şükela:  tümü | bugün
  • not ortalaması (100lüğe çevrilmiş) x 0.5 + ales x 0.5 > 82
    formülü ile bu senenin yüksek lisans bursiyerleri belirlenmiştir.
  • bu bursun lisans son sınıf öğrencileri için olanı da mevcuttur. kazandığınız takdirde yüksek lisansa kabul edilmeden bursiyer statüsüne geçersiniz. bir yüksek lisans programına kayıt yaptırınca belgelerinizi tubitak'a yollar, bursunuzu almaya başlarsınız.

    bu arada bazı sivri zekalı insanlar "bak almanya'da filan eğitim ücretsizmiş, gir burda kolay bir bölüme (bkz: kime göre neye göre)sonra git oralarda master yap bu parayla, krallar gibi yaşarsın, burdaki bölümüde idare edersin işte" diyerek türk insanı cinliğinin güzel bir örneğini gösterirler. bu sivri zekalı insanlardan daha zeki olan tübitak, bursiyerlerine imzalattığı kefalet senediyle kendisinden izinsiz 1 aydan fazla yurt dışına çıkmayı bursiyerlerine men eder.
  • gerçekten akademik amaçlarla yüksek lisans yapan öğrenciler -ki bunlar gayet azınlıktadır- için hayat kurtarıcı olabilecek burstur. yüksek lisansı zamanında bitiremezseniz parayı faiziyle de geri alıyorlar ona göre.
  • lisans ortalamanız ve ales/les puanınız ile başvurduğunuz, gençliğin önünü açan, bol bol sevindiren burstur. başvuru yüksek lisans eğitiminiz başladıktan sonra 1 ay içinde yapılır. başvuru şartları kabaca; tezli bir yüksek lisans programında olmak, lisans eğitimi sonrası 3 / 4 ve üzeri bir ortalamaya, 80 üstü say-ales puanına sahip olmaktır. başvurudan sonra 15 gün içinde sonuçlar açıklanır, şayet bursu kazanmışsanız kavaklıdere/ankara adresine ilgili belgelerin sırası ile gönderilmesi istenir ve işlem tamamdır .

    bursiyer çalışmıyorsa 1.250 ytl/ay, çalışıyorsa 300ytl/ay burs verilir.
  • 2 kez yakalama şansı verilen burslardır,

    1. mezun olmadan önce başvuru yapabilirsiniz.

    şöyle ki;
    ales sınavına girip, sevgili tubitakın belirlediği kriterleri yakaladığınızda başvurabilirsiniz sonra yüksek lisansa başladığınız zaman, yüksek lisansa kayıt olduğunuza dair öğrenci belgesini kuruma göndererek bursunuzu aktif hale getirirsiniz.

    2. mezun olduktan sonra yurt içi bir kurumda yüksek lisansa başladığınızda başvurabilirsiniz.

    şöyle ki;
    1. maddede anlatılanın aynısıdır.
  • yüksek lisansı sırasında bir firmada çalışanlara 300ytl çalışmayanlara ise 1200ytl olarak takdim edilen burs..
  • net bir ales puani istemesini anlamsiz buldugum yardimsever olay. bu sinav senede 2 kere yapiliyor, "o gun hasta olan olur"u gectim, sozelci insanlar yillarca matematik bile gormeden universite bitiriyorlar, bu durumda onlardan ea ales puani istemek zaten sacma ama bir de bunun ustune en az su kadar deyip net bir puan istemek ne kadar dogru. bir adam 4.00 ortalama bile yapmis olabilir, gununu gecesini birbirine katip calismis olabilir ama bir tek sinav sonucu yuzunden binlerce ytlilik yardimdan olabilir. boyle sacma sey mi var? eger en guvenmemiz gereken bilim kurumu da boyle bir yontemle ogrenci aliyorsa vay halimize. eger illa ki ales puani istenecekse bence 3.00 gibi yuksek lisans icin gayet de dusuk(zavalli 4.00lar ne yapsin arada deli gibi fark var adam o kadar ugrasmis) bir ortalama istemeyi bilen bir kurum ales icin de aralik vererek sinav sonucunu kabul etmelidir. yani 78 ales puaniyla adam eliyorsaniz o zaman ortalama isteginizi de 3.60 yapin. ya da illa 3.00 diye diretiyorsaniz da 50-80 arasi ales sonuclari gecerlidir gibi makul isteklerde bulunun.
  • şu sıralar bahsi geçtiği zaman asabiyet miktarımın had safhaya ulaştığı, akademik çalışmayı desteklemesi gerekirken beni tüm akademik yaşantıdan da soğutmuş olan burs.

    öncelikle bu burs tam anlamıyla yardım amacı taşımamakta; kurumda birileri çalışmayana 1.250 verin çalışana 300 ytl verin, ama çalışmayana da elinizden geldiğince 300 ytl vermeye çabalayın ki akşam o artan paraları gazinoda yiyelim düşüncesinin hakim olduğunu düşündürtmektedir. ve kurum bunu gerçekleştirmek için de ellerinden gelen her tür tersliği de çıkarmak için oldukça iyi eğitilmiş bazı memurları da bünyesinde özel olarak barındırmakta.

    şöyle ki kasım ayının bi yerinde bir çarşamba günü saat 16.00'a yakınken bir telefon gelir, ve denir ki sizin öğrenci belgenizde özel master öğrencisi yazıyor, niye özel, olmaz öyle şey, tezli master öğrencisi yazması lazım, bu şekilde burs filan veremeyiz. gayet sakinlikle peki o zaman yarın öğrenci belgesini alır gönderirim cuma günü de elinizde olur dersiniz. karşıdaki menapozlu kadın (ya da en azından menapozluymuş gibi davranan kadın) yok hayır olmaz perşembe günü belgenin elimizde olması lazım diye de diretmektedir. kendisi sizi mesai bitimine doğru aramış, ve tüm herşeyi bi anda gerçekleştirmenizi istemekte, ve gidilmesi gereken okul ise istanbul'un bir ucundadır (bkz: sabancı üniversitesi) sans eseri o sırada zaten okula gidilmektedir, ama okul tarafından asistanlık görevi de size verildiği için aslen ofis saatiniz vardır.

    neyse öğrenci işlerine bi şekilde gidilir durum izah edilir, aslen başvurduktan sonra ertesi gün öğrenci belgesi verilmektedir ama o an durumun vahimliğini görünce bi şekilde halledip hemen gerekli belgeyi de çıkarırlar. ama tabi bu sırada alternatifler de sunulmaktadır, denir ki size perşembe faksı göndersem, akşamına da kargoya veririm cuma elinizde olur aslı. yok hayır menapozluyum ben öyle şeyi kabul edemem der çalışan memur. belgeyi alınca saat 16.30 olur ama zaten o sırada okuldan hareket eden kargo arabası yola çıkmıştır. şehre gidip belgeyi teslim etmenin de mümkünatı yoktur. artık ertesi gün vip kargo ile gönderirim öğlen ellerinde olur denir. akabinde de ertesi gün bursu yatmayan bir öğrenci olarak 54 ytl yi bayılıp kargonuzu gönderirsiniz, ve belge öğleden sonra ellerine ulaşır. menapozlu kadın da tahminen rahata erer, ve sizde neyse hallolsun bi şekilde de napalım artık dersiniz.

    aylarca sürekli belge toparlayıp, notere kargoya bi dünya para bayıldıktan ve istanbul'a yerleşip mezun olmuş arkadaşlarınız maaşlarını çatır çatır alırken siz sürekli buurs buurs diye sayıkladıktan sonra, sonunda aralık ayında bursunuzun yatmasına tam sevinecekken iki aylık ücret olan 2.500 ytl yerine 600 ytl ile karşılaşmanız sonucu bankamatiğe kafa atmamak için kendinizi zor tutarsınız. neyse nedir durum diye ertesi gün sabahtan hemen ararsınız. yine tahminen aynı menapozlu kadına bağlarlar sizi. sebep dersiniz, kyk'dan burs alıyor musunuz derler, alıyorum ama mezun olduğum için aralıkta kesilmesini bekliyordum dersiniz. hah işte o yüzden bakın geliriniz varmış ne 1250si 300 bile çok size tepkisiyle karşılaşırsınız. ama kredi 150 ytl nasi olur, mantıksız değil mi bu dersiniz ama bunun sonucunda bi de belgeleri düzgün okumamakla suçlanırsınız. ee peki uyarsaydınız dediğinizde bilmemkaç kişi var hepsini uyaracak mıyız böyle krediyi kestiren kestirdi der, ee şu sebepten aradınız dersiniz olmaz kardeşim yazıyor işte sözleşmede diye geçiştirmeye devam eder. görüşmenin sonunda da o kadının kafasını hayal edip, sanki ona doğru gönderiyormuşçasına telefonu fırlatıp atarsınız.

    evet kağıt üstünde tübitak araştırmayı gayet desteklemektedir, bu burs sayesinde çalışarak bir sürü maaş alacakken, eğitimim daha düzgün olsun iyi olsun, hem oradan akademik devam ederim denirken, artık ne akademiği mezun olunca işe gireceğim, bilmem kaç yaşıma kadar bunların vereceği bursu mu bekleyeceğim, devletin tüm kurumları bana uzak allaha yakın olsun diye düşünerek, bi anda tüm planların değişmesine sebebiyet vermişlerdir.

    tübitak bu burs karşılığında tezimin sonunda kendilerine teşekkür etmemi istiyor. hazır içimi buraya dökerken ve tezime böyle birşey yazma imkanım yokken kendilerine şimdiden bir teşekkür yazısı iliştireyim:

    beni dilenci durumuna soktuğu, akademik hayattan soğuttuğu, üç kuruş para için yaptırmadığını bırakmayan, bu ülkede paran olmadan okuyamayacağını gösteren tübitak'a yapmış olduğu yardımlar için çok teşekkür ediyorum.