şükela:  tümü | bugün
  • opera sanatçısı ve baglama üstadı. yeni türkünün akdeniz akdeniz albümünde baglama çalmış, sesini de kullanmıştır.
  • oldukten sonra adli sarkidaki performansi takdire sayandir.
  • memleketin en güzel erkek vokallerinden biri. bambaşka biri.
  • 24 ocak 2007'de anadolu universitesi sinema salonunda 18:30 da ugur mumcu'yu anma etkinlikleri icersinde konser verecek zat-ı muhterem.
  • türküleri abartısız muteşem yorumlayan, dinleyen kişiyi gerçek anlamıyla mest eden sanatçıdır. dinlenilmesi gerekir. ankara'da olanlar bu bakımdan şanslıdır.
  • sahne performansına yakından tanıklık etmiş biri olarak diyebilirim ki sesinin gürül gürül çağlayışında türkü söylemeyi muhabbete ve aşka yasladığı öyle bir hissediliyor ki aksisedasının peşinden sürüklenmemek elde değil.

    ankara devlet opera ve balesi sanatçılarından. yakın arkadaşı ömer yılmaz gibi "türkülerin operadaki sesi" olma sıfatıyla harika işlere imza atıyor. öğrendik ki ordulu mahalli sanatci muhsin tercan'ın oğluymuş.
  • opera sanatçısı, bariton. kendisi ile birlikte konser verme şansına eriştiğim çok sevdiğim bir ağabeyim. fazıl say'ın nazım adlı albümünde üç selvi, pazar, davet ve yaşamaya dair adlı parçaları seslendirdi. 1961 yılında istanbul'da doğmuş, 1980 yılında ankara devlet konservatuvarı şan bölümü'ne girmiş, 1986 yılında konservatuvarın şan-şöhret aman pardon şan-opera yüksek bölümünü okul birincisi olarak bitirmiş.

    "mezun olduğu yıl ankara devlet operası'nda solist olarak kariyerine başlayan tercan, bu görevindeki başarı çizgisini yükselterek sürdürmektedir.

    1986 yılından beri evrensel ve ulusal opera repertuvarının önde gelen eserlerinde başrol üstlenen sanatçımızın yurt dışında verdiği konserler ve solist olarak ülkemizi temsil ettiği operalar yankı uyandırmıştır.

    tuncer tercan'ın yurt içi ve yurt dışında oynadığı opera rollerinden bazıları şöyle sayılabilir:

    ii trovatore'de "conte di luna", la traviata'da "g. germond", lohengrin'de "friederich", don giovanni'de "don giovanni", ii tabarro'da "michele", carmen'de "escamillo", sevil berberi'nde "figaro", istanbulname'de "ali".

    ankara devlet konservatuvarı'nda öğrenim gören değerli baritonumuz tuncer tercan, anadolu türküleri üzerinde özel olarak çalışmakta, şan-opera birikiminden yararlanarak oluşturduğu türkü söyleme üslubunu, resital anlayışı içinde, yurt içi ve yurt dışı konserlerinde sergilemektedir."
  • bugün canlı canlı öldükten sonrayı dinledim ya kendisinden ölsem de gam yemem...
  • yeni türkü'nün akdeniz akdeniz albümüne vurulmamı sağlamış opera sanatçısı, o büyüleyici sesiyle türküleri yorumlaması bambaşkadır. canlı izlediğim,dinlediğim için kendimi şanslı hissediyorum.

    yeni türkü'nün 30 yılın türküsü konserinden ;

    >> http://curan.deviantart.com/…u-30-yil-iii-130725000
  • "sebepsiz türkü yakılmaz ama sebepsiz yere türkü söylenebilir. sevinçliyken, hüzünlüyken, çok severken, çok terk edilmişken, giderken, gidenin ardından yanarken, umudunu yitirmişken ve yeniden bulmuşken, anlatmak isterken, anlatamazken; her zaman söylenecek bir türkü vardır. türküler yüzyıllardır yaşamalarına rağmen türkü söyleyen, türkü dinleyen hep genç kalır; belki de biraz çocuk…" * *
    bugün doğmuş olandır tuncer tercan... hep genç kalsın, türküler eksilmesin sesinden!

    ergin günçe demiş ki "türküler apayrı bir cumhuriyettir/söylerim müzikten bütünlemeye kalan sesimle."
    ben de diyorum ki, tuncer tercan söylesin hep, yıldızlı pekiyi sesiyle, biz eşlik etmeye çalışalım bütünlemeye kalan sesimizle.