şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yüzde 250 katıldığım tespit. bunlara askeriyedeki astsubayları da katabiliriz ya da asker ocağındaki askerleri. ya olm sabah akşam tiktok çekip, instagram hikayeleri yayınlayan adamlar nasıl hudut nöbeti tutuyor.
    kelimeler boğazımda düğümleniyor, ülkenin geleceği, ülkenin güvenliği kimlerin elinde amına koyayım
  • yine geldi öğretmen düşmanları.
    bu önermeyle gelen de ülkenin sayılı profesörlerinden yahut vatana çok yararlı birisidir, eminim.
  • öğretmenlik ehliyetle mümkün olabilmeli. periyodik aralıklarla ehliyet sınavı yapılmalı. psikolojik yeterlilikten tutun, iletişim yeteneğine, çocuk sevgisine, bilgiyi aktarabilme yeteneğine kadar her şeyi ölçebilen bir sınav olmalı. öğretmenliği herkes yapamamalı.

    her nesil bir öncekine göre daha sorumsuz çıkabiliyorsa bu dandik öğretmenlerin (iyi öğretmenleri tenzih ediyorum), kalitesiz eğitimin ve bilinçli olmayan ebeveynlerin ortak bir sonucudur.

    tanım: kısmen gerçeklik payı olan tespittir.

    edit: bazı kişiler mesajla rahatsız etmeye başladı. yeteneğine güvenen bu entry'mden rahatsız olmaz. demek ki böyle bir sınav yapıldığında kalacaklarını düşünüyorlar. kpss'den xyz'den yüksek almış olman sana çocuklarımı emanet edeceğim anlamına gelmez, gelmemeli.
  • çok güzel bi olay. herkese tavsiye ederim.
  • genellemeci troll beyanı.
    kemalist olanlar hariç de ulan.
    edit: ateist, hümanist, idealist, komünist, feminist ve ayrıca popülist olanlar da işlerini güzel yapıyor.
  • formasyon diye diye birkaç aylık kursla tüm fen-edebiyatcıları ve diğer saçma sapan bölümlere pedagojik formasyon verirseniz önüne gelen herkes öğretmenlik mesleği hakkında böyle havlar.
  • bir öğretmen olarak sonsuz katıldığım tespit.
    -birçoğunun hobisi yoktur
    -birçoğu spor yapmaz
    -birçoğu kitap okumaz
    -sınav görevi alsak da bu ay ek ders biraz daha fazla olsun kafasındadırlar, bu dersi de bugün şöyle işleyeyim çocuklar nasıl tepki verecek bakalım diye hiçbir heyecan kırıntısı taşımazlar, taşıyanlara mal gözüyle bakarlar, yaratıcı değillerdir
    -bizim eğitim sistemimizde “değerler eğitimi” diye bir şey vardır mesela hiçbir ülkede bir örneğini göremezsiniz, saygı duymayı bilmeyen öğretmen çocuklara saygıyı öğretmeye çalışır!
    -tiyatro/sinema/konser onlar için boşa para harcanacak yerlerdir, düzenli asla yapmazlar bunu, ayda yılda bir instagram storylerine hikaye atmak için gidiyor olabilirler.
    -üretmezler, gördüklerinin aynısını kopyalayıp yapıştırırlar...
    -en iyisi olmak başkasını ezmektir, kendisi çabalayarak, bilgi paylaşarak en iyisi olabileceğini asla düşünmez.
    -yürüyen egodur birçoğu.

    peki pek değerli mühendis, doktor, esnaf, hemşire, stilist, satış danışmanı arkadaşım; sen bunların hangilerini yapıyorsun?! toplumun çıtasını yükseltiyor olman gerekir çünkü bu yaptıklarınla, sen bunları yapıyorsan senin çocuğun zaten okula geldiğinde öğretmeni zorlar, sınırları zorlar... söylesene, lisede hangi sporla ilgilendin? en sevdiğin sanat dalı hangisi? hobin ne? neyi süper yaparsın?

    topluca uzay boşluğuna fırlatılacak bir ülkeyiz biz arkadaşlar, zorlamayın. öğretmenmiş! pehh!

    edit: bu entry üzerinden yürüyecek arkadaşlar 28 yaş üstü ve 1.80 üstü olmanız önemle rica olunur, aşağısı benim yaşı ve boyu kurtarmıyor afshsvsbfns

    yuhh, hani öğretmenler beş kuruş etmezdi, mesaj kutumu görseniz inanamazsınız! ikiyüzlüler!!

    edit2: yanlış kelime yazımı.
  • boş beleş demeyelim de; öğretmenler ekseriyetle kalitesiz ve bilgisiz. öğrencileri pek dert ettiklerini düşünmüyorum. tek dertleri maaşları, iyi bir yere atanmak ve birbirlerini nasıl sikebilirizi düşünmek.
  • tüm öğretmen düşmanlarının toplandığı başlık. adam hem başlığı açmış hem de ekstradan entry girmiş. düşünün adamda olan öğretmen düşmanlığının boyutunu. neyse ya tatil gelse de bir yerlere gitsek. bu arkadaş da öğretmenler bok gibi temalı yeni bir başlıkta zırlasa ne güzel olur.
  • hükümetin işsizliğe bulduğu parlak çözümün sonucudur. millete koyulan ağır vergilerin sebebidir.

    ülkenin tek gelir kaynağı halktan alınan zengin fakir ayırt etmeden elektriğe suya, neredeyse aldığımız nefese koyulan dolaylı vergiler,

    halkın tek gelir kaynağı öğretmen, polislerin, askerlerin, imam ve diğer memurların yaptığı harcamalar, çoğu ilde ihtiyar esnaf bununla yaşamını sürdürüyor, o esnafın çocukları da memur olup başka ilin esnaflarını ve ekonomisini döndürüyor. koca ankara bile memur ekonomisi. izmir, hatay dahil ikisi arasındaki sahili olan illerle marmara'da istanbul, kocaeli ve bursa dışındaki diğer illerin tamamı hepsi memur ekonomisiyle dönüyor.

    öğretmenlerin bu ortamda paradan ve konfordan başka birşey düşünmemesi aslında sadece onların suçu değil. imam, dini temsil edecek yerde maaş, izin derdinde, öğretmen çocuklara örnek olması gereken ulvi bir konumda ama gözü maaş ve izinde, polis vatanı koruma derdinde olması gerekirken gözü taltif, izin ve başkasının nasıl çalıştığında. herkes ama herkes böyle kardeşim. buna engel olamazsın. tasavvufta yükselmeyen herkes böyle hayvansal duygu ve temel içgüdülerle yaşar. iki kere iki dört.