şükela:  tümü | bugün
  • mide küçültme ameliyatı olarak bilinir.

    (bkz: sleeve gastrectomy)

    türkiyede son yıllarda ciddi sağlık sorunlarının kökeni olarak kabul edilen obezitenin çözümü olarak yapılan bir ameliyattır. her ameliyat gibi riskleri vardır. vücut kitle endeksi 40 ve üzeri olan hastalar ve bazı özel durumu olan daha alt obez grubu için yapılan ameliyatın sonrasında 7 gün istirahat sonrası sosyal hayata yavaş yavaş dönüş mümkündür.
  • öncelikle 158 kg ile ameliyat oldum aradan geçen 8 ay ve verilen kg 50 güncel kg 108 hedef 88 boy 1.80 kalan hedef 20 .
    bu bilgilerden sonra , bu ameliyat nedir ? midenin büyük bir bölümünün alınması ve fundus denilen kısmın alınması . peki bu ne sağlıyor ?
    fundus alındığı için iştah yaklaşık 6 ay kapalı oluyor mide küçük olduğu için de yaklaşık 80-120 gr. arası bir miktar yiyecek tüketebiliyorsunuz .dolayısıyla vücut hızlı bir şekilde kilo veriyor .
    peki ameliyat olduguma pişman mıyım ?
    hayır .neden mi ?kar zarar oranına bakarsak olmam daha iyi oldu .bu şekilde devam etseydim beni bir sürü hastalık bekliyordu ama şu durumda ciddi bir kilo kaybı ile yaşantımda kalite arttı diyebilirim .
    peki hiç mi olumsuz tarafı yok .sağlık açısından kendimi iyi hissediyorum fakat daha güçsüz ve bitkin hissettiğim zamanlar oluyor ama bunu gıda alımına bağlıyorum .
    bu arada zamanla yediklerimizin bir nebze arttığını da ifade etmek isterim .
    kilo verin sürecinde açıkçası eski alışkanlıklarımdan sıyrılmaya çalıştım mesela ekmek çok çok az tüketiyorum , yemek ile siviyi aynı anda almıyorum ve asitli hiç bir içecek tüketiyorum .bunun dışında aklınıza gelecek her şeyi tüketim özel diyet yaptığım dönemler de oldu ama genel itibarıyle menü de ne varsa onu yedim .
    olmak isteyen arkadaşlar için de tavsiyem hastane ve doktor seçimi çok önemli ayrıca insanlarin kulaktan dolma bilgilerine önem vermeyin ölüm oranı ameliyatta %1 dir .çoğu hastane de bu oran daha da düşmektedir . ameliyat kapalı müdahale seklinde olmakta yaklaşık hastanede 3-6 gün süre kalıyorsunuz ona göre temkinli olun . ameliyattan sonra yaklaşık 2 hafta hafif ağrı sızı olacaktır korkmayın geçici bir süreç .
    son sözüm ihtiyaç duyuyorsaniz korkmadan olun
  • midenize bir mutfak tüpü giydirilir, böylece yemeğe yer kalmaz. sistem bu kadar basit, afiyet olsun. *
  • hayatı boyunca kilo problemi ile savaşmış insanların vücuduna yapılan güncelleme gibidir. evet bazı sorunlar doğurur ama genç yaşta şeker-tansiyon-kalp hastalığı üçlemesine batıp, kutu kutu ilaç yutmaktan alıkoyar.

    çevremde bu operasyonu geçirmiş ve yeniden doğmuş insanlar var. eğer yeme bozukluğunuz varsa ve kilonuz müdahale olmadan verebileceğiniz sınırın üstündeyse iyi bir alternatiftir. zira yemek isteseniz bile eskisi gibi yemeniz mümkün değildir. mutlaka emin ellerde yapılması gerekir. ankara'daki iyi bir doktora ameliyat olmuş birkaç insan tanıyorum. gördüğüm tek sorun şu oldu: evet mideniz küçük ve siz bunu çikolata ile doldurup kan değerlerinizi oynatabilirsiniz. ama sağlıklı beslenerek hayatınızı size dar eden bağımlılıklardan da kurtulabilirsiniz. kilo almanız imkansız olmasa da oldukça zordur. ameliyat belirli riskleri taşısa bile bademcik ameliyatı sırasında bile ölebildiğiniz gerçeğini unutmamak lazım.

    ameliyat sonrası kilo kaybı nedeniyle üşüme, halsizlik yaşayabilirsiniz ama en azından kışın tişörtle terleme gibi bir sorununuz da kalmaz.

    yine de vermeniz gereken kilo 20 civarı ise böyle bir ameliyat düşünmemek lazım. bunun yanında aldığınız kilo dönemsel ise de bu ameliyatı düşünmeyin bence. bu ameliyat çocukluğundan beri kilo problemi yaşayan 40 ve üstü kilo fazlası olan yemek yemeye aşık olan insanlar içindir.
  • nasıl yapıldığının anlatıldığı video şuradan izlenebilir.

    bu tarz operasyonlar şu an neredeyse her yerde yapılmakta. iş en çok sizde bitiyor. isteyecek ve azim edeceksiniz o kadar. aksi halde midenizi küçültmeye, o kadar strese girmeye hiç gerek yok. tlc'deki ağır yaşamları izleyerek bile süreç hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
  • seçimden sonra olacağım ameliyat.
    bu süreçte toplamda 5 ayrı (bu alanda tanınmış) doktorla görüştüm.
    ve prof. dr. halil coşkun'a ameliyat olmaya karar verdim.

    doktorları iki kategoriye ayırdım.
    şampiyonlar ligi ve 1. lig.
    amatörler ligine hiç girmiyorum onlardan uzak durun.

    halil coşkun'u tercih etmemin nedeni ise kendine güveni, iş disiplini ve kalitesi. ekibinin ilgili, bilgili ve güler yüzlü olması da cabası. sonuçta uzunca bir süremi onlarla geçireceğim. uyum çok önemli.

    hastaya gelir kapısı şeklinde değil de sağlığına kavuşturulacak bir insan olarak bakıyor.
    ki bu tavrı başka doktorda görmedim.

    kendine güveni sizin de ona güvenmenize neden oluyor.

    şimdilik heyacanla bekleme sürecindeyim.
    sonraki süreci buradan aktarıyor olacağım.
  • benim arkadaşımın olduğu ameliyattır. tek şart az yemek olsa... neredeyse hiçbir şey yiyemiyor. hangi içecekleri içemiyorsun diye sormuştum. bana "içebildiklerimi söylesem daha kısa olur" dedi. su, ayran, organik meyve suyu ve diğer organik içecekler ve eser miktarda çay dışında hiçbir şey içemiyor. bu demek oluyor ki marketteki dolaptan hiçbir ürünü içemiyor. mangalı çok severdi. mangal eti yiyemiyor. yiyemedikleri ve içemedikleri saymakla bitmez. çok pişman oldu operasyon sonrası ama nafile.
  • bugün ameliyatımın 1. haftası bitti. süreci merak edenler içim youtube’a hastanede geçirdiğim sürecin videosunu ekledim.

    burada da detaylı şekilde anlatayım.
    aşırı bir kilom olmadığı için ameliyat öncesi diyet yapmadım. sadece 1 gün öncesinde şu an sıvı dönemde tükettiğim şekilde ayran, su, protein içeceği içtim.

    ertesi gün yani 25 haziran 2018 saat 11’de hastaneye yatışım yapıldı. bu süreçte beni bir an bile yalnız bırakmayan bariatrik lab koordinatörü başak şekerpare’ye çok teşekkür ederim. en az annem kadar ilgilendi benimle.

    yatışım yapıldıktan sonra hemşireler geldi damar yolu açma, ateş - tansiyon gibi işlemleri yaptılar ve serum taktılar. ameliyat saati yaklaşırken önden aşırı karizmatik doktorum prof. halil coşkun geldi. ameliyat sürecini anlattı. prosedürleri imzaladık ve kısa bir süre sonra ameliyat önlüğünü giyerek ameliyathaneye indim. o kısımda hatırladığım şeyler ameliyat masasına uzanmam - arası yok- ve sonrasında beni aşırı kızdıran çiğdeeem hanımmmm sesi oldu. uyanırken bana seslenen erkek hemşireye aşırı öfke duydum. uyandıktan sonra odaya geçişim de hayal meyal.

    odada canım annem beni bekliyordu ama narkozun etkisinden o geceyi genelde uyuklayarak geçirdim. ziyarete gelen arkadaşlarımı silüet şeklinde hatırlıyorum.

    1. gece öyle çok hissedilen bir ağrım olmadı. sadece ilk gece istifra ettim ki bu gayet normalmiş. koyu kanlı ve balgamlı gibiydi. eğer başınıza gelirse endişe etmeyin. sonra bir daha olmuyor. ilk gece uykulu arada istifra ederek geçti. sadece annemin başımda tetikte olması ve hemşirenin inanılmaz ilgili olması kaldı aklımda.

    2. gün sabah aynı tatlı hemşire geldi. serumları çıkardı. idrar kesesini çıkardı. onu görünce şok oldum çünkü hiç hissiyat yoktu. meğer o takılıyken çişi yaparken hissetmiyormuşuz. ama koca kova neredeyse dolmuştu. sonrasında annemle hemşire koluma girdi beni kaldırdılar. o an çok başım döndü ama sadece önüme bakarak durunca o da hemen geçti. burada klik nokta ayaklara bakmamak. neyse ayağa kalktıktan sonra hastane koridorunda ilk turumu attım. sonrası zaten çorap söküğü gibi hızlı bir iyileşme süreci.

    2. gün gelen ziyaretçilerle gayet sohbet ettim. tv’yi açıp seçim sonrası konuşmaları takip ettim. hareketimi kısıtlayan tek şey serumlar oldu ama onlar da olmadan olmuyor.

    gün içinde kontrole gelen doktorum da ameliyatımın çok başarılı geçtiğini ertesi gün kaçak testi yapılacağını ve bir sonraki gün sabah taburcu olabileceğimi söyledi.
    hastanede yattığım süre 3 gün ama sanki 1 hafta orada kalmışım gibi hissediyorum.

    3. gün canım başak ve bariatrik lab. diyetisyeni nida yıldız ziyaretime geldiler. ameliyat öncesi aldığım beslenme eğitiminin üzerinden geçtik. süreci konuştuk.
    bugün yürüyüşlerim hem daha sık hem de annemin desteği olmadan oldu. uzun voltalar atabildim.

    sonrasında beni kaçak testi için tekerlekli sandalye ile bir odaya götürdüler. testi çeken kişi de 2 sene önce tüp mide ameliyatı olmuş. çok destekleyici konuştu. mutlu etti beni.

    test sırasında röntgen cihazı gibi bir aletin önünde tadı hem şerbetli hem de acı bir şey içirdiler hastanede yaşadığım en sevimsiz şey o sıvıyı içmekti. kaçak testi sonrasında doktorum sonuçları gördükten sonra su içmeme izin verdi.

    ilk yudum su içişim hiç hayal ettiğim gibi olmadı. başak’ın tabiriyle şu an tıkalı lavabo gibi. içtiğim suyun vicudumdaki hareketini hissettim ve anında gaz olarak bir kıpırtı oldu. tabii ben biraz ürktüm ama hepsi gayet normal. sonra diğer yudumları içince daha da normalleşti.

    ve bugün ameliyattan sonra çok önemli bir eylemi de gerçekleştirdim. gaz çıkarma ve dışkılama. ne yedin de ne çıkardın diye sormayın hiç fikrim yok.

    4. gün ve büyük gün taburcu oluyorum. giderken en çok gecenin aşırı tatlı melek hemşiresini göremeyeceğim diye üzüldüm.
    bu günün sabahı annem artık pert halde uyuduğu için ona kıyamadım. kendi başıma kalkıp hemşireyi çağırdım ( buton için ayağa kalkmak gerekli) serumları çıkarttırıp lavaboya gittim. o güne kadar temizlik ihyaçlarımda annem yardımcı oldu. dişimi fırçaladım. ilk defa eğilerek yüzümü yıkadım. özetle kendi ihtiyacımı hallettim ve yine tek şekilde koridorda yürüdüm. sonra annem kalktı eşyaları toparlama benim üst değişikliğim vs. derken saat yaklaştı. doktorumun hazırladığı reçeteyi getiren hemşire ilaçlarımı nasıl kullanmam gerektiğini detaylı anlattı. damar yolu çıktı ve özgürlük. hastaneye yatarken de çıkarkan de başak şekerpare hep yanımda oldu. videoda duyulan ses onun.

    saat 11 gibi eve geldim. ve beslenme programımın ilk günü de başlamış oldu. bugünü evde çok hareketli geçirmedim. su, süt, ayran ve ameliyat olanlara özel protein tozunu içtim. eve çıkınca serumlar kesilince ağrım ve açlık hissim olur sandım ama hiç biri olmadı. günde 5 bardak sıvıyı zor tükettim. canım hiç istemese de yavaş yavaş içtim.

    4. gün daha çok evde netflix izleyip arayan eş dostla geçti.

    5. gün
    her geçen gün bariz bir farkla daha iyi oluyorum.
    bugün beni en mutlu eden gün çünkü günler sonra banyo izni çıktı. yara yerlerine su geçirmeyen bant yapıştırarak yıkandım. saçlarım kirden rastalı olmaya başlamıştı. gerçekten insanlarla görüşmeye utanır haldeydim.

    sıvı beslenmenin detaylarından da kısaca bahsedeyim. bu süreçte protein alımı çok önemli olduğu için protein ağırlıklı sıvılar tüketiliyor. süt, ayran, kefir, protein içeceği bu şekilde. günlük toplam alınması gereken 60 gr. ama şu an ben yeterli alamıyorum. çünkü o kadar sıvı içemiyorum.

    bugün ilk defa dışarı yürüyüşe çıktım. annemi yanıma alıp sokakta çok olmamakla birlikte yürüyüş yaptım.

    6. gün
    dediğim gibi her geçen gün kendimi çok daha iyi hissediyorum. artık wc düzenim olmaya başladı. her sabah düzenli tuvalete çıkıyorum ki bu benim için hayal gibi.

    evdeki hayatım biraz emekli gibi ilaç saati takibi ve ona eş zamanlı beslenme düzeni var ama bu kendimi eğlendirmeme engel değil. bugün kardeşim sınava girdi. sınav yeri göztepe parkına yakın olunca ben de peşlerine takıldım. parkta uzun yürüyüş yaptım. tamam biraz yavaş yürüyor olabilirim ama önemli olan mesafe. parkın tamamını 1 tur yürüdüm. halsizlik olmasam biraz daha yürürdüm ama yanıma içeçeklerimi almadığım için halsizlik oldu.

    6. günde artık daha rahat oturmaya başladım. karnımda dikişler olduğu için biraz geriliyordu uzun süre oturur pozisyonda kalamıyordum. insanın iyileşmesini bu kadar net hissetmesi çok keyifli.

    7. gün

    ayran süt içmekten sıkıldım. diyetisyenimin verdiği sütlü kabak çorbasını denedik. normalde olsa burun
    kıvıracağım çorba beni çok mutlu etti. nasıl lezzetli. ağzıma aroması olan lezzet girdi. bu ne büyük mutluluk. sütü ayranı çekilir kıldı resmen.

    7. gün de adımlarım biraz hızlandı. dışarıda yürürken yaşlılar beni yine geçiyor ama biraz daha normalleştim.

    ve 8. gün

    bu sabah tartıya çıktığımda 4 kilo verdiğimi gördüm. hala hayal gibi geliyor. 1 hafta tam dolmadan hem de. bu motivasyonla ben sadece kefirle bile beslenirim.

    bugün daha da normalleştim. ziyarete gelen arkadaşımla yürüyüşe çıktım. ardından tek başıma eczaneye, sonrasında kuaföre gittim. bugün ilk kez dışarıda tek başıma hareket ettim. eve geldim mutfağı bile temizledim. 1 haftada hem kilolar gitti hem de sağlığım iyice düzeldi.
  • (bkz: sleeve gastrectomy)

    obezite cerrahisinde en etkili ve tercih edilen yöntem. henüz türkiye'de çok uygulanmayan yeni yöntemler de söz konusu ama ülkemiz buna henüz hazır değil. hazırlayacağız umarım.

    neyse destek isteyenler yeşillendirsin yardımcı olabilirim.
  • 78771338

    artık püre dönemine geçtim. arada geçen süreyi ve püre döneminde zorlanmamı yeni entryde yazmak istedim.

    merak edenler için ameliyat sonrası 10 günlük raporun ardından işe döndüm. biraz halsizlik vs. oluyor ama gün içinde gereken besini alınca çok da zorlamıyor.

    öncelikle güzel haberi vereyim 2. haftanın sonunda diyetisyen kontrolümde 5,7 kilo verdiğimi öğrendim ve 2.5 kilosu yağ ^^

    sıvı dönem için bu çok iyi bir kayıpmış çünkü aldığım serumlardan vs. vücudumda ödem oluştuğunda kilo kaybı az oluyormuş yağ kaybı ise daha da az oluyormuş.

    şunu da belirteyim sıvı dönem benim için çok kolay geçti. hattta mümkün olsa hep sıvıyla beslensem. püreyi hiç sevmedim.

    bugün püre döneminin 2. günü. dün sabah blenderdan geçilmiş mantarlı tavada yumurta yemeye çalıştım. (bu dönemde yine protein değeri yüksek besinler tüketiliyor) yanında yoğurtla.
    1 ya da 2 çatal yedikten sonra mideme oturdu. birazcık daha yesem istifra edecek gibi oldum. diyetisyenim nida yıldız'ın uyarısıyla doyma hissim gelince bıraktım.
    püre dönemi ve bundan sonraki dönemlerde dikkat edilmesi gereken diğer kural ise katı sıvı kuralı. yemeklerden yarım saat önce ve sonra sıvı tüketilmeli. yemeğin yanında ya da daha erken değil.

    bu mideme oturmuşluk hissisinin su içince rahatlamasını bekledim. kısmen rahatladı ama sanki halaa dünyaları yemişim de sindirememişim gibi şişkin kaldım.

    öğlen de kıyma ve yoğurt yemeye çalıştım. bu da sabahtan farklı olmadı.
    yeterli protein alamadığım için arada ayran içtim. en azından biraz dengeler umuduyla.

    aralardaki su içmemde hiç bir sıkıntı olmadı.

    akşam da hafif kabızlık hissi ve süregelen şişkinlik sebebiyle kaçamak yapıp protein tozunu içtim.

    bugün sabah ise kabuğu ve çekirdeği çıkarılmış domatesli melemen yemeğe çalıştım. yine 2 çatal ve azıcık yoğurtla tükettim.

    ve o an farkettim ki yediklerimin kokusu burnuma aşırı geliyor. lezzeti desen o da öyle. sonra biraz modum düştü. bundan sonra yemek yiyemeyeceğim diye :)

    bu panikle diyetisyenime yazdım. o da sağolsun hemen aradı. koku ve aşırı tat alma durumu olurmuş. 1 ay içinde geçiyormuş. eğer ameliyat olmayı düşünyorsanız sonrasında paniklemeyin :)

    besin alamama durumumda çok normalmiş ama ana öğünleri atlamamam yiyebildiğim kadar yememi söyledi. dün akşam yaptığım gibi kaçamak yaparsam alışmam daha uzun sürer.

    aralarda yine süt, ayran, protein içeceği ile almama gereken besine takviye yapacağım.

    şimdilik bu kadar. devamı sonra...