şükela:  tümü | bugün
  • amatör olarak denedigim ve çok zevk aldıgım lakin hiç de göründüğü gibi kolay olmadıgını kavrayınca takdir ettigim meslek grubu
  • türkiyede bir grup insanın tercümanla farkını bilmediği,o yüzden tercümanlara yakıştırdığı fakat çok farklı bir bilgi birikimi gerektiren meslek.
  • efes'de rastlanilan ve artik beyni gune$ altinda $apkasiz dolanmaktan lop yumurta kivamina gelmi$ bingildak ila idare eden bir rehberin sozleri a$agidaki gibi olmaktadir*:

    you see this stone? this is old. this is very old. let me say 1000 years, let you say 2000 years. it is that old.

    (bkz: seni rabbime havale ediyorum)
  • hayatı boyunca tarih, mitoloji, arkeoloji ve politika gibi konularda aldığı derslerin sonu gelmeyen, ders veren kanlı canlı, vokal gezi rehberi.
  • 24 saat mesai halinde olan, yeri geldiginde birkaç günlük çalisma sonunda beyaz esya,araba,..vs sahibi olabilecek tek meslek grubu. disardan "aman ne güzel egleniyorlar, üstüne de para aliyorlar" gibi görünmektedir. lakin kimse düsünmemektedir ki bu insanlar gerektiginde gecenin 03:00'ünde patlayan bir apandistin ardindan hastanelerde turist pesinde kosup ertesi gün gruba meryemana anlatmakta; bin kere "çantalariniza dikkat edin" uyarilarina ragmen çantasi çalinan turistle karakola gidip saatlerce dert anlatirken, grubun diger üyelerini oyalamak için program disinda yönlendirmeler yapmak zorunda; etrafta gördügü otu boku soran(bu ne otu? bokotu) turistlerine cevap verebilmek durumundadir. "neden kürtlerin devletini geri vermiyorsunuz?" taaruzlarina maruz kaldiginda sakince açiklamasini yapabilmeli; tüm yollari ince ayrintisina kadar bilmeli; kaza aninda yaralilara ilk yardim yaparak hayatlarini kurtarabilmeli; ölen oldugunda teshis için morga gittiginde sinirlerinin turun geri kalanina da yetmesi için kendini bir an önce toparlayabilmelidir . mitoloji, tarih, din, cografya, botanik, ilk yardim, ülkenin durumu, yönetimi, geçmisi, gelenekleri, sosyal durumu, insanlarinin özellikleri, yollar,camiler..gibi konular iyi bir turist rehberinin bilmesi gerekenlerin %40'idir. geri kalan %60'i ise turistin herhangi bir zamanda aklina gelebilecek herhangi bir soruya cevap verebilecek bilgi dagarcigini olusturur. en ufak deprem, terör, komsu ülkelerdeki sikintilar, hatta amerika'daki terör direkt türk turizmini yani birinci elden rehberi etkiler. kazanilan para miktari çok gibi görünse de, bu miktarin 12 aya yayilacagi gözardi edilmemelidir. eskiden 6-7 senede bir açilan rehberlik kurslarinin üniversite sinavi gibi neredeyse her sene açilir olmasi rehber kalitesini düsürdüyse ve piyasada olmamasi gereken adamlari meslege soktuysa da sevildiginde birakmasi zor, tüm sancilarina ragmen vazgeçilemeyecek bir meslektir.
  • yazın sıcağında,kışın ayazında evinden uzakta,otobüs tepesinde,bakımsız bir antik şehirde,havalimanında,bir restoranda yalnız otururken görebileceğiniz;cep telefonu hayatı olduğu için beynindeki bir rahatsızlıktan veya bir trafik kazasında öleceği kesin olan;bu ülkeye biçilen paha yüzünden,dünyanın -neredeyse- en seviyesiz turistleriyle içli dışlı olmak zorunda olan;en aptalca soruları cevaplamak zorunda kalan;turistleri alışveriş merkezi niteliğindeki halıcılara,onyx merkezlerine,tekstil fabrikalarına götürdüğü için şehir esnafı,satış olmuyor diye o merkezlerdeki kişiler tarafından sürekli olarak dövülmek istenen;kız/erkek arkadaşı tarafından sürekli bir yabancıyla birlikte olmakla suçlanan;yer bilmez yurt bilmez huzur bilmez insan topluluğu.iyi kazanırlar denir ancak günümüz kosullarında bu da değişmektedir.türkiye'de henüz bir meslek gurubu olarak tanınmamışlardır kanunlar tarafından.bu ülkenin her noktasını sevenler ve yabancıların önyargılarını yok etmek isteyenler tarafından sürekli olarak yapılabilecek bir mesleğin icraatçılarıdırlar.hanut alırlar,bunu da hakederler.10 günlük tatili 500 dolara kapattırmazlar adama.
  • bir ornek verecek olursak; http://www.turkeytouristguide.com/
  • turkiyenin ve dunyanin her yerinde turist ve ya turist gruplarini gezdirebilmenin egitimini aldiktan sonra profosyonel turist rehberligini meslek edinmis bay ve ya bayan kisilerdir. (bkz: profosyonel turist rehberi nasil olunur)

    turist rehberininki, amatorce yapilacak bir meslek degildir; olabilmektedir; olmamalidir.
    nitekim bu meslegi icra eden kisilerin dunyanin bir ucundan gelmis turistlere, antik efes sehrini gezdirmek icin yunan ve roma tarihi, kapadokyayi gezdirebilmek icin yanardaglar, erken hiristiyan tarihi, incil, fresko okuma, gelibolu milli parkini gezdirebilmek icin savas tarihi, atatürk, turk tarihi, avrupa tarihi, topografya, konyayi gezdirebilmek icin mevlana ve sufi felsefesi, ankarayi gezdirebilmek icin devlet ve politika sistemimiz, kurtulus savasi tarihi, hititler, buradaki buyuk muzeyi gezdirebilmek icin anadoludan gelmis gecmis tum irklar vb. ile ilgili bilgi sahibi olabilmesi*, bunlari birde calistigi yabanci dilde akici bir sekilde anlatabilmesi gerekir.

    bir de birlikleri vardir bunlarin, turebdir adi.
  • içlerinden bir tanesini delirttiğim meslek grubu.

    sene 2000
    yer paris

    sevgili turist rehberimiz bizi gezdirecek. başına geleceklerden habersiz. genç daha, hevesli, seviyor işini..sevilmeyecek gibide değil..en azından o zamana kadar.

    ilk durak eiffel kulesi. henüz yoldayız. soruyorum:
    s : prenses diana’nin öldüğü geçit nerede !?
    tr : pardon ?
    s : leydi di..diyorum ! öldü hani..nerdeeee ???
    tr : birazdan geçeceğiz.., önünden.. ( alla alla ? )

    varıyoruz eiffel’e, çıkıyoruz tepesine. soruyorum:
    s : buradan düşen olmuş mu hiç yada intihar ?
    tr : bildiğim kadarıyla hayır.. ( garip mi biraz ?!..biraz mı..!? )
    s : araştır sen bunu !

    ertesi gün..bu kez versailles sarayına gidiyoruz. yoldayız. soruyorum:
    s : neden bu şehirde hiç mezarlık yok ??
    tr : burada biraz farklı durum. şehrin birkaç km ilersinde tek bir mezarlık var, halkın moralini ve paris’in yapısını bozmamak için şehrin içine yapılmıyor. eskiden yapılmış birkaç ufak mezarlık var ama. ( bu bildiğin manyak ! )
    s : iyi..!

    versailles’dayız. gül bahçelerini görmek istiyor insanlar. soruyorum:
    s : marie antoinette nerede giyotine vuruldu ?
    tr : sarayın girişindeki büyük avluda !!! ( giyotinlere, kazalara, intiharlara gelesin allahın manyaaaaaaaa ! )
    s : mersi ! süper bi rehbersin..

    bir sonraki gün. disneyland’deyiz. rehber soruyor:
    tr : halloween’a katılmak istiyor musun ?
    s : allah korusun ! korkarım ben !
    tr : sen mi ???? ( dalga geçmiyosa mickey mouse sksin beni !!! )
    s : evet ben..korku filmi izleyemeyen birine sorduğun şeye bak..?!
    tr : ben..seversiniz diye..işte.. ( ağlamak istiyorum! )

    son gün.. havaalanına gidiyoruz.. soruyorum:
    s : suç oranı nedir pariste ??
    tr : bi tane normal soru sor artık ama yaaa !!!!!!!! ( yeter mına skeyim ! bana iş mi yok !!?? )
    s : bilmiyorsan bilmiyorum de ! hem ne dedim ki ben şimdi ??

    bunlar hatırladıklarım. yok manyak değilim. uçak korkum var. ben eğlenemedim pariste..korkudan, dönüş yolunu düşünmekten. o yüzden aklım ölümden başka bir şeye çalışmadı. ama gerçekten kutsal bir meslekmiş turist rehberliği. evet.