şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kalp, kulp olarak görüldüğünde doğan.

    bir fincan kulbu gibi hissettiren, bir araç o'nu sıcaktan koruyan. fincanı dudakla öpüştüren. fakat kulp, ne dudağa değebilen, ne de tabağı öpebilen.
    fincanın tutacağı, o'nun tutanağı sadece.

    ihtiyat, hayallere kask takmak. oysa, suya düşer hep hayaller. derinine düştüğünde gerçek olan, yüzeyinde kaldığında kırılan. hayalinde hep yüzü kalan.

    o yüzden,
    o'nun yüzünden,

    gerek ağladığını itiraf etmek önce bilhassa kendine. gözlerimle gördüm ağlıyordum, gözlerimle ağlıyordum diyebilmek. bazen sadece bulutlandığını görmek ama yağmur bırakmaya başlayamaması bir türlü.

    beraberce geri sayıma başlamak gibi ama bu sefer 0'da alkışlar yok, kutlama yok.
    çığlıklar var sadece bittiğine dair atılan, karşılıklı, ve dışarıya.

    o, atılan dudaklarından dışarıya.

    tükenmez kalem yalancılığında tükenen vaatler.
    parlak bir yazı, sonrası silikleşen. yazması için dibinde kalan son mürekkebi hep zorlanan ama neticede biten, tükenen.
  • boğazında bir yumrukla yaşamak.
    (bkz: #42181560)
  • berbat bir şey.

    hayatımda büyük yer tutan bir olguya artık hayatımda yer veremeyeceğimin farkında vardım. bu durum canımı çok yakıyor. hayatın bu yönünden eksik kalacağımı düşünmek hem psikolojik hem de fiziksel anlamda benden çok şey götürüyor. benim durumum kimine göre "basit" olabilir bunun farkındayım. ancak başkalarının acılarına bakıp da "şükür edecek" olgunlukta hissetmiyorum.

    ve evet; tükendim.