şükela:  tümü | bugün
  • (rizeli+bahçeli) yi al, 10 la çarp, gine de bu malatyalı kürdün verdiği zarara ulaşamaz..

    türkiye'nin başına gelmiş olan açık ara en kötü liderdir...

    durgut'un en büyük yeteneği çok iyi "hesap adamı" rolü oynamasıydı.. televizyonda konuşurken elinden kalem eksik olmaz, o kalemi sürekli izleyenlere doğru sallardı.. yarattığı imaj eskinin manasız sağ-sol kavgalarını gerilerde bırakıp ekonomiye odaklanmış lider imajıydı..

    pekii, gerçek öyle miydi? değildi...

    türkiye atatürk-inönü döeminde çok hızlı sanayileşmişti.. menderes döneminde 10 yıllık bir duraklama olmuş, sonra 1960'larda devlet planlama teşkilatının kurulmasıyla planlı kalkınmaya geçilmişti. 1960-1980 arasında türkiye'nin endüstriyel omurgasını oluşturan bir sürü tesis inşa edildi.. keban ve karakaya gibi barajlar, erdemir gibi demir-çelik tesisleri, kimya sanayiinin temeli olan rafineriler bu dönemde kuruldu..

    özal'ın başa gelir gelmez ilk işi bu sanayileşme hamlesini durdurmak oldu. özal sanayileşmeye harcanması gereken paraları tüketime harcadı. gümrük duvarlarını indirip türkiye'yi cicili bicili ithal mallarıyla doldurdu..

    aynı özal teletaş gibi yeni yeni filizlenen ve amerikalıların elinden ihale kapan türk teknoloji şirketlerini yabancılara satarak yoketti...

    özal "ekonomiyi bilen akıllı adam" havası basıyordu ama ekonomiden anladığı tek şey bul karayı al parayı cinsinden finans oyunlarıydı.. nitekim özal döneminde ekonomik felaketler birbirini takip etti

    -- banker skandalı
    -- hayali ihracat felaketi
    -- istanbul'un kaçak inşaatlar yoluyla yağmalanması

    hep özal döneminde ayyuka çıkmış işlerdir... özal döneminde türkiye dolandırıcı cenneti olmuş, horzum, süzer, banker kastelli gibi tipler ilk kez piyasaya çıkmıştı..

    bence türkiye'nin kırılma noktası malatyalı özal'dır.. özal geldiğinde türkiye'nin önünde batı ve ortadoğu seçenekleri vardı. özal'dan sonra sadece ortadoğu seçeneği kaldı...
  • 12 eylül darbesinin bir meyvesi olarak türkiye'de ki neo-liberal politikaların önünü açan insandır.

    imf yi bu topraklar ile tanıştırmıştır.

    en büyük hayali her mahalleden bir zengin çıkarmak ve işini bilen memurlar cenneti bir ülkedir.

    akp'nin alt yapısını hazırlamıştır.

    forbes zenginler listesine daha çok adam veriyorsak bu ülkeye evet onun sayesindedir.

    philippe morris i bu ülkeye sokarak dünyanın en kaliteli tütününü üreten tekel in bitiş sürecini başlatan insandır.

    yök'ün bu günlere gelmesinde çok emeği vardır.. üniversiteler'de bilimsizleşme onun dönemi ile hız kazanmıştır.

    anayasayı bir kere delmekte zeval yoktur diyecek kadar yasalara bağlıdır.

    özelleştirmelerin önünü açmıştır ki onun sayesinde bu ülkenin insanlarının alın teriyle ortaya çıkarttıkları kurumlar birer birer yok
    parasına satılmaktadır.

    tanıdık geliyorsa bir yerlerden o da demokrasinin önünü açmıştır.

    "özal zengini" tabirinin isim babasıdır.

    şimdi ise ben nasıl rahmet ile anayım evladım.
  • ülkenin içine düştüğü durumun en önemli kilometre taşlarından biri.

    eski bir proje. sivilleşiyoruz, demokratlaşıyoruz hesabına, siyasal islam'ın can simidi olmuştur.

    en önemli icraatları.

    (bkz: benim memurum işini bilir)
    (bkz: anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz)
    (bkz: bir koyup üç alacağız)

    edit: sayısız hakaret mesajlarından sonra bir bakınız bırakmak hasıl oldu.

    (bkz: bizim çocuklar başardı)

    adamlar askerî ayaktan sonra siyasi ayağa başladılar. bu kişide patagonya'dan değil elbette bizden birisi olacaktı. birden bire aniden parlayıp görevlendirilmesi,rekor oy alması büyük bir tesadüf değil mi veya size tanıdık gelmedi mi?
  • 3 gece evel ruyamda ustume osuran adam
  • darbeciler pek sevmezmiş.
    lan adamı darbeciler başbakan yaptı, amerikan'ın emriyle yeşil kuşak projesini hayata geçirmesi için önünü açtılar, o da kendisine verilen görevi yerine getirdi. bu neyin kafası anlamadım, hani yaşınız falan küçüktür de hiç mi kitap okumuyorsunuz. türkiye için olumlu şeyler yapılmıştır onun zamanında illa ki, ama şu andaki laik-dinci, beyaz türk-siyah türk ayrımlarının bu kadar keskinleşmesinde en büyük payı olan insanlardan biridir, ülkeye yaptığı iyilikten daha fazla zararı dokunmuş bir amerika piyonudur son tahlilde.
    şimdi birileri seçimle başa geldi diyecek, bana çok neşeli bir pazar günü bahşedecek.
  • kendisinin, günümüzdeki iş bilmez, liyakatsız, tavuk kümesi bile idare edemeyecek adamların ülkeyi yönettiğini düşündüğümüzde resmen george washington ayarında kaldigi dogrudur. ama o tavuk kumesi yonetemeyecek adamlari basimizia musallat eden kisilerden bir tanesi de kendisidir.
  • amerika'da dünya bankası çalışanıyken, türkiye'ye mektup yazarak, deniz gezmiş, hüseyin inan ve yusuf aslan'ın affedilmemesi ve asılması isteğini, idamdan 1 ay önce 7 nisan 1972 tarihli tercüman gazetesinde yayınlatan, hizmetlerinin karşılığını başbakan ve cumhurbaşkanı olarak alan sağcı siyasetçi.
    http://gundem.milliyet.com.tr/…/1536689/default.htm
  • disardan aldigi dis borclarla ulkeye cag atlamis susu veren, sonra o dis borclari odemek icin yenilerini alan, onlari odemek icin de yenilerini alan bu sekilde turkiyeye cok sey kazandirmis gorunup aslinda cok sey goturmus olan bir tur saadet zincirikurucusu. ayrica tarikatuyesi, hirsizlarin can dostu. kendi urettigi kadar harcayan, kendi kendisine yeterek buyuyen turkiyeyi bir sekilde uretmeden harcayan, uretemeyen disariya bagimli hale getirmis insan. ozel tesebbusu ve ozellesmeyi turk sanayicisi yurtdisiyla rekabet edecek duruma ulasmadan once ulkeyi yabanci sermayeye acarak baltalamis olan kisi.
  • itü'nün beş harikasından biri
    beşibiryerdenin nadide bir parçası.
    diğerleri üstadı demirel, hocası erbakan, biraderi korkut ve beyamca kutan
    zaten bu beşini birarada düşünmek bile insana daral getirirken, türkiye'nin elli yıllık geçmişinin bunların elinde şekillendiğni düşünmek, gelişmiş ülkelere göre klasmandışı olmamız realitesini açıklıyor sanırım
  • darbecilerin pek sevmediği söylenen eski politikacı.

    oysa, kendisinin icadı 24 ocak kararlarını uygulayabilmek için 12 eylül darbesinin gerçekleştirildiği bilinse ne güzel olurdu hayat... herkes eğriyi doğruyu bilirdi, çiçekler açardı, kuşlar uçardı, anayasa delinmezdi, kapitalizmin azgın pençeleri arasında nefessiz kalınmazdı, imf iki metre ötede durur, dünya bankası sırtı dönük otururdu, hayali ihracatçılar türemez, dış borç yükselmez, memurum işini bilmezdi... samsun 216 içerdik marlboro'lar yerine, mcdonald!slar yerine sultanahmet köftesi yerdik, ama başımız dik, alnımız açık olurdu, "azıcık aşım kaygısız başım" derdik ama anayasa değişikliği yaparken icazet almazdık bir yerlerden, ailesinden ayrı eve çıkmış öğrenci gibi olurdu hayatımız...

    ölenin arkasından konuşulmaz, sus kızım, yeter...

    hıhı evet, iyi bilirdik...
hesabın var mı? giriş yap