şükela:  tümü | bugün
  • 01 ağustos 2003 tarihli resmi gazete'de yayınlanan yönetmeliğe dayanarak kurulmuş heyetlerdir. 2 haftada bir ilçe kaymakamlığında toplanır, şikayetleri incelerler.
    (bkz: http://www.alomaliye.com/…ici_sorun_hakem_yonet.htm)
    tüketici olarak haksızlığa uğradığınıza inandığınız durumlarda bu heyete dilekçe verebilirsiniz. hakem heyeti sizi haklı bulduğu durumlarda karşı tarafın bu karara uyması gerekir, ya da iptali için dava açmak zorundadır.

    kaptan gusto bir zamanlar kablo internet abonesidir. 1 aya yakın bir süre çok problemli internet hizmeti alabilir. tüm şikayetleri 'yurtdışı çıkışlardan kaynaklanıyor' gerekçesiyle savuşturulur. tepesi atan kaptan gusto gidip kaymakamlıkdaki tüketici hakem heyeti odasına bir dilekçe bırakır. der ki: turk telekom'un bana verdiği hizmet ayıplı mal'dır. 1 aylık sınırsız internet ücreti olan 60 milyonumun tarafıma iadesi.
    tüketiciyi seven hakem heyeti kaptan gusto'yu haklı bulur, bununla ilgili yazıyı kendisine postayla gönderir. bu yazıya eklediği dilekçe ile kaptan gusto, hem turk telekom'a hem de bölgesindeki kablo internet sağlayıcı interaktif firmasına başvurur.
    pişkin turk telekom yönetimi sözleşmedeki 'elimizde olmayan sebeblerden dolayı' maddesine dayanarak bu talebi reddeder. oysa tüketici yasasına göre tüketici hakem heyeti kararları nihaidir ve iptali için dava açılması gerekir.
    interaktif firması tüketici yasasından haberdar olduğu için kararın iptali için dava açar. mesele kaptan gustoya ödeyecekleri para değildir. bu karar emsal teşkil ederse tüm abonelerine o ayın parasını iade etmeleri gerekir.
    dava tarihi hukuk sistemimizin yoğunluğu dolayısıyla, hakem heyeti kararının 9 ay sonrasına denk gelmektedir. kaptan gusto o sırada yurtdışına taşındığı için davaya katılamaz. sonucu hakkında bir fikri yoktur.

    kaptan gusto halen kablo internetteki bağlantısının 4 katı hızda 1024/256 adsl bağlantısına, türkiyede kablo internete verdiğinden daha az para vermekte ve problemsiz olarak internete bağlanmaktadır.
  • tüketici mahkemelerinin iş yükünü hafifletmek amacıyla teşkil edilmiş olmakla birlikte, mahkemelerin muhtemelen "ne saçmalıyorsun sen yahu!" gerekçesiyle esasına bile girmeden reddedeceği uçuk kaçık tüketici taleplerini okumadan ve/veya tartışmadan "haklıdır" kararına bağlayarak çok kişinin ve kurumun iş yükünü ağırlaştıran, sadece mağdur olduğunuzda değil aklınıza esen her tüketim hâli ile ilgili olarak gönül rahatlığıyla başvurabileceğiniz, 774 ytl 'nin altındaki bedeller sözkonusu ise, kararlarını direkt olarak icraya koyabileceğiniz heyet.
  • işleyen bir kurumdur,gerekli belgeleri sunduğunuzda biraz uzun süreç olsa da mağduriyetinizi karşılayacak kararı çıkarırlar.şöyle oldu böyle oldu zaten sistemde sorun var gibi eşe dosta şikayetler yerine kısa bir dilekçeyle başvurun(örnekleri internette dolu)ve bağlı olunan kaymakamlığa verin,işte bundan sonra süreç başlıyor,bir süre sonra sizi ve davacı olduğunuz kurumdan yetkiliyi birini çağırıp bir odaya alıyorlar anlatın vs diyorlar,ya o anda karar veriyorlar ya da sizi tüketici mahkemesine sevk ediyorlar,beni etmediler 1 sene uğraştıktan (aslında uğraşmak denemez sadece bekleme diyelim)sonra faiziyle beraber paramı geri aldım.
  • gayet guzel calisan kurum. resmi bir otorite degil, toplanti sonrasindaki kararlar tavsiye niteligindedir. sikayet olunan firma isterse bu karara uymayabilir. ancak, elinizdeki tutanak ve karar metni, tuketici mahkemelerine gittiginizde delil olarak kullanilabiliyor ve hakimin lehinizde karar vermesindeki en buyuk etkenlerden biri.
  • kadıköy'de 5 aydır bir halı yıkama fiyaskosunu çözememiştir. yapılan tek toplantıda ("mahkeme" falan diyorlar çok karizmatik), yanlış kimyasallar kullanarak 5 halının kukusuna çağrı atan yıkamacılar gelmeye tenezzül etmemiş, hazır bulunan mağdur tarafımızın ifadesine başvurulmuş, dilekçede halihazırda yazan şeyler hiç haberleri yokmuş gibi yeniden anlatılmış, sorgu sual geyiği fazla uzayınca şikayetçi taraf olduğumuz kendilerine hatırlatılmış, "bilirkişi" için beklenmeye başlanmıştır. "bilirkişi" neyi bilen kişidir, nasıl biridir, ihtisas alanı yanlış yıkamayla vazelin görmüş büzük kıvamına gelmiş iran halıları mıdır, bunun eğitimini nerede almıştır, saptamalarını nerede nasıl ve ne zaman yapacaktır; son derece merak konusudur. 2010 gibi ikinci toplantıyı yapacaklarını umut ediyoruz.

    ayda 100$'a hiçbir boktan anlamayan azeri kardeşlerimizi koyuyorlar bu yıkamacılara (onlarınki de nasıl bir kaderdir, memlekette ne kadar kaçak azeri varsa bi şey yıkama işinde arkadaş. ilk gelen azeri'ye "ne iş yaparsın?" diye sormuşlar, o da "yıkarım yağlarım, ne iş olursa abi." demiş herhalde. bu şekilde bir meslek edinmişler sanırım. hiç acımıyorum, günahım kadar da sevmiyorum. ırkçılık/faşistlik falan da değil benimki öyle küçük işlerle uğraşamıyorum; ama hem kaçak, hem babasının memleketi gibi rahat rahat dayılanabiliyor, hem "ya sen bi sus arkadaş ya, senin türkçe'nden bi bok anlamıyorum, senin burada olman yasal mı necisin sen?" deyince sopayla kovalamaya kalkıyor, hem piyasanın değerini kırıyor, hem de yurdum insanını işsiz bırakıyor. üzgünüm.), sonra ayıkla pirincin taşını. hayır öpücük verilmiyor neticede bu eşyalara; para veriyoruz. bi 10 sene kadar kullanmak üzere para veriyoruz. piç etmeye kimin hakkı var? yok kimsenin. bunun için tüketici hakem heyetine gidiyoruz, fakat adam hala "şimdi siz halı yıkamacıdan mı şikayetçisiniz, halıyı satandan mı?" diyor.

    sonra memlekette her taraftan mafya fışkırınca şaşırıyoruz; "hep eğütümsüzlükten" falan ağlayıp duruyoruz. zerre alakası yok. çünkü burhan enişte'ye haber verseydim, 2 gün içinde zararımız kapımıza teslim edilir, özür dilenerek ellerimiz öpülürdü. o sopa da bir yerlerde embedded object olarak devam ederdi hayatına. fakat ne oluyor, ilk sperm gibi illa dürüstlük abidesi vatandaşlar olacağımız için, hakem heyetinin testisinin keyfini bekliyoruz. acı ama gerçek, bu ülkede mafya bürokrasiye hızlı bir alternatif. arz talep meselesi. küçük mafyanın yaptığı işleri bi düşünün; %90'ının, kağnıdaki bürokrasinin ve aylarca beklenen hizmetin hızlandırılmışı olduğunu göreceksiniz. yücelttiğim yok fakat legal yolların aksaklığı içler acısı halde. bu çözülmeden mafyanın kökünün kurumasına imkan yok.

    kadıköy belediyesi'nde buraya başvurduğum gün o 4 birbirinden bayık, dilekçeyle ilgileneceğine çok matah bir şeymişim gibi beni kesmekle uğraşan, okuduğunu anlamakta ciddi zorluklar çeken saykedelik kadını görünce anlamıştım zorlu bir süreç olacağını da; işin bu kadar lavmana döneceğini tahmin edememiştim. böyle giderse bir sonraki toplantıda "hulk smash little meeeeeen!" diye bağırıp ellerimi şaplatcam sonic boom ile sivrisinek gibi afallatıcam hepsini. yeşil yeşil beyinlerini ezicem az kaldı gazetelerin üçüncü sayfalarına. "cinnet geçirip yeşile dönen r.h.b. (26), alkış yapıp 5 kişinin beyin vajinacıklaşmasına sebep oldu." gibi bişi görürseniz benim o. ismimim kısaltmasındaki noktaları doldurup "rahibe" esprisi yapmayın o sinirle sizin de beyninizi ezerim.
  • yaklaşık 15 tl dosya masrafı çıkararak tüketiciyi değil satıcıyı korumaya çalışan kurum. üstelik yaptırım gücü de yokmuş.

    geçmiş zaman olur ki: 15 tl olan dosya masrafını karşı tarafa bindirme talebinde bulunmuştum, olumlu karşılandı. fakat sorun 6 ayda ve benim bir çok kez kişisel olarak arayıp sormamla çözüldü. anladığım kadarıyla her yerde aynı ciddiyette çalışan bir heyet değil bu.
  • 4 aydır paramı gasp eden philips'i şikayet için gittiğimde bana "valla paranızı vereceğiz diyorlarsa hiç bizim işlemlerle uğraşmayın, oturup ücretinizi geri ödemelerini bekleyin" diyen bir heyet bu.
  • tüketicilerin 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun’dan kaynaklanan uyuşmazlıklarının çözüm yerleri; tüketicinin mal veya hizmeti satın aldığı veya tüketicinin ikametgahının bulunduğu yerdeki tüketici sorunları hakem heyetleri ile tüketici mahkemeleri dir.

    tüketici sorunları hakem heyetleri illerde sanayi ve ticaret il müdürlüğü, ilçelerde kaymakamlık bünyesinde oluşturulmuştur

    tüketici mahkemeleri ise ankara, istanbul, izmir adana, antalya, bursa, samsun, konya, mersin ve kayseri illerinde kurulmuştur. bu iller dışındaki il ve ilçelerde başvurular tüketici mahkemesi sıfatı ile asliye hukuk mahkemesi’ne yapılmalıdır. bu mahkemelerde açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.

    2009 yılı için değeri 938,75-tl’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetine başvurulması zorunludur. bu heyetin vereceği karar tarafları bağlar. taraflar bu karara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.

    2009 yılı için değeri 938,75-tl. ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici sorunları hakem heyetine başvurulabileceği gibi doğrudan tüketici mahkemesine de başvurulabilir. bu değer ve üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetinin vereceği karar bağlayıcı olmayıp delil niteliği taşıdığından, taraflarca benimsenmemesi halinde yine tüketici mahkemesine başvurulması gerekecektir.

    ( kaynak: sanayi ve ticaret bakanlığı tüketicinin ve rekabetin korunması genel müdürlüğü web sayfası, http://www.tuketici.gov.tr/…-4484-b977-860350ac8993 )
  • bazı insanların var olduğunu dahi bilmediği ya da yanlış bildiği, gayet de işe yarayan bir kurum. hakkında bilinmesi gereken bazı temel bilgiler:

    *her ilçede vardır ve kaymakamlığa bağlıdır.
    *başvurmak ücretsizdir.
    *başvurmak için bizzat gitmenize gerek yok posta ile başvurabilirsiniz. (ben yaptım oldu, karar da lehime çıktı. valla.)
    *başvurunuzu 3 ay içinde karara bağlarlar. (istisnai durumlar mutlaka vardır ve bu durumlarda hangi yol izlenir bilmem.)
    *2010 yılı itibariyle 1.031,87 tl'ye kadar olan uyuşmazlıklarda mahkeme ilamı yerine geçer. (yani tüketici mahkemesinin verdiği karardan hiç bir farkı yoktur ve alınan kararla şikayetçi olduğunuz kişiyi/kurmu gidip icraya verebiliyorsunuz. icraya verdikten 7 gün sonra hala ödeme yapılmaz ise haciz memurları şikayetçi olduğunuz kuruma kaynak bulması konusunda yardımcı oluyor.)
    *heyetin kararı çıktıktan (ya da tebliğ edildikten) sonra 15 gün içinde memnun olmayan taraf (ya da taraflar) tüketici mahkemesine itiraz edebilir. fakat itiraz etse dahi hakem heyetinin verdiği kararı uygulamak zorundadır.

    bu bilgilerden sonra nasıl başvurunuzu hazırlamanız gerektiğini anlatayım, zira bir çok şikayet yanlış başvuru yüzünden bade olmakta. (isterseniz tüketici hakem heyetindeki memurlar ne yapmanız gerektiği konusunda sizi yönlendirir.)

    *şikayet ettiğiniz ürünü/hizmeti sağlayan firmaya yazılı olarak başvurun, bildiğim kadarıyla yönetmelikte böyle bir şey yok fakat bunu yaparsanız hem işlemleri hızlandırır hem de her çözümü tükettiğinizi hakem heyetine ifade edebilirsiniz. (hesap işletim ücreti için bankaların iletişim formunu kullanabilirsiniz, mağazalar falan için de posta yoluyla iadeli taahhütlü derdinizi anlatan mektup gönderin.)
    *firmanın verdiği cevabı bir kenara koyun. (cevap vermeye tenezzül etmezse dert etmeyin, böylesi daha iyi.)
    *sorununuzu özetleyen bir dilekçe yazın. (ürünü/hizmeti ne zaman aldığınızı, ne sıkıntı yaşadığınızı, firmaya başvurduğunuzda size nasıl çözümler üretildiğini.)
    *bir zarfın içine dilekçenizi, fatura ya da dekont gibi ödeme yaptığınıza dair belgelerin örneklerini, var ise karşı tarafın verdiği cevabı koyun. (hesap işletim ücreti için ne faturam ne de dekontum var dediğinizi duyar gibiyim, internet şubesine girin, hesap hareketlerinizi paranın çekildiği tarihe göre filtreleyin ve yazıcıdan çıktısını alın. damgalı kaşeli belgelere ihtiyacınız yok. bunu da yaptım oldu.)

    şimdi sıkıntınızı anlatan dilekçeniz, firmaya yaptığınız başvuru (varsa cevabı), ve mağdur olduğunuza dair fatura/belge/dekont her bişeyiniz hazır ise sıra başvuru yapmaya geldi.
    *başvurunuzu kafanıza göre herhangi bir heyete yapamazsınız. ikametgahınızın olduğu ilçedeki heyete ya da hizmet aldığınız ürünün genel merkezi/şubesi hangi ilçeye bağlı ise oranın kaymakamlığındaki heyete postalayın ya da elden teslim edin.
    *başvurunuz alındıktan sonra şikayet ettiğiniz firmaya tebligat gider, hakkınızda böyle bir şikayet var nedir mevzu şeklinde.
    *firma cevap verir ya da vermez, daha sonra bilir kişi incelemesi şusu busu derken 3 ay içinde karar çıkar.

    şikayetiniz mantık dahilinde ise karar lehinize çıkmıştır ve mahkemelerde sürünmenize gerek kalmamıştır.