şükela:  tümü | bugün
  • göz hastalıkları uzmanı, deü de görevli, alsancak ta hasta kabul ediyor.
    (bkz: tam gün çalışma yasası)
  • konusundaki uzmanlığına birşey diyemem ama çocuk psikolojisinden filan hiç anlamaz. muayene ettiği çocukları ve velilerini saçmasapan nedenlerden azarlar. dandik plastik oyuncaklarını elledi diye çocukları ağlatır.. bu konuda kabarık bir sicili, kendisine hitaben yazılmış izmirde elden ele gezen şikayet mektupları filan vardır.

    uzmanlığına ihtiyaç duyacak kadar önemli bir nedeniniz yoksa, örneğin rutin göz kontrolleri filan alternatifleri tercih edilmelidir.
  • doktorluğunun iyi olduğuna belki şüphe yoktur bilemem. ama bir insanın konusunda uzman olması her şeyi doğru yaptığını göstermiyor diye düşündürten insan. kızımı götürdüğümde başka bir alternatif bulup "bu doktor çok kazanabilir ama benden para kazanmasın" diye düşündürtür. misal yanında çalışan bayanın her geleni bir nedenle azarlaması, doktorun biraz bilgi verdi diye böbürlenmesi, basit oyuncaklar için çocuğu azarlaması, sahte bir içtenlik vs. "paranın gözü kör olsun, biraz parayı görünce nasıl da değişiyor insan" diye düşünmeden edemiyorum.

    gittiğimizde çocukla ilgilendi, evet .. ama çocuğun oyuncakları yan odaya götürmesine izin vermedi, içimden "tamam, belki de bu kadın biraz düzeni seviyor" dedim ve diyeceklerimi yuttum. " ne var canım alt üstü oyuncak, yan odaya götürsün, orada oynasın, sonra geri koyarız" diyemedim.
    muayenesi biten bir çocuğa yanında çalışan kadın şeker verdi, ben o sırada yan odadaydım, kızım da şeker isteyince vermiş. çocuk elinde şekerle benim bulunduğum odaya geldi . kadın çocuğa şekeri açmamamı söyledi. ben de "keşke vermeseydiniz o zaman" dediğimde "hanımefendi orada bulunsaydınız da verdirtmeseydiniz" dedi. onu da yuttum. "hanımefendi bekleme salonu ile şeker verdiğiniz salon aynı yerde, çocuk bu, görünce şeker ister, farklı odada bekletseniz de çocuk da istemese" diyemedim.
    sonrasında doktor bizim çocuk için bilgi verip de ben bir soru sorduğumda "hanımefendi ben size her şeyi anlattım, daha önce gittiğiniz doktorların hangisi size bu kadar bilgi verdi." diye azarladı. yuttum. " diğer doktorlar da sizin kadar bilgi verdiler. kaldı ki onların ücreti 100tl iken sizinki 450tl, tabi ki hizmet vereceksiniz, paradan öte işiniz bu zaten. " diyemedim. girerken sahte gülücükler, çıkarken sahte el sıkmalar...

    düşündüm, muayene ücreti bu kadar yüksek olan, belki aylık 300.000 tl den çok kazanan bir kadının neden hasta yakınlarını azarladığını, neden 3 kuruş kazanmak için bu kadar sahte davrandığını, neden insanlara ve çocuklara fırça kaymak yerine etrafı toplayan bir kadın daha tutmadığını, neden şeker verdiği oda ile bekleme odası aynı yerde olmayan bir ev tutmadığını düşündüm. nasıl bir aymazlık, nasıl bir kibir, nasıl bir pintilik.

    kızımı bir daha götürmeyeceğim muhtemelen, zira kimsenin kimseye bu şekilde davranmaya hakkı olduğunu düşünmüyorum. hiç kimse bilgisi ile başkalarını dövemez. hiç kimse ihtiyacı olan bu kaygılı ebeveynlere ona muhtaç olduklarını bildiği için köpek gibi davranamaz. mesleğini sevmiyorsan bile, çocuklardan hoşlanmıyorsan, insanlardan hoşlanmıyorsan bile onlara her şeyden önce saygılı davranmalısın. saygı ve içtenlik.. keşke...