1. zevkli bir meslek gibi görünmesine rağmen aslında çok yorucu ve zaman zaman da çok sıkıcı olan meslektir. öncelikle geceniz gündüzünüz olmuyor malesef. bu mesleği icra ederken bir aile kurmak gerçekten çok zor bir hal alıyor.

    insanlarla uğraşmak gerçekten de çok zor. türlü türlü insanlarla uğraşmak zorunda kalıyorsunuz bu da bir zaman sonra çok can sıkıcı oluyor. örneğin; turistlerden biri ( kendisi türk) başlıyor konuşmaya, yok efendim paris'teydim geçen hafta harika bir atmosferi var, hele hele ispanya, madrid sokaklarına bayılıyorum. benim kocam ticaret ile uğraştığından sürekli geziyoruz eşimle. allah'a şükür para sıkıntımız hiç olmadı bıla bıla bıla .....

    evet ablamızın kendini övme faslı biteli daha 5 dakika geçmeden;

    evvet, şimdi yemek zamanı, 5 adet çi börek, bir adet ayran ya da kola, salata ve tatlı 10 tl. umarım memnun kalırsınız zira eskişehir'in en leziz ve nezih lokantalarından birine girmek üzereyiz.

    hoopppp, kendini öve öve bitiremeyen ablamız bağırıyor arkalardan;

    -yaa arkadaşlar sizce de pahalı değil mi bu yemek için, ben alternatif olarak başka bir yerde yemek istiyorum.

    yukarıda anlattığım olay gibi binlercesine maruz kalabiliyorsunuz.

    not: ee tabi güzel tarafları da var bu mesleğin ama dediğim gibi bazen çok can sıkıcı olabiliyor.
  2. zor bir meslektir, hele gezdirdiğiniz şehri henüz özümseyemediyseniz psikopat turist soruları üzerinize geldikçe gelir.
  3. sonunda meslek yasası komisyonuna girmiştir.
  4. her meslek gibi disardan lay lay lom ve havadan para kazanilidigi dusunulen istir. aslinda yeri geldi garsonluk, yeri geldi cobanlik yapip suruyu idare etmeniz gerekir. alinan rakamlar da cok fazla degildir. cogu zaman gun kurtarilir.

    asil amac satis oldugu icin acenta ve rakiplerin baskisi had safhadadir.

    hic umulmadik anda super bir satis da yapabilir ki musteri alasi varsa alir rehberin fonksiyonu devede kulaktir, mutlaka satis olur diye umulan anlarda hic bir satis da olmayabilir.

    uzun donemde cok baska alternatif yoksa, kazanc da tatmin ediyorsa, is mutlulugu da varsa yapilabilir ama ... handikaplari da vardir.

    duzenli bir aile hayati sehir disi yapilan turlar yuzunden olmaz. vs.

    hedefleri yuksek kisileri tatmin etmez, hele bir de zor girilen okullardan mezun olmussaniz belli bir donem yaparsiniz ...
    ya da tanri dusurmustur ...
  5. anadolu'da icra edildiğinde mensuplarını zevkten dört köşe edebilecek potansiyele sahip meslek. tarihse tarih, mitolojiyse mitoloji, dinse din, doğaysa doğa... şu kpds'yi bi halletsem piyasayı öttürcem ama 70 alabilemirem. henüz...
  6. rehberliğe yeni başvurma aşamasında oldukça can sıkan meslek. kokart nedir? nasıl çıkartılır? bunu bilen yok. ayrıca ruhsatname diye birşey mevcut. bunun için tureb/iro'ya da gidilir fakat sadece telefon numarası vermekle yetinirler. aranan yerin ankara olmasıyla birlikte akabinde size başka bir numarayla başka bir yere yönlendirilirsiniz. yönlendiğiniz yer ise enerji bakanlığıdır. sinirlenirsiniz.

    not: alınana kadar detayla olarak aşamalı aşamalı olarak buraya bilgi düşmek borç sayılmıştır artık.
  7. turist gezerkenki havaları yenilesi insanlar.
    sanki dünyayı kurtarıyor adamlar.
    ama meşakkatli iş, biliyorum yakından.
    *
  8. biraz uzun bir yazı. rehberlikle ilgisi olan herkesin okumasını salık veriyorum.

    bu mesleği icra edenleri geç, adayları çeşitli kuruluşlar tarafından enayi yerine konarak resmen soyulup soğana çevrilmek istenen meslek, canım mesleğim. şu an bu satırları bir otel odasından yazarken bir yandan diğer sekmede açık olan facebook tartışmasına bakıyorum ve bu çocukların haklı serzenişlerine hiçbir kodamanın kulak asmadığını görüyorum. sırf bu yüzden bir occupy hagia sophia bile organize etseler yeridir. gider en önde bayrak sallar, o tepedeki, oda, türsab, tureb gibi kuruluşların kodamanlarının artlarına bile bakmadan kaçtıklarını görene kadar da destek verirdim kendilerine.

    biliyorum, sözlükte çok fazla temsilcisi yok bu mesleğin. bir doktorluk, mühendislik, öğretmenlik değil mesela. hakkımızdaki genel fikir "çok karı götürüyorlar, geze geze para kazanıyorlar"dan öteye gitmiyor(aramızda binlerce kadın arkadaşımız var ayrıca, erkek mesleği değil bu yani). az bilen de "halıdan deli komisyon alıyonuz, gene de ağlıyonuz hıammınaa"dan fazlasını bilmiyor. yüzlerce rehberin acenta tarafından ücret ödenmeksizin tura gönderilip buna mecbur bırakıldığını bilmeden söylüyor bunu üstelik. olsun herkes her şeyi bilecek diye bir şey yok. benim derdim başka. benim derdim sadece kendimle de değil. dedim ya, daha kokartını almamış çocukların, onların ailelerinin parasına göz dikenlerle benim derdim.

    https://www.facebook.com/…n/posts/10151526930801859

    yukarıda bahsettiğim tartışmanın linki bu verdiğim. tartışma şerif yenen'in yani türkiye'nin en ünlü rehberlerinden biri ve aynı zaman türkiye'nin en büyük rehber odası olan iro'nun* başkanının şahsi facebook sayfasında geçiyor. geçen yıl çıkan yeni profesyonel turist rehberliği yasası ile birlikte yeni mezun rehberlerin uygulama gezilerinde bir değişiklik olmuş ve eskiden okulların bağımsız bir şekilde kendi düzenledikleri ya da acentaya düzenlettikleri bu geziler artık tureb* tarafından belirlenen acentalar tarafından düzenlenir olmuştur.

    geçen sene(2012) toplam 35-40 gün arası süren ve bağımsız olarak üniversiteler tarafından bizzat organize edilen yahut acentaya yaptırılan bu turların fiyatı kişi başı 3500 tl iken, bu yıl ise süresinde sadece 10-15 günlük bir ilave olmasına rağmen fiyatlar neredeyse 7000 tl'ye yükseliyor. 'yalanına sokuyum'cular için link, linkler uçarsa diye de caps.

    insafınız kurusun, iki yakanız bir araya gelmesin, yediğiniz her bir lokma rantı kan ve irin olarak kusarsınız inşallah. bakın ben böyle ağır konuşmam normalde. bunlar üç kuruş parayla kimseye muhtaç olmadan okuyup meslek sahibi olmaya çalışan çocuklar. onların mı parasına göz diktiniz lan!? hani siz rehberin hakkını korumakla mükelleftiniz? tek icraatiniz yanımdan geçen hanutçuyu serbest bırakıp benim sözleşmemi, faturamı sormak. şimdi de bu çocukları mı kestirdiniz gözünüze!?

    karnı tok, sırtı pek şerif yenen beyefendi ise bu çocuklara yardımcı olacağına çıkmış "önce ucuz olan yerel turlara çıkın yerel rehber olun, sonra paranız oldukça öbür turları da yapar birkaç sene içinde ülkesel rehber olursunuz demiş". şerif bey kusura bakmayın ama kimse enayi değil. bu turları ayrı ayrı yapmaya kalkan birinin toplam maliyeti 9200 tl oluyor. senelik fiyat artış farkını da koyduğumuzda toplam meblağ 10,000 türk lirasının üstüne çıkıyor. bu çocukların önemli bir kısmı zaten ağır bir öğrenim ve katkı kredisi borcuyla piyasaya girecekler. bu ülke de kaç kişide var bu kadar para.

    bu turları söz konusu tur şirketlerine veren tureb bu fiyatlara itiraz etmedi. oda başkanı şerif yenen, olası maliyet düşürme yöntemlerini(turu düşük sezonda yapmak, rehberin kanunen düşük fiyat çalışma olanağı vs) sanki hiç bilmiyormuş gibi "valla bilmiyorum fiyatlar böyleydi", "ama bu sene turlar daha uzun" gibi bahanelerle bilmemezliğe yatıyor. şimdi bu entry iyice uzayacak biliyorum ama bazı şeylerin bilinmesi açısından tarihe de not düşmek zorunda hissediyorum kendimi:

    önce capsleri alalım:

    şerif yenen'in ilk hamlesi. öğrenci arkadaş bize söz hakkı vermeden gelişine atıyor golü:
    http://i41.tinypic.com/34zawye.png

    şerif yenen, gelen ikinci cevapta bu sefer bilmemezliğe yatıyor:
    http://i44.tinypic.com/8vuc2e.png

    bu sonuncudaki altı çizili yerleri ise bizzat kendim sıra ile açıklamak istiyorum:
    http://i39.tinypic.com/2rwp5jl.png

    varan 1: "rehberin ücretinin bakanlığın belirlediği kanuni ücretten düşük olmaması gerekiyor."
    cevap: yanlış! bakın 23 şubat 2013 tarihli turist rehberliği yönetmeliği'nin 35. maddesi ne diyor:

    --- spoiler ---

    taban ücrete uyma zorunluluğu

    madde 35 – (1) turist rehberleri, taban ücret tarifesinde belirlenen ücretin altında turist rehberliği hizmeti sunamazlar. taban ücret altında çalışılabilecek sosyal ve kamusal nitelikli turist rehberliği hizmetleri şunlardır:

    a) kamu kurum ve kuruluşlarının özel görevleri nedeniyle yapılan gezilerdeki turist rehberliği hizmetleri.

    b) kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, dernek ve vakıflar ile resmi ve özel öğretim kurumları tarafından engelliler için bedelsiz ve tam sponsor desteği olmadan düzenlenen ve gelir getirmeyen gezilerdeki turist rehberliği hizmetleri.

    c) kamu kurum ve kuruluşları tarafından eğitim, kültür ve sosyal amaçlı düzenlenen gezilerdeki turist rehberliği hizmetleri.

    --- spoiler ---

    yani üniversiteler kamu kuruluşu olduklarına göre ve bu gezi "zorunlu" bir eğitim gezisi olduğuna göre yönetmeliğin 35. maddesi uyarınca daha makul ücretle rehber bulunabilir. bu konuda şerif yenen'in iyi niyetli ancak bilgisiz olduğundan bahsetmemiz imkansız. zira kendisi en başından beri yasa ve yönetmelik hazırlama sürecinin tam ortasındaydı. öyle olmasa bile türkiye'nin en büyük turist rehberleri odası olan iro'nun başında duran kişi olarak bu maddelerden habersiz ise o mevkiyi daha bilgili kişilere bırakmak o kadar da zor değil. bununla ilgili şu caps'e de bir göz atın: http://i40.tinypic.com/zpzqv.png

    varan 2: "mevsim itibarıyla yüksek sezonda yapmak zorundayız"
    cevap: hayır, değiliz. daha önceden birçok okulun bu gezilerin en azından bazı kısımlarını kışın yaptıklarını hatırlarsak, kesinlikle böyle bir mecburiyet olmadığı ortada.

    varan 3: "küçük de olsa tureb masrafları eklendi"
    cevap: zorla insanın ağzını bozduracaksınız. tureb dediğimiz şey turist rehberleri birliği'dir. tureb gibi bir kuruluş, gelirlerinden kendisine ait şeyler için "küçük de olsa bir masraf payı" ayıramıyorsa lütfen çekilsin aradan.

    uzun lafın kısası, buradan turist rehberliği öğrencisi olan kardeşlerime sesleniyorum. çıkmayın bu turlara. hiçbiriniz çıkmayın. boykot edin. gidin bir sene simit satın ama hakkınızı bunlara yedirmeyin. bakın yukarıda madde madde yazdım, açıkladım. kimseye de güvenmeyin kendinizden başka. şu meslekte geçirdiğim 4-5 yıl içinde anladım ki bizim hakkımızı bizden başkası savunamaz. bakın daha geçtiğimiz sonbaharda(2012 sonu) bu odalar önce bizden, binlerce rehberden "yasa uygulamaya girinceye kadar son kez de olsa seminere girin, sonra mağduriyet yaşamayın" diyerek seminer paralarını topladı. paralar toplandıktan sonra da "biz bakanlığa sorduk gerek yokmuş seminere" dediler. paralarımızı geri istediğimizde "yasa gereği para iadesi yapamıyoruz" dediler. "oda üyelik aidatına sayın o zaman" dedik ona da olmaz dediler. antalya rehberler odası(aro) utanmadan sıkılmadan "bari bir sene boyunca gelin bizim kantinde bedava çay kahve için" dedi. meslek odaları, tureb'i, türsab'ı vs. bunların hepsi bir olmuş cebinizden ne koparabilirlerse, bir takım şirketlere havadan ne kazandırabilirlerse kar sayıyorlar. bugün sizi söğüşleyen bu acentalar, yarın kokartınızı aldığınızda yevmiyenize göz dikip sizi üç kuruş paraya hatta bedavaya tura göndermeye kalkacaklar.

    ayık olun. uyanık olun. bunlara prim vermeyin. zincirlerinizden başka kaybedecek bir şeyiniz yok. sırtınızdaki kenelerden başka kaybedecek bir şeyiniz yok. direnin, itiraz edin ve hakkınız olanı alın.

turist rehberliği hakkında bilgi verin