şükela:  tümü | bugün
  • 2001-2011 yılları arasında on yıllık dönemde avrupa ve dünya ikincisi olmuş oyunculardır. smaç basma olayı da orhun'un pasına yükselip smacı koyan 1.90'lık harun'dan sonra aşılmıştır, şimdi sizi bile potaya sokarlar. basketbolu genelde avrupa'da oynadıklarından bam güm smaç bas(a)mazlar, nba'de oynayan uzunlarımız ise az sayıdaki sayılarının neredeyse tamamını smaçla bitirirler. bu durumda böyle bir genellemenin mallığı da net bir şekilde ortadadır, bu dâhil bütün genellemeler malaklıktır..
  • 2001 ve 2011 yılları arasında oldukları avrupa ve dünya ikinciliğinin kendi memleketlerinde düzenlenen turnuvalarda olduğunu belirtmeyip, onlar haricindeki turnuvalarda ilk 6'dan yukarı çıkamadıkları gerçeğini hiçe sayan über zekalıların haklarında eleştiri yapanları '' mal '' şeklinde tanımlayabildikleri baskbetbolculardır.

    eleştirel bağlamda ek yapmak gerekirse büyük bir yüzdesinin boş şutu çembere bile değdiremediği kişilerdir.
  • kendisini geliştirmek için harcayacağı enerjiyi sahadaki yabancı sayısının artırılmasına itiraz etmek için harcamakta şu an.

    şimdi ben birkaç cümleyle bu meslek erbabını anlatayım size:

    - saf yetenek anlamında çok iyi olsa da çocuk yaşta kazandığı kupalar dışında kupa kazanamaz çünkü yeteneğini geliştirecek kadar çalışmamıştır.
    -bu adamın 16 yaşında tokatlayıp evine yolladığı fransız, sırp, yunan basketbolcular 5 sene sonra nba ve avrupa'nın en önemli oyuncusu olmaya aday gösterilirken bu arkadaş türk telekom'a kapağı atsam da 10 sene rahat etsem kafasındadır.
    - oyunculara verilen paralarda avrupa liderlerinden beko basketbol ligi'nde herhangi bir takımda rahatlıkla yer bulabileceğini bildiğinden yurt dışına, daha çok süre alacağı ve kendini kanıtlayacağı bir takıma gitme gibi idealleri yoktur. üstüne vergi mergi de yok, what a wonderful world.
    - a milli takımda kazandığı başarıları her ne hikmetse sadece kendi evindeki turnuvalarda kazanmıştır. ülkece madalya beklenilen turnuvalarda ilk turda sepetlenip memlekete dönmüşlüğü çoktur.
    - a milli takıma gidemeyeni ayrı keyif erbabıdır. bir sezonu konya'da geçirir, bir sezonu ankara'da, bir sezonu izmir'de. sezonu 3 sayı, 4 ribaund, 2 asist, 12 dakika ortalamalarla geçirdiği için olsa gerek her transfer döneminde illa bir talibi çıkar.

    daha saymakla bitmeyecek sportif başarısızlık ve ahlaksızlıklar bundadır. peki bunun suçlusu kendisi midir? tabii ki hayır. ona bu ortamı hazırlayan tbf, kulüpler ve spor politikalarıdır. bunu bu ortama alıştırdıktan sonra kalkıp da rahatını kaçırmak istersen tabii ki itiraz eder. "türk basketbolcusunun gelişimi için yabancıya dur de" tarzı samimiyetsiz, iki yüzlü açıklamalar yapmaktan imtina etmez. eh haksız da sayılmaz. ben de vasatın vasatı oyuncu olup senede primiyle cartıyla curtuyla milyon dolar götürsem ben de en kral yabancı karşıtı olurdum.

    not: bu yazdıklarımı "türk futbolcusu" başlığına koysam herhalde çok da sırıtmazdı.
  • dün geceki real madrid fenerbahçe maçında sahada bir tane bile yoktu.