şükela:  tümü | bugün
  • fazlasıyla yakışıklı* bir arkadaşımız.*
  • tivitır biosuna aynen şunları ''şair(?) / model / gelecekte psikolog'' yazan genç. kişilik bunalımı var kanımca.
  • hayret, daha önce hiç söylenmemiş;

    (bkz: yusuf harputlu)
  • (bkz: jack roth)a benzeyen çocuktur.
  • başlıkta görünce haberdar olduğum, ağdalı bir anlatıma sahip olan ama cümlelerinin içi de bir o kadar boş olan, arda erel*ile aralarındaki tek farkın üslupları olduğunu düşündüğüm,popüler kültür mü dersiniz kör cehaletin sıçmığı mı dersiniz artık onun yeni ürünlerinden sadece biri.

    edit: lan oğlum kitap yazmak artık cidden bu kadar kolay bir şey mi çıldıracağım.
  • leonardo dicaprio'nun gençliğine fazlasıyla benzeyen eleman, herkes arkadaşı farklı bir kalıba sokmaya, farklı bir insana benzetme yarışına girmiş açıkca, fakat marjinal örnekler vereceğim derken gerçeklikten uzaklaşma çabası içerisine girme teşebbüsünüzü de bi zahmet burada sergilemeyin derim. zira ne jack roth'a ne de yusuf harputluya benziyor bu arkadaş. kıskanmaya gerek yok bedensel anlamda değerlendirmek gerekirse kusursuzluk sıfatının insan bedeninde hayat bulmuş versiyonu diyebiliriz arkadaşa. ayrıca dünya ortalaması baz alındığında beyni boş bir insan olduğu da söylenilemez , kendi çapında yazıyor ve sorguladığı her halinden belli olan bir eleman, psikoloji okusa da felsefeye karşı olan yatkınlığı ve yeteneğini de şahsen ben göz ardı edemem. ayrıca parası da var. bu kadar yüksek standartlara sahip insanlar genelde varlık bunalımı yaşıyorlar ve kendilerinden daha düşük standartlara sahip insanların yakaladığı mutluluk endeksinin yanına bile yaklaşamıyorlar aslında, bu cümleyi söylemek istedim çünkü sahip olduğu herşeye rağmen arkadaşın yaşadığı boşluk gözlerinden okunuyor ve tüm duygu durumu surat hatlarına tezahür etmişcesine ortada. hayat çok ironik değil mi? insanlar hayatları boyunca ve hatta canları pahasına mutluluğa erişmek için çabalıyorlar, didiniyorlar ve tüketiyorlar fakat arzu ettikleri mutluluk onlara hiç bir zaman gelmiyor sonunda, kovaladıkça daha uzağa kaçıyor. "hazzı bumuymuş?" diyoruz istediğimiz ve ihtiyacımız olan herşeyi elde ettikten sonra. somut olan herşeyi elde etmemize olanak sağlayan para, istediğimiz hemen her insanı kendimize çekmeye yarayan, yakışıklılık\güzellik derman olmuyor, kendisini yaşadığımız her anın içinde hissettiren kadim susuzluğumuza.
  • vasat tumblr kizlarinin unlu ettigi bir baska arkadas bu da sanirim. biryudumkitap'tan bir siirini gondermisler, fasiliteyi takibi birakma sebebim olabilir tekrarlanirsa boyle bir sey. zira en basitinden "fakat unutulmuş örs / unutulmuş örsün gözleri dolar / ve bir salgın olur onlar" diye luzumsuz bir sey okudum sayelerinde.

    neymis beden olarak kusursuzmus, psikoloji okumasina ragmen felsefeyle ilgiliymis ve parasi varmis. o yuzden de bohem olmak zorundaymis. ahahaha olum insan akliyla tassak gecmeyin yav. bu isten anlamiyorsaniz analizini de baskasina birakin. bu determinizmle ismet ozel'in paralel evrende "beden olarak kusursuz, felsefeye ilgili, yeditepede psikoloji okuyor ve parasi var" diye tanimlandigini dusunuyorum da bana bir acayip gulme geliyor.

    neyse, genc arkadasi fazla yermeyelim. umalim da umut sarikaya kendisini kesfetsin, asiri iyi karikatur malzemesi cikarir bundan umut.