerin yürürlüğünü durdurdu.

    2005 eylül – başbakan recep tayyip erdoğan, tübitak bilim kurulu üyelerini kabul etti, ve görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti.

    2006 şubat – danıştay, prof. nükhet yetiş’in hükümet tarafından başkanlığa önerilmesini içeren kararı iptal eden mahkeme kararını uygun buldu.

    2006 ekim – 17. asliye hukuk mahkemesi, tübitak tarafından bilim kurulu eski üyelerine açılan davayı, “kurumun atanmış bir başkanı olmadığı ve bu yüzden aktif dava ehliyeti olmadığı” gerekçesiyle reddetti.
    2006 ekim – 16. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı bir bilgisayar mühendisinin işe iadesine karar verdi.

    2006 kasım – 9. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı olan eski iletişim danışmanının işe iadesine karar verdi.
    2006 kasım – 14. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı tübitak tedyeb başkan yardımcısı’nın işe iadesine karar verdi.
    2006 kasım – başbakan recep tayyip erdoğan’ın, tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak’a 7.000 ytl manevi tazminat ödemesine mahkemece karar verildi.

    2007 ocak – 3. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkarılan bilgi işlem eski müdürü’nün işe iadesine karar verdi.
    2007 ocak – 4. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan tübitak sage eski güvenlik koordinatörü’nün işe iadesine karar verdi.

    son iki yılda o kadar çok gelişme oldu ki, artık takip etmekten vazgeçtim. artık tübitak'ın ismi de logosu da değiştirildi; içi tamamen boşaltıldı. böyle bir tübitak, bilim ve teknik dergisi'nin darwin'in 200. doğumgününü kutlayan sayısını tabii ki sansürler. aksi olsaydı şaşardım.
  • hükumetin içini boşaltıp işinin ehli olmayan yetkililerle doldurduğu kurumdur. bu kurumda çalışan bir yetkili nasıl olurda yaşından büyük bir iş beceren çocuğu yanına getirip bilgi ve beceri seviyesini test edip ona göre bu çocuğu değerlendireceğine, çocuğu görmeden yaşından büyük iş yapmış, demek ki kendisi yapmamış diyebiliyor. güzel ülkemde görevi bilimle ilgilenmek olan bir kurumda nasıl bu kadar cahil insanlara görev verilebiliyor aklım almıyor.
  • yurtdışındaki bilim insanlarının tek problemlerinin para olduğunu sanan insanlar tarafından yönetilen kurum sanıyorum. adam ülkeye gelip ne yapsın lan sosyal hayat yok, öküz dolu, manda dolu. dayak yiyen doktorlara tedavi olsun, trafikte şans eseri hayatta kalsın ya da canlı müzik dinlemeye gittiği bar çıkışında bindiği otobüste dayak yesin. kız arkadaşıyla, karısıyla, kocasıyla gezerken taciz edilsin. her türlü haksızlığa şahit olup hiçbirinin çözülmediğine tanık olarak kahrolsun. neden geri dönsün lan? her şeyi şans, kader, kısmet olarak yorumlayan insanlara mı hizmet etsin? depremde göçük altında mı kalsın? hava kirliliğinden hasta mı olsun? %100 dana eti diye ne olduğu bile belli olmayan tek toynaklı ya da kanatlı eti mi yesin? çocuğu bir caninin attığı molotof kokteylilyle can mı versin? istiklalde yürürken kafasına kiremit mi düşsün stadda maç izlerken başına rakı şişesi mi atılsın yoksa koreografiyle mi yaralansın? hangisi olsun karar vermek zor.