şükela:  tümü | bugün
  • istanbul nişantaşı'ndaki yoga sala öğretmenleri andrew ve zeynep'in yazları öğrencileriyle birlikte gidip kamp kurduğu, hep birlikte yoga yaptıkları yeryüzü cenneti. fiyatları da £15- 18 olması nedeniyle fazlasıyla cazip mekan.

    13 bungalow ve 5 tane çift kişilik çadır varmış, bir de taş ev. eh daha ne olsun..
  • bir dolunay yakamoza yelken açan, kalbi büyük, cesareti bümbüyük turan'ın yeri.
    gururla sunar...
    üzüm koparıver de yiyelim derse, üzümü sapından özenle koparınız..
  • kabak koyunda bir ticarethane.
  • kabak koyundaki butik bir pansiyon. herşey özenle yapılmış. biraz insan seçiyor gibiler ama yine de gidilebilecek, pişman olunmayacak bir yer. fiyatları civar yerlere göre daha yüksektir. örneğin hemen yan komşuları aynı 2 kişilik bir bungalow'u 120 yerine 80'e kiralayabilir.
  • yerini bulmamız uzun zamanımızı almıştı. 5 kişi marmaristen arabayla fethiyeye gidip likya yolunda yürüyüşe koyulduk. amacımız ilk gün 30 km yol yapıp turan kampta uyumaktı. kampa ulaşana kadar çok güzeldi de sonra bir yerde yanlış yola saptık ve kaybolduk. işin kötü tarafı kimsede gps yok ve ilk kez yapıyoruz o yolu. neyse efendim kaybolduğumuzu anlayıp indiğimiz dağı geri çıktık (gece) ve otostop çekmeye çalıştık. sonra bi kamyonet aldı bizi kampa bıraktı. meğersem yanlış bi sokağa sapmışız ama zaten kaybolmamak imkansız herif bizi labirenk gibi yollardan götürdü. bütün gün aç durduk tam yemeğe yumulacağız ki adamlarda yemek bitmiş sadece personel yemeği kalmıştı. e ne yapıcaz oturduk yedik. süper lezzetli kapuska ve yoğurt çorbası. ertesi gün evimize döndük ve hepimiz aynı yemekleri pişirdik. bu da böyle bi anımdır.
  • en son gidisimde beni tamamen hayal kirikligina ugratan mekan. bundan 3 sene once kabak koyuna ilk defa gitmistim ve turan'da hayatimin en guzel tatilini gecirmistim. gecen yaz da benzer beklentiler ile gittim fakat gordum ki agac ev ve bungalow sayisi arttirilmis ve bu yuzden ortam artik cok kalabalik. o eski tenha, sakin ve guzel havasi yok. hatta bu yuzden bir gece yemek icin kicimi sokacak bir sandalye bile bulamayip arkadas ile bir kosede siginti gibi yemek zorunda kaldim. daha once iki buyuk yemek masasi vardi ve herkes buraya oturur, birbirini taniyan tanimayan muhabbet sohbet esliginde guzel guzel yemeklerini yerlerdi.

    hadi bunlari gectim, hesap odeme esnasinda yabancilari baya baya kazikladiklarini ogrendikten sonra (direk calisanlardan birinden alinmis bilgidir, guvenilirdir) zaten bir daha gitmemeye karar verdim. umuyorum kabak koyundaki diger mekanlar da bu hale gelmemislerdir de bir sonraki ziyaretimiz iyi gecer.
  • tüm dünya ülkelerini gören sahibinin işletmesini ilk açtığında katirla gidip geldigini dile getirmesi buranın öneminide arttirmistir. eğer burasıda birgün olimpos gibi olursa satar giderim demiştir.
    (bkz: kabak koyu)
  • 1986'da sevgilisi ile gezerken kabak koyu'na gelen ve oradan ayrılamayan turan pirendeoğlu'nun sahibi olduğu pansiyon. kabak koyu'na gidilecekse, orada konaklanmasa bile, akşamları türkçe'yi sökmüş jamaicalı barmen carvin ve çalan müzikler için bir uğranmalıdır.

hesabın var mı? giriş yap