şükela:  tümü | bugün
  • bildiğim kadarıyla türban takmak zinaya yaklaşmayı veya yaklaştırmayı engelleyen bir önlemdir. bu önlemi alıp almamak kişinin bakış açısına, bazen de çevresine bağlıdır. 'ben önlem almamışım, ama o almış; bu yüzden ondan nefret ediyorum.' düşüncesi bana kalben de mantıken de ters geliyor. insanı etiyle kemiğiyle kıyafeti ile değil de düşüncesi ve yapmak istedikleri ile tanımak bence daha insanca.
    gelgelelim siyasi etkiler yukarıdaki gibi düşünmese dahi insanı psikolojik olarak türbanlılardan soğutabiliyor. tam da istendiği gibi. aman, oyuna gelmemek lazım.
  • içinde bulunduğum durum. üniversite yıllarımda türbana karşı kayıtsızdım. hatta üniversite kapılarında türbanını çıkarmak zorunda kalanlara üzülürdüm. ancak yaptıkları mağdurum edebiyatı artık kendilerinden tiksinmeme neden oldu. hatta o dönemlerde sıklıkla televizyonlarda gösterilen bu mağduriyet durumunun kasıtlı olduğuna inanıyorum. cemaatçilerin yükselişi ve akp hükümeti sayesinde eskiden tarafsız kaldığım olaylara artık nefretle yaklaşıyorum. bu ayrımcılık mıdır, bilemiyorum. ama öyle olsa bile bu ayrımcılığı hak eden binlerce türbanlı var.

    müslümanım ve bazen içimden geldiğinde ibadetimi yapıyorum. bazen oruç tutuyorum. ama bunları yaptığımda yapmayanlara karşı bir hoşgörüsüzlük hissetmiyorum. danimarka'da o islamı eleştiren karikatürler çıktığında zerre sinirlenmedim. ibadet ve inanç allah ile kul arasındayken herkesin günahı sevabı kendisini ilgilendirirken türbanlıların ahlak zabıtası tavırlarından, bakışlarından nefret ediyorum. kendilerini yüzde yüz cennetlik görmelerinden nefret ediyorum. kendi çevremde sayısı hızla artan türbanlılardan nefret ediyorum.

    benim kırılma noktam kpss 2010 skandalı oldu. öncesinde de cemaate antipati besliyordum ama en azından şuanki önyargılar yoktu içimde. bu kopya skandalından sonra devlet kurumlarındaki akp ya da cemaat kadrolaşmalarını gördüm. onlardan biri değilsen işin gerçekten çok zor, ne kadar çalışırsan çalış ne uzarsın, ne kısalırsın. tel tokayla dahi girilemeyen kpss'ye türbanıyla girenler gördüm. ve açıkçası annem yaşındakileri saymazsak yaşıtım türbanlılarının çoğunun bu saç takıntılarını anlayabilmiş değilim.

    pantolonunu giyip türbanı takıyorsun, makyajını yapıp türbanını takıyorsun, kul hakkını yiyip türbanını takıyorsun. sevgili bulup her haltı yiyip türbanını takıyorsun ve toplumda kendine ayrıcalık istiyorsun. bu ülkede fakire, hastaya bile ayrıcalık gösterilmiyor. bir engelliye yapılacak asansörü, rampayı çok görüyorlar ama türbanlılar her daim mağdur. mesela zeynep akyüz diye ne olduğunu bilmediğim bir sporla ilgilenen kızımız güya avrupa'da müsabakalardan men edilmek istenmiş diye ayaklanmışlardı en son. antrenman görüntülerini izledim, islam'da saçını göstermek günah da o kadar erkeğin içinde kıçını bacağını ayırmak günah değil sanki. çekmişsin eşofmanları kafanda türban. komiksin işte. inandırıcı değilsin. senden gelecek birinciliği de senin zihniyetindekiler dışında sallayan yok.

    kim ne derse desin akp hükümeti sayesinde türban benim için sadece yıllardır geçmesini beklediğim ama bir türlü geçmeyen bir moda. eskiden başı açık dolaşırken akp'den seçildikten sonra kapanan miletvekili eşleri var. tayyip erdoğan ile tanışınca bir aydınlanma sürecine girdiler sanırım. önceden inançlıları tenzih ederim derdim ama artık onu da demiyorum. çünkü inançlılar da kendi inançlarını yerine getirme özgürlüğüne kavuştuktan sonra artık millete karışmaya başladı.

    zinaya en büyük ceza verilmeli, alkol yasaklansın, kürtaj yasaklansın diye bas bas bağıranlar var. türkiye, cumhuriyet'in kuruluşundan beri çok açlık, çok fakirlik gördü ama bugünkü pis siyaset anlayışı hepsini solladı. türban siyasi sembol mü diye yıllardır tartışılıyordu, bunun tartışılacak tarafı kalmadı, türban siyasi sembol, statü sembolü, gücün sembolü, baskının ve antidemokrasinin sembolü. benim için ise tek bir şeyin sembolü: sizin kokuşmuş zihniyetinizin.

    zöge: akp ve cemaat faşizmi nedeniyle hissettiklerimi anlatıyorum ve zübeyde hanım da kapalıydı diyorsunuz. evet, zübeyde hanım cemaat ve akp o dönemde de iktidarda olduğu için kapanmıştı. bu nedenle onu sevmediğimi iddia edebilirsiniz. hey allahım. ancak sizin yobaz kafanıza bulduğunuz örnek o yüce anne olmamalı.
  • faşizan bir tutumdur efenim.

    "x bir faşist, x'den nefret ediyorum" dediğinizde kendiniz de faşizme çoktan yelken açmış gidiyorsunuzdur.
  • şahsım adına son yıllarda artan durumdur. kafasına bez parçasını geçirip ondan sonra her boku yiyen türbanlıları gördükçe. herhangi bir meslek veya işi olmayan insanların özellikle de türbanlı insanların son model arabalar ile her yerde boy gösterişinden sonra. 10 sene önce çıplak gezen orospular türban ile ortama ayak uydurmaya çalıştıktan sonra. ve türban dini bir eleman olmaktansa bir ordunun üniforması haline geldikten sonra evet artık nefret ediyorum .
  • son yıllarda ortaya çıkan bir takım stk üyeleri ile sosyal alemdeki cornalist, activist vb gibi formlarına indirgeyebileceğim düşüncedir. bazıları almış yürümüş bu durumdan bolca ekmek yemiş akil insan olmuştur.
  • her turlu nefret gibi bu da kotudur, keskin sirke kubune zarardir. nefret, nefreti dogurur. sen turbanlilardan nefret et, onlar senden nefret etsin; nereye varacak bunun sonu, nereye sicacaklar? bende de zaman zaman beliren bir his idi bu ama astim bu konulari artik. ulen katolik hristiyan arkadaslarim bile turbanlilardan nefret etmiyor, ben niye edeyim...
  • dinini içinden geldiği gibi yaşamak -başkasının özgürlük alanına müdahale etmediği sürece- herkesin en doğal hakkı olmakla birlikte; ülkemiz dahilinde tartışma konusu olan türbanın politik bir sembole denk geldiğini ve bunun diğer tarafta yarattığı antipatiyi anlamak da bu konu üzerinde fikir yürüten herkesin görevidir, şahsi kanaatimce.

    türbana karşı herhangi bir hissiyatı olmayan ben; bu bağlamda türbanlılardan nefret edenleri anlıyorum ancak nefretin hiçbir insani ilişkide mutlak doğruya götürmeyeceğini de biliyorum.
    tanım olarak; gereksiz bir nefrettir zannımca, zira bir gün herkes anlayışa ihtiyaç duyacak; son zamanlarda türbanın politik durumuna karşı olanların çokca ihtiyaç duyduğu gibi.
  • benim o. 10 yıl oncesine kadar nefret etmiyordum. ama akepe hükumeti oyle bir böldü ki, bizden sizden durumu var artık. bir de değişikler bunlar. yolun ortasında yürürler de kornayi iplemezler , araba kullananı saga sola bakmaz mal gibi sürer , apartmandakine baksan ahirdaymis gibi bütün ayakkabıları kapı onundedir , en önemlisi nursuzlar, cogunun yüzünde meymenet yok , hepsi kavgacı buna inanmayan gitsin bir hastaneye baksın kavgaları kim çıkarıyor! iyileri de vardır muhakkak ama ben tanımıyorum.
  • dolaylı olarak bir cinsiyet nefretidir.

    nefret söylemlerinin kabul edilebilir olması tartışılmakla beraber, genelleme yapılmış bir nefret söylemidir.
  • birçok türbanlının, dini inaçları nedeniyle tercih ettikleri türbanı (inandırıcı olmasa da dedikleri bu) dünyevi çıkarlarına alet etmelerinden kaynaklanan durumdur.

    türbanlı olmadaki maksat; dikkat çekmemek, erkeklerin kem bakışından sakınarak günaha girmemek değil midir?
    o vakit, pavyon makyajı ile türbanı kombine etmenin ne mantığı vardır? 15 cm topuklu ile tıkıdım tıkıdım yürümek, egzantirik türban bağlama şekilleri ile tesettür modası oluşturmak, işin mantığına ne kadar uygundur?

    hal böyle olunca, asıl amaç "dini inanç" değil duygusu oluşuyor insanda. ve bu nefret olmasa da bi' antipati oluşuyor doğal olarak.
    sen; marka kıyafetlerinle, egzantirik örtün ve full makyajlı halinle veli efendi hipodrumundan kaçmış at gibi takır tukur gezeceksin ortalarda, ama kafa derini çevreleyen kılların görünüyor olmasını "günah" diye örteceksin.

    ayrıca; akp'den önce türkiye müslüman bir ülke değil miydi? niye onlardan sonra mantar gibi türedi bunlar? çünkü; babası ya da kocası, akp çanağı yalayanlar bu sınıfa giriyor. arada da gerçekten dini için türbanlı olan zavallı azınlığa olan oluyor.

    türbanlıların tamamından değil ama akp türbanlılarından nefret ediyorum evet!