şükela:  tümü | bugün
  • müziğin yoğunluğuna bakarak karar verilmesi gereken. bunu belirlerken öncelikli olarak şu kıstaslara bakalım:
    1- üretkenlik
    2- bu bestelerin ne kadar kompleks olduğu
    yani aşağıya 30 saniyede iki nota bend çeken david gilmour falan yazmayın hisli diye.
    3- zaman ve mekan konusunda evrenselliğin sınırlarını ne kadar zorlayabiliyor?
    doğu ezgileri bizim kulağımıza hoş geliyor atıyorum ama batılı herif opera dinlerken ancak bu duyguları yaşayabiliyor. hah işte, bunun ne kadar ortasında bir yerlerde konumlanabilmiş bu önemli.
    4- icra. ve kulağa geliş.
    kanımca bu ankette en önemsiz ama bir o kadar önemli bir husus ta bu. günümüz müzisyenleri için geçerliliği var sadece, bu açıdan geçmişe yönelik bir değerlendirme yapmak mümkün değil. dinlerken ilk bakacağımız şeydir belki ama bugün sayısız icracı var ve hepsinin kulakta bıraktığı tat ayrı. tuşe bir yere kadar geliştirilebilir, kompozisyonlara biçim verilebilir bunlar da yetenek işidir ancak bizim baktığımız sıfırdan bir eser inşa etmek.
    aklımdaki isim: (bkz: sergey rachmaninov)
  • (bkz: wolfgang amadeus mozart)

    daha iyi bir müzisyen gelmedi, gelmeyecek.
  • tüm zamanlar sanki biraz haddinden fazla daraltılmış bir dönem olmuş. ciguli ile donald kachamba fena kapışır bence, tabi izzet altınmeşe ile simon diaz'ın karşılaşması da sürprizlere gebe. ben yine de ghulam ali derim. tadao sawai'yi de unutmamak lazım.
  • bana göre (bkz: hans zimmer)