şükela:  tümü | bugün
  • turgut sunalp, necdet calp ve turgut özal aynı anda adaydılar.. sunalp ve calp soyadları yüzünden o dönemde birçok kişi turgut özal'ın soyadının özalp diye telaffuz etmişti.
  • oldukten 5 sene sonra bir gün neden hakkinda bu kadar entry girildiyse artik...

    neyse sunu da yazalim da kayitlara sevimli horozlu amca olarak gecmesin sadece: o zamanlarda nokta dergisi, 12 eylul'den sonra populer medyada ilk kez olmak uzere, iskence iddialarini gundeme getirmisti. bahsi gecen tekniklerden biri de "makata cop sokmak" idi. bu adam bu konuda soyle konusmustu : "makata cop sokmaya ne gerek var. oyle birsey yapilacak olsa aslan gibi delikanlilarimiz var"
  • türkiyede yapılan bir röportajda "ne içersiniz" sorusuna "whisky" ,ne ile sorusuna "kanada buzu ile" diyen,
    1972 yılında "amerikan kalkınma örgütü"nün , türkiyedeki dinsel potansiyele dikkat çekerek kontrol altına alınması uyarısı üzerine mnp (milli nizam partisi) kapatılmasından sonra isviçrede bulunan `necmettin erbakan'ı ,memduh tağmaç 'ın emri ile alıp türkiyeye getiren general..daha sonra n.erbakan milli selamet partisi'ni kurdu ve chp ile koalisyon yaptılar...

    not : 1972 yerine 1962 yazmışım. düzeltildi.
  • 80lerin başında beyşehir'e gelmişti.. ben daha baya ufak çocuktum.. seçim vardı.. ne demekti bilmiyodum.. ama iki turgut vardı.. özal ve sunalp.. trt (ki o zaman trt vardı.. tek kanaldı.. biz de siyah beyaz ilk televizyonumuzu yeni almıştık) haberlerinde bu ikisini verirdi.. ben özal'ı değil sunalp'ı severdim.. çünkü o beyşehir'e gelmişti.. üstünde beze yapılmış resmi bulunan bir afişi astırmıştı otobüsün önüne.. bi daha ismini duymadım.. ara ara aklıma gelir neden bilmem.. nasıl biridir nedir necidir..
  • şamil tayyar'ın hakkında;12 eylül öncesi zamanında şuanki ergenekon tipi çeteleşmenin benzeri bir yapılanmanın en tepesindeki isim olduğunu söylediği kişidir
  • 12 mart'ın sıkıyönetim komutanlığını da yapmış olan, aynı zamanda işkencehane zirverbey köşkü'ndeki yönetimi ile de meşhur emekli general.
  • "generallerin 1980 sonrası kurdurdukları mdp'nin başkanı eski generel turgut sunalp, 1971 darbesi sonrası işkencelere katılmak ve bir kızın cinsel organına cop sokulması olayının sorunlusu olmakla suçlanır. 'gözleri bağlı insanların sorgularına katıldığını, bunun son derece doğal olduğunu' söyleyen sunalp, somut suçlamaya ise şöyle cevap veriyordu; 'sözü edilen kız, üst dereceden bir komünistti. ifademi mazur görün ama bizim 21-22 yaşlarında aslan gibi delikanlılarımız var. eğer bir kıza bu biçimde işkence edecek olsalar, sopaya niye ihtiyaç duysunlar ki?'"

    - e ben biliyorum bu olayı, yukarda da yazmışlar zaten. bikaç ayrıntı vererek kendini mi ispatlamaya çalışıyorsun?
    - güzel kardeşim, ben bilmediğini söylemiyorum ki. unutma diye yazıyorum, hatırla diye. aklından silinmesin, sakın ha!

    kaynak: taner akçam, işeknceyi durdurun! insan hakları ve marksizm, ayrıntı yayınları, 1991
  • bir faninin türkiye'de ulaşabileceği en karizmatik ünvan olan orgenerallik mertebesine ulaştıktan sonra bununla yetinmemiş ve kenan evren'in gazıyla başbakanlık rüyaları görerek siyasete atılmıştır. fakat 6 kasım 1983 seçimlerinde seçimlerde sonuncu olarak karizmayı fena çizdirmiştir. dahası kendisi de bunun acayip farkındadır. şu anektoda* bir bakın hele:

    siyasal hayatı daha başlamadan biten turgut sunalp'e evren sorar: "paşa, bundan sonraki yaşamında ne yapmayı düşünüyorsun?"

    sunalp cevap verir: "mama kandırdı, bekaret elden gitti. bundan sonra orospuluktan başka yapacak iş yok..."

    *aktaran muammer yaşar, paşalar politikası, tekin yay. ist, 1990, s.192