şükela:  tümü | bugün soru sor
349 entry daha
  • fakültenin ikinci yılıydı, sınıfın cemaatçileri toplanıp anatomi hocasına ürogenital dersini (üreme organları) biraz kapalı anlatıp anlatamayacağını sormaya gitmişlerdi. hoca da derse geldiğinde bazı öğrencilerin böyle bir talebinin olduğunu söyledi ardından "arkadaşlar ürogenital dersi kapalı nasıl anlatılır ben bilmiyorum, ben yine bildiğim gibi anlatacağım" deyip konuya kafadan dalan bir resimle derse başlamıştı. ardından yobaz takımı dersi protesto amaçlı topluca anfiden dışarı çıkmıştı.

    hayata din penceresinden bakan birisi, hekim bile olsa mutlaka ufkunun takıldığı bir tavan oluyor ve hekimliğin gereklerini yerine getirirken yapmaktan kaçındığı bir uygulama mutlaka çıkıyor. doktorun iş seçmesi marangozun iş seçmesi gibi değildir. bir hekim olarak senin yapmaktan kaçındığın her işin geri dönüşü olmayan sonuçları olabilir. sonrasında pardon demek de o sonucu düzeltmez. benim inancımın gereği dediğinde de alacağın cevap standarttır: o zaman niye doktor oldun?!

    gelişmiş ülkelerde bilim insanlarının çoğunluğunun agnostik, deist veya ateist olması tesadüf değildir. bilim kapısından dogmalarla geçilmez! geçtiğini sanarsın, halbuki çakma bir yetki edinme kapısından geçmişsindir, kendini insanlığa faydalı bilim neferi sanmaktasındır. halbuki sen eğitim hayatından beri konu ve hasta seçen yalnızca karanlığın neferisindir!..

    not: konu türbanlı tıp öğrencisi ama yanına takkeli tıp öğrencilerini koyarak da söylediğimi varsayın.
  • ahahahahahahahahahahahahah

    adam tıp fakültesi için bilimin kapısı demiş ya la. ahahahahaha. bilimin kapısı. bilim de ayağa düştü aq.
  • inancını eğitiminin ve mesleğinin önüne koymayacaksa, neden olmasın?
    ama hem doktor olacaksın, hem namahrem bakmam diyeceksin; o zaman olmaz o iş.
  • mesleğinin gereğini yerine getiriyorsa bir sorun olmayan, mesleğinin gereğinin yerine getirmiyorsa bir sorun olan hanım kızımız.
  • giyim kuşam herkesin kendi tercihi olmakla birlikte, inanışları mesleki hayatını etkiliyorsa o toplum için büyük tehlikedir.

    türban değil ama inançlı erkekler tarafından yapılan şöyle bir uygulama var.

    bilenler bilir, erenköy'de fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi var.
    ailemden birçok insan zaman zaman bu hastaneye gitmekte.
    cuma günleri ise namaz saati civarlarında hastanede ne doktor bulabiliyorsun ne de bir hasta bakıcı.
    sistemden öğle tatilinin bitiş saati olan ilk randevunun alınmış olmasına rağmen kimse işinin başına geçmiyor.
    ulan amk hıyarı 80 yaşında kadın, zor yürüyor gelmiş oraya. sen ortalıkta yoksun. en az yarım saat bekletiyorsun bu insanları.
    namaz bitimi hiçbir şey olmamış gibi yerlerine döndüklerinde ise burunlarından kıl aldırmıyorlar.
    adeta sistematikleşmiş bu durum.
    sen sitem edince de "bir kulağımdan girer, diğerinden çıkar. kimi kime şikayet edeceksin" tarzında tavırlara giriyorlar.
    madem sen doktorlarına böyle bir hak tanımak istiyorsun, o zaman sistem cuma günleri o saate randevu vermesin. insanlar da işini gücünü ona göre ayarlasın.
  • mesele türban değil kafanın içi. eğer sorun giyim kuşam ise gayet açık giyinip gene hayata din (daha da özelde islam) penceresinden bakabilir insan. ve benim son zamanlarda gözlemlediğim kadarıyla doktorlarda dindar olma eğilimi daha fazla, başka entelektüel faaliyetlerle uğraşan insanlara, özellikle de sosyal bilimcilere göre.
  • bir gün acil servise işiniz düşerse, erkek olduğunuz için size ya da yakınınıza bakmayıp erkek doktor çağırtarak zaman kaybetmenize, hatta belki de yaşamınızı kaybetmenize neden olabilecek kişidir.

    olmaz diyorsunuz değil mi? 1 yaşındaki erkek bebeği görünce "keşke erkek doktora gitseydiniz" diyen türbanlı çocuk doktoru görmüş biri olarak emin olmamanızı öneririm.
  • resmî gazetenin 17849. sayısında yazan kılık kıyafet yönetmeliğine göre:
    kadınlar;
    elbiseler temiz, düzgün, ütülü, sade; ayakkabılar ve/veya çizmeler sade ve normal topuklu, boyalı; “görev mahallinde baş daima açık saçlar düzgün taranmış veya toplanmış; tırnaklar normal kesilmiş olur. ancak bazı hizmetler için özel iş kıyafeti varsa görev sırasında kurum amirinin izni ile bu kıyafet kullanılır yazmaktadır.
    tıp fakültesi ve akabinde gelen doktorluk mesleğinde erkek hastaya dokunmak durumundasınız. üreme sistemine gelirsek, aklı sadece penisinde ve vajinasında çalışan pek çok kişi ne ironik ki bu sistem yokmuş gibi davranıyor.
    bu sizin bir parçanız, tıp okumayı kabul ettiyseniz insan vücudunun her parçası ile çalışmayı ve eğitim almayı kabul etmişsiniz demektir. bu içine din veya inanç sokulabilecek bir konu asla değildir.
  • türbansız tıp öğrencisinden, mini etekli tıp öğrencisinden, hacı sakallı veya top sakallı tıp öğrencisinden farkı olmayan tıp öğrencisidir. benim sınıfımda 3 tane türbanlı tıp öğrencisi vardı, ikisi fakülteye en yüksek puanla giren kişilerdi. ilk iki onlardı. içlerinden biri sınıfın birincisiydi. çok güzel not tutardı derslerde (ingilizce olarak üstelik) ve sınıfın en az yarısı onun notlarının fotokopileri ile sınavlara hazırlanırdı. hiçbir aşırılıkları yoktu. biri sürekli benim grubumdaydı stajlarda. üçü de haksız şekilde sırf türbanlı oldukları için okuldan atıldılar. biri başını açıp okula devam etti. diğer ikisi eğitimlerini yurt dışında tamamladılar. şu anda türkiye'de doçent doktor olarak çalışıyorlar. ben eğitimimiz sırasında ne onlardan, ne de arkadaşlarımdan birkaç entri öncesinde anlatılan tuhaf davranışlar ne duydum ne şahit oldum. arkadaşın da şahit olmadığına eminim, zannımca anüsünden uyduruyor. allah beyin ishali vermesin.

    en büyük yanlışlarımızdan biri şu; ülkemizde sistem her dönem birilerine takmış. bir dönem komünistine ülkeyi dar etmiş, başka bir dönem solcusuna, bir diğerinde sağcısına, sonrasında inançlısına. şimdi de birileri mağdur olduğunu düşünüyor. biz sopa bize vurulmadığı takdirde sopa atanı hep alkışlamışız. dünya görüşümüz ne olursa olsun. mağdur olan kim olursa olsun, hiç zayıfın yanında yer almamışız. sıranın bir gün bize de gelebileceğini hiç hesaba katmamışız. bu durumun çok uzun bir zaman daha değişebileceğine dair de hiç umudum yok açıkçası. bir tıp öğrencisi, bir doktor insanlardan bahsederken türbanlı, sakallı, mini etekli vs diye bahsediyorsa o beyinsizden ışık hızıyla uzaklaşınız. ona muayene olmayınız. çünkü beynindeki ayrımcılık onun hekimlik ahlakını da bozar. insanları teşhis ve tedavi ederken ayrımcılık yapar. istemese de yapar. kendinizi o türk hekimine emanet etmeyiniz.
  • bu yazilanlari gorunce gercekten hayal kirikligina ugradim. birkac marjinal ornek uzerinden başörtüsüne laf etmek, ama sirf laf etmek icin laf etmek.... gercekligi bile tartisilacak ve kesinlikle sorgulanmasi gereken absurt ve geneli kesinlikle yansitmayan ornekler... aksi ornekleri ve bu yazilanlari boşa cikarak ornekleri yazmakla bitiremem...

    gerçekten islamdan haberi olan, bu konu hakkinda arastiran, fetvalarini okuyan birisi bu yazdiklarinin ne kadar yersiz ve geneli yansitmadigini bilir. tamamiyle bir karalama kampanyasi icin acilmis baslik.

    bir takim geneli yansitmayan asiriliklar uzerinden gidiceksek ne ahlaksizliklar ne haksizliklar ne yalan dolanlar ne cakalliklar yapan acik/mini etekli/modern/sozumona laik/aydın/çağdaş tıp öğrencisi ve hatta hoca ornegi ile doldururum buralari.
    6 senedir yasadiklarimi gorduklerimi duyduklarimi anlatsam ne başörtülü ne açığı ne mini eteklisi ne carsaflisi kalir... ille de insanlık dersiniz. sözde modern arkadaslarimizin attigi kaziklari mi yazalim buraya misilleme olsun diye. hayir tabi ki. cunku her koyun kendi bacagindan asilir. nice açık hanim hanimcik başarılı ve gercekten iyi kalpli arkadaslarimiz var, varolsunlar. nice de kapali ve gercekten basarili azimli,kültürlü dil bilen ulkeyi gelecege tasiyacak iyi kalpli hanim arkadaslarimiz var, onlar da varolsunlar. kardeş olmak varken niye bu ayrisma, ayristirma gercekten anlam veremiyorum.

    sene olmuş 2019 hala "türbanlı" diyen insanlarla beraberiz. ya kardesim insanlari neden giyim kusamina gore ayiriyorsun, yaptigi hatayi/yanlis bilgiyi/eksikligi niye dine yukluyorsun. aç bak islamda var mi boyle bir sey? ben soyliyim yok. zaruret hallerinde bir cok seye izin var bunlari biliyor musun? tabi ki hayir. ama açıp okumak zor geldigi için boyle bol keseden sallamak daha kolay ve rahat oluyor degil mi.
    ben sana soyliyim o zaman, nice kemalistler var atatürk gorse bunun icin mi mucadele ettim ben der, bu genclige mi emanet ettim ben der. nice ulkuculer var allah uzak etsin, nice sosyalistler var aman aman, nice sözde islamcilar var peygamber(sav) gorse bu mu ummetim der.

    o zaman neymiş sahislar geneli yansitmazmis ve sahislarin günahı/hatası genele yuklenemezmis...
7 entry daha