şükela:  tümü | bugün
  • bodrum masalı adlı dizide ipek adlı karakteri oynayan güzel kız.

    https://2.bp.blogspot.com/…m-masali-dizisi-ipek.jpg
  • ufak tefek cinayetlerde merve'nin (bkz: aslıhan gürbüz) gençliğini oynamaktadır. aslıhan gürbüze şaşırtıcı derecede benziyor.
  • sevgili tülin,

    öncelikle hakkında sadece ve sadece 2 satırlık yazı giren ekşi sözlük namına özür dileyip ben böyle sözlüğün taaa nağmına k....neyse sakinim. küfürden korkup kaçma, bundan sonraki cümlelerim gene normal olmasa da en azından küfürsüz.yani yer yer.

    sssssen aşırı derecede tatlı sevimli masum bir şeysin.hayır çataldil konuşmadım ve slytherin'li değilim,sadece sensizim. seni görünce alparslan kuytul videosu izlemiş şakirt gibi bir adanmışlık, adnan oktar videosu izlemiş gibi bir karışıklık, çayhane ve hayalhanem serisi izleyerek beynini kiraya vermiş gibi bir mürit gibi alışkanlık,ebu hanzala sohbetine katılmış bir yeniyetme misali dünyayı fethetme hissi doluyor her hücreme.

    bundan önceki bütün platonik aşklarımın senin evrensel kümende alt küme olarak kaldığını hissediyorum; öyle bir his ki bu , sanki zamanında bitcoin almamış birisi gelip beni devamlı dürterek ' abi bitcoin alacaktık bak şimdi 14 bin dolar oldu amk ' diye kafamı sikiyormuşta, bende ona ' ben tülin diyorum sen bitcoin diyosun, siktir git hesabı iste akif,kalkalım beni efkar bastı' demişim misali.

    gel benimle çok çok uzaklara, hüzünlerimi bir parça aşkla değiştir.

    şu an içtiğim kırmızı şarabın yanında ne iyi giderdi biliyor musun? içinden tatlı ve utangaç bir biçimde yüzündeki sırıtmayı engelleyemeden kızarmış yanakların ve şaşkın beklentinle 'ben mi?' diyorsun ya, hah deme onu işte. sen ne alaka ya?! peynir lazım ulan peynir. midem iflas etti artık şarap içmekten.ben burada gıda ve keyif zehirlenmesi geçiriyorum sen romantiklik peşindesin.

    öfori nedir bilir misin? tarif edilemeyen,anlık cereyen eden gereksiz mutluluk hali. ben son günlerde sigaranın yerine koyacak bir şeyler arıyordum.böyle bana efkarlandığım ve keyiflendiğimde eşlik edecek ne olabilir diye ararken senin fotoğraflarını buldum. aslında o sebepsiz mutluluğumun kaynağı varmışta ben ismini koyamamışım.seni gördüğümde yaşadığım hissin aynısını baharın ilk havalarında yaşıyorum. soğuk iklim insanı değilim,olamadım. bana kalsa sadece yaz mevsimi olsun ve insanlar gündüz uyuyup gece çalışsın. bu projem üzerine hala çalışıyorum.

    gel benimle bilinmez duraklara,mevsimlerimi bir dalga yaza dönüştür.

    kafam aşırı iyi oldu ama yazıya devam etmem lazım. ne diyordum, evet bu yazı girişimlerimin karşılığını görmeyi umursamıyorum. zaten ciddiye alsan bu sefer senin aklından şüphe ederdim. bundan 50 yıl sonra çocuğumuza ya da birkaç yıl içindeki olası bir röportajda 'hayatının aşkıyla nasıl tanıştın?' sorusuna 'ya o bana kendi başlığım altında ekşi sözlükte aşk mektubu tadında bir yazı yazmıştı, çok hoşuma gitmişti ve nedendir bilmiyorum onunla tanışmak ve konuşmak sanki bende bir şeyleri tamamlayacakmış gibi hissettim ' diyecek halin yok.manyak mı lan bu kız derler. bak şimdi hayalleri 500 hundred days of summer tadında expansion pack ile sunuyorum; seninde ekşi sözlük hesabın var ve bana cevap yazıyorsun! (oha yok artık lebron james) yok yok en makul olanı,okuyup etkilenmen, ekşi sözlük hesabı olan bir arkadaşın aracılığın ile iletişim bilgilerini ulaştırman ve mutlu son.

    bırak,dudaklarından benler okunsun.bırak, ellerim saçlarına dokunsun.

    ara ara es veriyorum, sebebini açıklayacağım. yoksa ben ilk buluşmada saçlarını geçtim sen istemeden ellerini bile tutmam. onu geçtim gözlerine bile bakmam. tu allah kahretsin seni defol git diye odunla kovalıycam hatta. pislik iğrenç şey seni. evet yukarıdan yönetmen uyarıyor 'oha evladım, hayvan mısın? o kadar da değil ' diye, sözlerimi alıyorum. bütün bu şakayla karışık göndermeler ve teşbihler bir yana, 8 şubat perşembe saat 9'da kadıköy woodstock'ta olsan ya. menajerliğe giriş yaptığım grup sahne alacak. aklımda ne var biliyo musun? eğer seni o gün orada o saatte veya devamında görebilirsem , bu mesajı okuyup oraya gelme ihtimalini hesaplayacağım. bunun olma ihtimali büyük ikramiyenin bana çıkmasından daha düşük biliyorum, lakin ben hayatım boyunca hiç piyango bileti almayan ve fakat böyle bir yazı yazanım.o yüzden beklerim, belki çok, belki daha çok beklerim.bana uzun bir zaman sonra, soyut isimlerden somut isme çevirecek şekilde, adrese teslim yazı yazdıran kadını beklemek yapacağım belki en iyi şey olacak.alkollüyken yazılan her şey ayıkken düşünülmüştür, bunu bil ve hatırla sadece.

    söz veriyorum,herşey çok güzel olacak.

    sadece sen ve ben.

    https://www.youtube.com/watch?v=fnuuixxwgak
  • sevgili tülin,

    ben mehmet günsur'dan nefret ederim. sen elbette pek bir hayranlık beslersin kendisine lakin ben daha çok suat suna'cıyım. suat her ne kadar kemanla efkarımıza iştirak etse de en azından onun yüzüne bakınca bu adam da bizden be, bu adamın da kalbini kıran birileri var derim. ama mehmet günsur öyle değil.samimiyetsiz, eksik ve olmamışların yeri yok bizim soframızda.biz öyle bir nesildik ki, eskiden yakışıklı adam kıskanılmazdı, lakin eskiden çirkini de yakışıklısı da sevdiğine kavuşamazdı, belki de ondandı.kötü yürekli olduğumuzdan değil, çilingir sofrasına bir tane daha kapıda kalmış yüzü buyur etmek, misafirden ziyade 'olsun be kardeşim' diyebilmek mutlu ederdi. acıdan keyif alırdık be tülin, acının tadı anasondu.

    yalan değil.

    ha keza nedir bu serenay sarıkaya? ya ben sana yeşim salkım'ın dönemini anlatsam sanırsın ki osmanlı yeniden dirilmiş,kösem sultan yönetime geçmiş.o kadının çektiğinin onda birini çekmemiş isimler şimdi o kadından 10 kat daha meşhur. doğru yerde yanlış zamanda doğmanın bedelini ne de ağır ödetiyor bu topraklar tülin, tahmin bile edemezsin.gözlerinin rengi kadar derin ve akıl almaz.

    deli mavi.

    işin aslı sibel alaş'ta yatıyor tülin. uzunca bi müddet sibel bilgiç ile karıştırdığım bu zatın şu sıralar game of thrones kitaplarına çevirmenlik yapması beni üzdüğü kadar sevindirdi de.biz adamlığı sibel alaş'tan öğrendik tülin, o yüzden bu metafizikle bezenmiş sanat açlığı hep yeşerdi içimizde.benim olduğu kadar yaşıtlarımın hayatı bir psikolojik gerilim ve fantezi macera tadında yaşamasına sebep olan sibel alaş'ın bizzat kendisidir.

    adam.

    senin şimdi elinin altında kocaman bir internet diyarı var, kim kimin nesidir, ne yapar,burcu harcı hocası hacısı kocası bacısı kimdir diye adeta adli sicil kaydı çıkarır gibi zahmetsiz bir kolaylıkla edinebildiğin bilgi havuzun benim soner arıca'nın kadir inanır'ın akrabası olduğunu kendi imkanlarımla öğrendiğimdeki şaşkınlığın dolaylarında bile dolaşamaz.vakit nakittir ancak senin zamanında, lakin vakitin tatmin olduğu yılları sen pas geçtin. sevdiğin bir şarkıyı her zaman çalabildiğin bir lüksten ziyade gecenin dördünde bir radyo kanalında denk getirebilmek, kulaklık dışarı fazla ses veriyor mu diye şöyle bir etrafı kolaçan etmek, o en fazla dört dakika sürecek şarkıyı dinleyebilmek için en az 1 dakika efor sarf etmek güzel miydi yoksa mecburiyet miydi hala bilmiyorum. üstüne yazabildiğim her şeyin güzel olduğuna kanaat getiriyorum artık, eskiye dair özlemimi de yanlış anlama sakın.şimdikilerin eskidiği bir dünya hatırlanmaya değer değil, demek istediğimi anlaman gerek.

    vefasız.

    sıla konusunda hemfikir olabiliriz. rakı soframa az eşlik etmişliği yok. peki sen ferda anıl yarkın dinledin mi? bak sen ya da ben sıla'yı dinleyip içmişizdir ama isyan etmemişizdir.ferda dinlerken üzülmeyen insanın ben insanlığını sorgularım, o insan kötüdür.

    sonuna kadar.

    kötülük sana intikam duygusu verirken bize gökhan kırdar'ı uzatır. biz öyle bir yetiştik ki gökhan türkmen'e gerek kalmadı. sen duygularında batı ezgileriyle doğunun çekinik kaldığı harmonileri seversin ya tülin, biz bize ne verildiyse ondan vazgeçemeyiz. bağnazlıktan değil,alışkanlık ve belki de aşk. biz gökhan yazdığımızda klavyede kırdar diye tamamlamak zorundayken sen otomatik olarak çıkan türkmen'e uzatıyorsun ya fareyi, ah keşke vaktin olsa da gözlerini aşağıya kaydırsan ve tözü görsen.bin türkmen'i bir kırdar'a değişemeyeceğim bir ticaret bu.

    yerine sevemem.

    akşam akşam nedir bu soldan gelip diyaframı tıkayan, alkole meylettiren diye sorduğun soruların cevabı bende hep kerim tekin. kerim tekin, uzun aşkların ya da başlamamış sevdaların değil, başlayıp yarım kalmış ne varsa onun mirasıdır. her seferinde enkaz devralacağın tüm mirasların müsebbibi kerim'dir. eğer bir gün 'ya bu olsa idi o kadar mutlu olacaktık ki' diye geçmişe dair keşkeden ziyade of çekeceğin ne varsa;asla bütün olmayacak paydaların varsa kerim tekin'i payla. bekle, önce hava kararsın.

    akşamlar.

    ve unutmadan belirtmek gerek ki,

    şerefine.
  • hakkında sadece 4 entry girilmiş olmasına şaşırdığım dizi oyuncusu. buralar çok değerlenir haberiniz olsun.
  • çok hoş ve başarılı gerçekten.