şükela:  tümü | bugün
  • tülü tabaklar, türkiyede ve dünyada sadece balıkesirde var.

    milli günlerde düğün ve bayramlarda,debbağ esnafı tarafından gerçekleştirilen bir gösteridir. en az on kişiden oluşan bir grup keçi ve koyun derilerinin tüylü yerleri dışa gelecek şekilde giyer.deriden bir başlık,ucuna tüylü deri takılmış bir sopa ve üzerlerine dongurdaklar takarak ahalinin üzerine yürünür. tülü grubunun başında bir “tülü kadısı” bulunur.bir eşeğe ters binerek bahşiş vermeyenlere elindeki sopanın tüylü kısmıyla su atar.

    balıkesir'i işgal eden düşman kuvvetleri gece devriyesine çıktıklarında tabakhanede çalışan işçilerden korktuklarını gören balıkesir kuvayi milliyesi, işgalci gece devriyelerini korkutmalarını ister ve böylece gizlice toplantılar yapılır ve kararlar alınırdı. balıkesir her altı eylül günü balıkesirin kurtuluş gününde özellikle halka saldıran onları kovalayan tülükabaklar, halkın neşe kaynağı olmuştur.

    http://wowturkey.com/…_125_tulukabaklar_6_eylul.jpg (link yenilendi.)
  • avusturya'da yapılan krampus'un türkiye versiyonu

    hatta christoph waltz'un ağzından dinleyelim tam olsun:
    link
  • balıkesir'de her yıl 6 eylül'de düzenlenen resm-i geçitte, sağa sola koşturarak izleyen çocukları korkutan, kömür karasına boyanmış, hayvan postuna bürünmüş dabakhane esnafı.

    kara kışın uzun gecelerinde, rüzgar estikçe insanın içine dolan korkuların bir nedeni olmalı hep: karakoncolos, krampus, al karası... çünkü korkunun nesnesi belirginleşip, oyuncaklı hale geldikçe (mesela halloween), dünyevi düzene ve değerler hiyerarşisine katkıda bulunur; çocuklar büyüdükçe iyi ve kötüyü birbirinden ayırabilir olurlar. ve yukarılarda bir yerlerde durup insanları keyfince cezalandırdığına inanılan güçler böylece yeryüzüne iner, baş edilebilir olurlar sonunda.

    emperyal olanın yerel üzerinde hak iddia etmesinin cisimleşmiş halidir tülü tabaklar. işgalciden kurtulmak için icat edilmiş, sonradan da bu kurtuluşun yıldönümünde, hem işgalin yarattığı dehşet unutulmasın diye hem de görünüşe aldanmamanın bir öğretisi olarak kullanılır olmuştur. boşuna çocukları korkutmaya çalışmaz tülü tabaklar: ödü patlayan çocuğa aslında tülü tabakların "iyi" olduğunu, kurtuluş savaşı'na işgalcileri korkutarak yardım ettiklerini anlatırlar. iyinin görüntüsüyle kendisi aynı olmayabilir.

    çocuğun daha ne olduğunu bile anlayamadan o ilkel duyguyla -hayatta kalma içgüdüsüyle- bu şekilsiz yaratıklardan korkmasının, o nedensiz/büyülü korkunun muazzam bir işlevi vardır aslında: işgalcilerin de kendisi gibi bu yaratıklardan aynı refleksle korkup kaçtığını anlayan çocuk, kendisinin/ailesinin karşısına dikilen güçlerin nasıl olup da kaçıp gittiklerini anlar böylece; ama bir yandan da, kendi korkusunun nedenini anlar, ve aslında korkulacak bir şey olmadığını... her şeyin bir nedeninin, üstelik haklı bir nedeninin olduğunu kavrayarak güçlenir.
    ve sonunda tülü tabaklara da, nedensiz korkulara da pabuç bırakmaz olur.

    bir kaç sene sonra tülü tabaklardan korkmayacak, belki gülümseyerek kaldırım kenarında durduğunda, yüzüne eline karalar sürerek gecenin içinde görünmez olan, hayvanların derisini üzerine sararak yırtıcılara benzeyen derici de kendisine gülümseyecektir. aynı taraftadırlar çünkü haklının haksızı doğanın düzenini bilip doğaya uyum sağlayarak ve sonunda doğanın bir parçası halinde yeneceği savaşta.
hesabın var mı? giriş yap