*

şükela:  tümü | bugün
  • bu devirde format attırmak için eve bilgisayarcı çağıran genç insanın kuzeni, üçlü prizi duvara çaktırmak için eve elektrikçi çağıran genç insanın ise görümcesidir.
  • rahatına düşkün insandır.
    ne vize almak için uğraşır, ne uçak bileti ayarlamak ne de otel bulmak için.

    gider bir tur şirketine öder parasını, bir kaç gün sonra da vize evraklarını teslim eder onlara. kafası rahat olur.

    daha konsoloslukların yerini bile bilmiyordur. sözü parasına geçer.
    haraket tarihi gelince gider havaalanına biner uçağına. oteline kadar götürürler onu.

    ondan sonra ister tur'la takılır ister, kafasına göre. duruma göre her ikisi de güzeldir. ayrı faydaları vardır. her seyahatte her ikisini de yapmalıdır.
  • gittiği ülkede o toplumu yakından ilgilendiren olaylar protestolar vs yaşanmışsa bunu akşam otel odasındaki televizyondan öğrenen gençtir. gerçi tura severek ve isteyerek gidiyorsa ülkede neler olup bitmiş pek umrunda olmayan da gençtir aynı zamanda. o yüzden sorun da yoktur. hatta olaylardan kaçıyordur büyük ihtimalle. gezmeyi müze dolaşmaktan ibaret sandığından ve şehir hayatını, insanları, çarşıları merak etmediğinden, çok şey kaçırdığının da farkında değildir.
  • bekar ve ava çıkmış genç insandır.

    şansına kendi yaş grubu ve karşı cinsin çoğunlukta olduğu bir topluluğa düşerse ne ala. ancak genelde yaşlı ve evli gruplarda tek tük genç insan olmaktadır. yani karada şansı ne kadarsa havada da o kadardır aslında.
  • gideceği yer ile alakalı en ufak bir bilgiye sahip olmayanı en sinir bozucu olanıdır. gideceği ülkenin tarihini, sosyolojik yapısını coğrafyasını biraz olsun araştırmak bile hak getire. zaten varınca da tur rehberi otomatiğe bağlayıp anlatır bu da mal mal sağı solu fotoğraf çeker. memleketine dönünce eşi dostu sorunca da klişeleşmiş şehir efsanelerinden bahseder. sokayım senin yurtdışı turuna genç insan!
  • bir çok sebebi olabilir, mesela birincisi gezmek, ikincisi eğlenmek, üçüncüsü öğrenmek, belki evlenmek, kafayı dinlemek, hatta hiç aklımıza gelmeyen bir sürü kendine özel sebepleri vardır mutlaka. ve bu sebepler kimseyi ilglendirmezdir...
  • hayatın tadını çıkarıyordur ve gittiği yerde ne yapacağı da kendisini ilgilendirir.
  • nereye gittiğine ve yabancı dil durumunun ne olduğuna bağlı olarak hakkındaki düşüncelerimin değişeceği insan.
    elime fırsat geçtikçe yurtdışına gitmeye çalışırım, belki de artık kazanmış olduğum tecrübeyle önce uçak biletimi alırım, ki bunun için sadece türk şirketleri değil gittiğim ülkenin havayollarının da fiyatlarını kontrol ederim. ucuz bilet yakaladıktan sonra, booking.com'dan otel rezervasyonumu yaparım ki, çok çok ucuza getirdiğim oteller de oldu burdan. sonra vize almam gerekiyorsa vize şirketlerini hiç araya sokmadan evraklarımı hazırlayıp kendim vizeye başvururum. zaten artık çoğu ülke bu iş için özel yerler açmış durumda, konsolosluğa görüşmeye gitmeye falan gerek yok, evrakları bırakıp pasaportunuzun tekrar görevli aracı kuruma gelmesini bekliyorsunuz. düzgün işi olanların ve vize almasında hiç bir sorun olmayacakların vizecilere dünyanın parasını ekstra olarak vermesini zaten hiç anlamamışımdır. daha sonra gideceğim yerlerle ilgili internette her türlü bilgiye ulaştıktan sonra (gezilecek yerler, ulaşım bileti çeşitleri gibi) iş sadece uçağa binmeye kalıyor. bunların hepsini büyük bir zevkle yapıyorum ve bu sayede hem gittiğim yerle ilgili önceden detaylı bilgiye sahip olabiliyorum hem de gezimi mümkün olan en ekonomik şekilde mal ettiğim için, kalan paramı kendi kişisel beğenilerim ya da hediyelikler için harcayabiliyorum. ama tabi bütün bunlarda ingilizce bilmemin büyük etkisi var, değilse bu yazdıklarım rehber olmadan ve sadece türkçeyle başarılabilecek şeyler değil.
    bugüne kadar hiç turla yurtdışına gitmedim ama eğer gideceğim ülkede güvenlik problemi varsa ve olur da kendi başıma rahat bir şekilde gezemeyeceğim bir yere gitmem gerekirse ben de turu tercih ederim. ama onun dışında tura bağlı kalmak ve her yerde ancak turun izin verdiği kadar konaklamak sanki özgürlüğümü kısıtlarmış gibime geliyor.
    bu yüzden genç olup, dil bilen kişiler yurtdışından (özellikle de avrupadan) hiç korkmasın. zaten herşey planlı, düzenli. okuduğunuzu anladıktan sonra herşey halledilir. vize konusu da daha önce yazdığım gibi düzgün bir işiniz varsa ve tatil için gittiğinizi ispatladığınız sürece hiç gözünüzü korkutmasın, niye almayasınız ki? zaten bir kere gidince gerisi gelir.
    ama yok ben becereremem, turla gitmem lazım diyorsanız hala, o zaman cebinizden misli misli para çıkmasına razı olacaksınız ki, bu da tabi sizin tercihiniz.
    şimdiden herkese gideceği seyahatler için iyi yolculuklar o zaman.

hesabın var mı? giriş yap