şükela:  tümü | bugün
  • üst edit: hayatında güneş paneli görmemiş, kurulumunu yapmamış, nym - ttr kablo farkını bilmeyen, enerji verimliliği nedir? ohm kanunu nedir? termodinamik nedir bilmeyen herkes maşallah gerek burada gerek özelden küfürler eşliğinde sallamış.
    1. dünya savaşından kalma metal korozyonunun ve pasın yeni türleri oluşmuş motorları zaten bırak güneş paneliyle nükleer santral kursan gene enerji yetiştiremezsin.
    elin gavuru kendi tarlasında yetiştirdiği mısırdan etanol üretip tarlasını sürebilmek için ihtiyaç duyduğu yakıtı kendi üretiyor.
    benim buradaki amacım çiftçi neden böyle? neden yeniliklere açık değil diye sorgulamaktı.

    az önce haberlerde seyrettim.

    - çiftçi elektrik faturasını ödeyemiyormuş.
    - elektrik olmayınca sulama yapamıyormuş.
    - enerji dağıtım şirketinden avanta istiyorlarmış.

    konunun siyasi durumuna asla değinmiyorum. devletin çiftçiye vermesi gereken teşvik ve yardımları tartışmayacağım.

    bre vatandaş. it gibi arazin var. ülkemizin coğrafyası güneş enerjisini kullanmak için çok verimli. 10-20 m2'lik bir alana kuracağın güneş panelleri ile hem sulamanı hem kişisel elektriğini üretirsin. sana maliyeti en fazla 1 yıllık elektrik faturandır. 1 yıl sonrasında kar elde eder, kimseye bağımlı kalmazsın.
  • doğu illerinde genelde elektrik kullanıyorlar çünkü en son yüzde 55 ini devlet ödüyordu hatta yeniden yapılandırdılar da ama aç gözlüler hala beleş istiyorlar aynı işi ege de marmara da elektrik kullanmadan mazotla yapıyoruz ama o aç gözlüler hala işin kolayın da . edit : çomarlar mesaj kutusuna saldırdı iyi oldu çomarları görmüş oldum herkes oturduğu yerden konuşuyor götü yiyen köyüne gidip tarımını yapsın oturduğunuz yerden yazmayın çomarlar hoşt . şunu da ekleyeyim egede seracılık genelde soba yakılarak yapılıyor illa bir şey yapacaksanız yukarıda yazdığı gibi panel sistemi kurun çomarlar .
  • 10-20 metrekarelik güneş enerjisi panelinin (ve haliyle panellerin çalışabilmesi için gerekli diğer yapıların) çiftcinin bir yıllık elektrik faturasıyla alınabileceğini sanan yazar beyanıdır.
  • ya bunları toplayıp da getiriyorlar sözlüğe. sövsen şimdi ağlar.

    not: bir çiftçinin oğlu
  • basit bir coğrafya bilgisinden bihaber yazar beyanı.

    güneş enerjisini tüm yıl verimli kullanabilmen için enlemden dolayı güneye yakın bir bölgede olman gerekiyor. orta ve kuzey anadolu çiftçileri ne yapacaklar peki?

    ayrıca panel ile vizyonun ne alakası var? tüm türkiye üzerinden çiftçinin panel kullanmamasını vizyonsuzluk diye nitelemek doğru değil.
  • (bkz: eğitim şart)

    çiftçi, köylü eğitimsiz olur düşüncesinin karşılıklı tezahüründen ibaret bir durumdur. oysa ki çiftçilik, bilgi gerektiren, çağın sağladığı kolaylıklardan üst seviyede faydalanmayı gerektiren bir meslektir. üstelik toplum sağlığına göbekten bağlı bir meslektir. yıl olmuş 2020, biz bu konuyu halen bu bağlamda konuştuğumuz için kıç kadar yüz ölçümüne sahip hollanda'nın tarım üretiminin yakınında bile değiliz. ne desem gg!
  • o işler haberden görmekle olmuyor. sorarlar adama kaç defa tarlaya gittin de analiz kasıyorsun diye. tarlalar bölüne bölüne bir avuç kalmış, anadolu'nun çoğu ilinde su yok gelen geçen kafasına göre sonda vurmuş yer altında da kalmamış, çoğu dere vs. kurumuş, ektiğin ürünün fiyatını ne hikmetse alıcı belirliyor o da yetmiyor araya bir sürü aracı giriyor, soğuk hava depoları vs. yetersiz ektiğin ürün satamazsan elinde çürüyor, ilkel tarımdan dolayı iklim etkisi vs. maliyetin kurtarmaması vs. daha buraya yüzlerce satır şey yazılır. gördüğün gibi bunlar vizyonsuzluk değil imkansızlık.

    ha gelip de her sene sıfır traktör almaktan bahsedeceksen al sana vizyonsuzluk.
  • dogru bir onermedir. vizyonsuz olmayanlar da var, mesela pozanti'da kiraz uretip iskandinavya'ya satiyorlar sirket olarak, son derece kaliteli uretim yapiyorlar, kar marjlari muazzam. adamlar hallere, aracilara mal gibi domalmak yerine ihracat yapiyorlar. turkiye'de tarim icin iscilik ucuz, arazi ucuz, bir tek enerji ve yakit pahali ki buna da devlet destegi var. halen uretim yapamiyorsan, halen kaliteli uretip yurtdisina satamiyorsan, halen aracilara olu fiyata urun satiyorsan bu senin salakligindir.
  • içlerinde vizyonsuz olanları evet çok ancak hepsi emekçi insanlar. evet modern tarım yapmayı bilmiyoruz ve bu konuda ısrarcı değiliz. ancak girdilerin bu kadar pahalı olduğu bir ülkede tarım yapmak her şekilde zor. onlarca çiftçi tanıdığım var ve işlerinin zor olduğunu o nasırlı ellerden görüyorum. zamanında köylü bu kadar cahil bırakılmasaydı türkiye tarımda dünya ülkesi olurdu.
  • haberi izlemedim, söz konusu elektrik faturasi muhabbetini de bilmiyorum, ancak 'vizyonsuzluk' kelimesi üzerinden, basligi açan yazari hakli buluyorum.
    ornegin, hayvancilik yapan birçok çiftçinin;
    1- yasadigi kosullar: ahir ile iç içe yasiyor adamlar( hayvana bit, pire dusse, aninda ufacik sabiler etkileniyor), ahir ile evi birbirinden uzaga yapma fikri o kadar uzak ki bu insanlara.. evin her yeri sinek, kullanilan mutfak aletlerinde sinekler gezip durur..
    2- çevreye gosterdigi duyar: bir hayvan otlatmalari var, sanirsin orman kendilerinin, o güzelim mese agaçlarini dallayip dallayip(akdeniz yoresi için bu tabir kullanilir, agacin dalini koparmak yerine, balta ile yaralar ve yere dusurmeyerek hayvanin yemesini saglar) birakiyorlar, ve kalan kuru agaclar ormanin goruntusunu bozuyor...
    3- dogal kaynaklari kullanma tarzi: hayvan gübresi, bitki gelisimi için son derece onemlidir, bunu bile düzgün bir sekilde istifleyemeyip yukaridaki iki maddeyi ispatlarcasina davranmalari son derece kalitesizlik ornegidir. ayrica, su kullanimi konusunda da bir vurdumduymazlik ornegi gosteriyorlar ki içler acisi, hayvanlarin yattigi yere akan nereden geldigi belli olmayan su, veya su problemini depo ile cozuyorlarsa, o depolarin hijyen kosullari...

    üç bes tane fazla koyun keçi satip da nezih, temiz bir ortamda yasamak, isini yapmak varken pislik içinde yasamaya devam etmelerinin açiklamasi yok, tek kelime ile vizyonsuzluk !

    ha söz konusu devlet destegi olunca da hiç affetmiyorlar, hibesini aliyor, faizsiz kredisini çekiyor(veya dusuk faizli), gostermelik bir kaç duzenleme yapiyor ve bildigini okumaya devam ediyor.. daha bir hafta önce bir ciftci ile tartismaya sahit oldum, beyefendinin sigiri igne yüzünden olmus, bu da mundar olmasin diye kesmis, ve eti satmis. sonra da devletten hayvanin geri odemesini talep ediyor(evet böyle bir yasa var ama hayvanin oldugu gibi birakilmasi sartiyla). arkadaslar kaç kere acikladilar, ama beyefendi bir türlü anlamadi! gerçekten yazik!