şükela:  tümü | bugün
  • sivas cumhuriyet üniversitesi tarafından onursal doktorluk ünvanı ile onurlandırılmış emektar.
  • ben bu adamın güncel siyasete ilişkin karikatürlerinde hiçbir derinlik, pırıltı, analiz bulamam. çizgi yeteneğine tabii ki edecek laf yok. ancak siyasi analiz açısından yekta güngör özden düzeyinde bir konsept tutturmuştur, yıllardır öyle gider. abdülcanbaz gibi çizgi dizilerini de kendimi zorlayıp takip etmeye çalıştım "adamın hakkını yemeyelim" gibi bir düşünceyle. ama orada da maalesef bir sürükleyicilik bulamadım. şahsen.
  • bircok kitaba renk katmistir resimleriyle. kandid ya da iyimserlik de resimlendirdiklerinden biriydi.
  • damardan bir a$ik ihsani baglamasi:

    -turhan'a-

    ciz be turhan kara gunun bagrini
    kanata kanata ciz bicak bicak
    ciz yigidim cizecegin her cizgi
    sosyalizmin acik yolu olacak

    ey benim cagimin dovu$ken eri
    ciz kazi kokunu yikilsin geri
    ciz daha ciz, tarihimin bo$ yeri
    senin celik kaleminle dolacak

    daha guclu daha guclu cizgi at
    her cizginin ba$ ucuna kur$un kat
    pikasso ve nazim gibi $u sanat
    dunyasinda bil ki adin kalacak.

    a$ik ihsani

    ic. "dü$ degil bu", hasat yayinlari, 1.b., istanbul-1993, s. 49.
  • 31 temmuz 1922'de milas'ta doğdu. ilk karikatürü adana'da basılan ''türk sözü'' gazetesinde yayımlandı. diş hekimliği öğrenimi gördü ancak yarıda bıraktı ve sonrasında tamamen karikatüre yöneldi..
    türk karikatüründe ''çizgiyle mizah'' anlayışının ilk savunucusu sayılan sanatçının, imza atmasına gerek kalmıyacak kadar kendine özgü bir tarz yaratması 1950'li yıllarda oluşmuştur.. yıllar önce yusuf ziya ortaç turhan selçuk için, ''cem ekolünden sonra, türk karikatürcülüğündeki yeni çığırın adı turhan ekolü olarak kalacaktır'' demiştir..
    yarattığı abdülcanbazadlı çizgi romanını kırk yıla yakın zamandır okuyucunun ilgi ibresini düşürmeden sürdürmekle de, ayrıca bir rekorun sahibidir..
  • 1922de milasda (muğla) doğdu. ilk karikatürleri 1941de adanada türk sözü, istanbulda kırmızı beyaz ve şutta yayımlandı. 1948de şaka, akbaba, tasvir ve aydede dergilerinin kadrolarında yer aldı. ertesi yıl yeni istanbul gazetesine girdi. abdli karikatürcü saul steinbergin “çizgiyle mizah” anlayışını benimsedi. aynı gazetede karikatür tarihini ele alan yazılar kaleme aldı. “grafik mizah”ın karikatürün evrensel anlatımı olduğunu savundu. 1951de ilk sergisini açtı; 1952de, kardeşi ilhan selçuk ile birlikte öncülerinden olduğu 1950 kuşağının ilk yayını 41 buçuk adlı mizah dergisini, 1953te de karikatürü yayımladı. ilk kitabı turhan selçuk karikatür albümünü çıkardığı 1954te milliyet gazetesine başkarikatürcü olarak giren sanatçı, oluşturduğu karikatür üslubunu bu dönemde geometrik bir estetiğe oturtmaya başladı ve bu tür yapıtları, kardeşiyle birlikte çıkardığı mizah dergisi dolmuşta ivme kazandı. 1957de milliyette “abdülcanbaz” adlı ünlü çizgi roman kahramanının maceralarına başladı; 1959da 140 karikatürde yeni dönem yapıtlarından bir seçki düzenledi. 1960larda italyan mizah dergisi ii travasonun kadrosuna girdi. 1961de haftalık politika dergisi yönde çizmeye başladı; 1962de turhan 62, 1964te ise hiyeroglif, 1969da hal ve gidişi yayımladı. aynı yıl ikinci kez yeni istanbula döndü, daha sonra akşama geçti, 1972de ise cumhuriyet gazetesinde haftalık panaromik politik karikatürler çizmeye başladı. 1979da aniklopedik albümü söz çizginini yayımladıktan sonra 1980de milliyete döndü. halen cumhuriyet gazetesinde çalışmaktadır.

    1992de on üçüncü kişisel sergisiyle 50. sanat yılını kutladı. “insan hakları” adını taşıyan bir karikatür sergisi, birçok büyük kentte (strasbourg, izmir, 1992; nürnberg, dortmund, duisburg, stuttgard, mannheim, munih, 1993; leipzig, üsküp, lefkoşe, 1994; frankfurt, 1995) açıldı.

    istanbul gazeteciler cemiyetinin gazetecilik başarı armağanı yarışmasında 1955te birincilik ödülünü, 1983, 1986, 1987, 1989 ve 1990`da başarı ödüllerini; italyada uluslararası bordighera karikatür yarışmasında 1956da altın palmiye ile aero club gümüş kupasını, 1962de gümüş hurmayı; 1970te italyada ippocampo-vasto karikatür festivalinde ippo campo ödülünü, 1971de türkiye sanatçılar birliğinin halkın sanatçısı ödülünü ve 1975te italyada vercelli karikatür bienalinde gümüş kupayı kazandı. yapıtları abd, kanada, italya, bulgaristan, isviçre ve polonyada karikatür müzelerine alındı. 1992de sıvas cumhuriyet üniversitesinin onursal bilim doktoru ünvanına, 1997 yılında da anadolu üniversitesi fahri doktora ünvanına layık görüldü.
  • haber aktif haberden..

    "cumhuriyet'ten turhan selçuk; ab yolunda ilerleyen muhafazakarlar kesimi, "başı örtülü domuz" olarak çizdi. selçuk'a sert tepkiler var."

    " türkiye'nin ab yolculuğunu karikatürle anlatmaya çalışırken dindar insanlara hakaret eden turhan selçuk'a tepki yağdı. vatandaşlar kadar meslektaşları da çirkin karikatürü sebebiyle selçuk’u eleştirdi.

    cumhuriyet'te dün yayınlanan karikatürü değerlendiren bedri koraman, "türbana ben de karşıyım. ancak dozu biraz fazla kaçmış gibi geldi" dedi. karikatürist ve oyuncu hasan kaçan ise “çirkin” karikatür hakkında şöyle konuştu:
    “mizah çok daha zarif bir şeydir. çok çirkin bir karikatür. bu karikatürde insanlara hakaret var. ne anlatmaya çalıştığını bilmiyorum. küfür küfürdür. insanlar bu karikatüre bakıp aynı şekilde cevap vermeye kalksalar turhan bey çok üzülür. insanlar sorarlar; aynaya mı baktın çizdin? çirkinliğin küfrün ne mesajı olabilir ki. ancak holigan birisi yapabilir bunu."
    karikatürist latif demirci de "karikatüre yorum yapılmaz. kim ne görmek istiyorsa onu görür”diye konuştu.
    önder başkanı yusuf ziya sula, konuyu hukuki platforma taşımadan söz ederken mazlumder yöneticisi ayhan bilgen de “tiksinti verici bir karikatür. cezalandırılması gerekir” dedi. "

    hakaretin de bi değeri vardı buralar dutlukken, şimdi beş paralık ettiler.
  • yıllardır ama yıllardır ta çoçukken okuduğumuz milliyet'ten bu yana durmadan ama hiç durmadan islam'a, müslümanlara çok farklı bakan bir biri.

    din-diyanet-başörtüsü konusundaki fikirlerini görmek için bir tık yeter.
    http://www.sabah.com.tr/…06/04/21/yaz13-10-134.html
  • çok sürreel bir karikatüre imza atmış sanatçı. şimdi türban takmış bir domuz ab'ye doğru gidiyor. çoğunluk türban takan domuzdur dedi filan diyor da ben ne cumhuriyet gazetesinin ne de turhan selçuk'un hiciv anlayışının diğer bazı kesimler ve gazeteler kadar sığ olduğunu sanmıyorum. yani açıkçası ben de anlayamadım ne anlatıyor bu karikatür. ha şimdi kasıp da çok manalar çıkarmanın anlamı yok. sanatçı burda ne anlatmış deyip atmak gereksiz elbet. direk domuz da demiş olabilir de. sanırım burda turhan bey domuz, eşini kıskanmayan tek hayvandır deyip eşini tesettüre sokmayan, bikiniyle denize girmesine karışmayanlara domuz diyenler yüzünden bakınız bunlar domuzlara bile türban taktırıp bi de gidip ab'ye girecekler diyor. yani ahah çok attım ama. sanatçı burda çok garip şeyler anlatıyor ben napiim.
  • a) türbansızdır.
    b) domuz değildir.
    c) türban takanlar domuzdur, demek istememiştir.
    d) türban takanlar domuz değildir, demek istememiştir.
    e) hepsi.