*

şükela:  tümü | bugün soru sor
  • turbonun çalışma prensibinden dolayı meydana gelen tepki süresi geçikmesi durumudur. #79903102

    turbonun etkili bir şekilde çalışabilmesi için belirli bir basınç düzeyine * ulaşması gerekir.

    bu basınç düzeyine ulaşabilmesi için;

    1. turbo kanatlarının belirli bir devir sayısında dönmesi,
    2. turbo kanatlarının belirli bir devir sayısında dönmesi için eksoz çıkısına bağlı olan pervaneden belirli miktarda eksoz gazı geçmesi ve o pervaneyi döndürmesi,
    3. bir önceki içinde motorun yeter miktarda eksoz gazı üretmesi gerekir.

    yani işin özeti motor eksoz gazı üretecek ki turbo yeterli devir sayısında dönsün ve verimli bir şekilde basınç üretebilsin.

    bundan dolayı turbolu araçlarda gaza basınca tepki biraz geç gelir, çünkü turbo devri düşük olduğu için yükselmesi gerekir ki buda eksoz gazı üretimi ile meydana gelir.

    bu durumla alakalı çeşitli söylentilerde vardır, yok 2000 devirde multijet açıyor, yok 3000 devirde turbo devreye giriyor falan diye. bide v-tec açma olayı varki tamamen turbo ile alakasız subaplar ile alakalı bir durumdur. bunların hepsi hatalıdır. çünkü motor eğer turbolu ise rölantide bile olsa eksoz gazı oluşturacağından turbo dönecektir ancak dönüş miktarı az olduğu için basınç oluşturmaya yetmeyecektir. gaza basıp yeterli basınca getirmek içinde biraz zaman geçeceğinden turbo lagı denilen durum meydana gelecektir.

    peki bu durumun bir çözümü var mı?

    evet bir kaç tane mevcut bunlardan bir tanesi * araçlarında kullanılan teknolojidir.

    bu araçlarda turbo kanatları elektirik motoru ile döner ve belli bir devirde sabitlenmiş bir şekilde çalışır. motordan çıkan eksoz gazı yeterli olmadığı zamanlarda elekrik motoru tarafından döndürülür, eksoz gazı basınç için yeter miktarı geçtiği zamanda elektirik motorunu sarj eder. bu şekilde turbo hep belirli bir basınçta * döndüğü için lag oluşumu engellenir.
  • turbo haram beygirdir. yaşasın güçlü atmosferikler.
  • saniyelerle yarışmıyorsanız pekte göze batmayan durumdur.çoğu şoför farketmez bile.
    not:başlık gayet bilgilendirici olmuş sorununçözmek için elektrik motoru kullanıldığını bilmiyordum öğrenmiş oldum.
  • üç üstteki arkadaşı doğru tespitlerinden ötürü kutladığım giriye sebep olmuş gecikme.

    turbo açmak, turbonun devreye girmesi gibi aptal saptal şeyler konuşuluyor memlekette hâlâ, anlatamıyorsun sığırlara turbonun devreden hiç çıkmayan bir şey olduğunu. turbo devreye girip çıkmaz, açılıp kapanmaz sevgili sığırlar, sadece verimli çalışma aralığı vardır ve bu aralıktı maksimum performans verir.
  • (bkz: #79903889) egzoz yazmayı bilmeyenler tarafından ahkamı kesilir.
  • çözüm
    (bkz: twin turbo)
  • ilgili başlıkta vtg (variable geometry turbocharger) hakkında verilen yanlış bilgiyi düzeltmek lazım. bu teknoloji sadece f1 araçlarında değil büyük güç üreten dizellerde de ((bkz: volvo) (bkz: man)) kullanılmaktadır.

    ancak vtg'nin kontrol teknolojisini geliştirmek oldukça maliyetli olduğundan binek taşıtlarda tercih aralığını sınırlandırmaktadır. bu nedenle vw grubunun tsi motor adını verdiği (twin charged turbocharger ya da twincharger stratification injection) motorlar tercih edilmektedir. içten yanmalı motorların düşük hızlarda çalıştırılması durumunda çıkan egzoz gazlarının hızının düşük olduğu bilinmektedir. bu şartlarda turbocharger düşük hızda dönecek ve yeterli emme havasını emme manifolduna yönlendiremeyecektir. tsi motorlarda ise düşük motor hızlarında supercharger adı verilen, hareketini motorun krank milinden alan bir kompresör kullanılır. kritik motor hızı aşıldığında egzoz gazlarının hızı artacak, turbocharger çalışma hızına ulaşacağından supercharger artık devreden çıkar ve bu şartlarda emme manifolduna basınçlı havayı turbocharger yönlendirmeye başlayacaktır.

    supercharger'ın sürekli olarak (tüm motor hızlarında) kullanılmamasının nedeni yüksek motor hızlarında motordan fazla güç çekmesi ve yakıt tüketiminin oldukça artış göstermesine neden olmasıdır.
  • 105 beygirlik renault 1.5 dcı motorlarda inanılmaz derecede hissedilen ve rahatsız eden gecikmedir.