şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: abdullah abdullah bir garip oğlan) gibi, genelde kötü olmaları sebebiyle akılda kalmış eserlerdi(r).
  • malesef türkiye'de gelişmemiş bir sektördür. bir gün the simpsons gibi çizgi film çıkartabilirsek o zaman oluruz.
  • eskiden trt'de evliya celebi'li bir cizgi film vardi. fena da degildi hani.
  • (bkz: nane ile limon)

    şimdilik görsel kalitesi türkiye standartlarının üzerinde bir 3d animasyon örneğidir.
    fragmanı buradan izlenebilir: http://www.youtube.com/watch?v=pdew_dypais
  • (bkz: pepee)
  • bu ara çok yaygınlaşan yerli malı çizgi filmlerdir.

    örnekleri; pepee, leliko, rgg ayas ve can'dır. can haricinde hepsinin ortak özelliği umumiyeyle karakterlerin isimlerinin türkçe isimler olmamasıdır.
  • benim en uyuz olduğum nokta, (konular da bok gibi orası ayrı tabi), böyle zorla yerleştirilmiş türk motifleri, türk aile yapısını ittirmeleri.
    inanılmaz yapay duruyor. gerçek iyi bir çizgi filmde izlerken kültür yansır, ama böyle göze soka soka değil, hadi horon tepelim demezler mesela ama yemekleri, masa düzenleri, odalarının dekorlar, anne baba figürleri ele verir.
    mesela bizdeki tüm çizgi filmlerde modern müstakil evler var, kocaman bahçeli, ama akşam halay çekiyorlar, hamsi yiyorlar, koyiyim sizin türk motiflerinize. kaç türk çocuğu suburbde yaşıyor?? evler, çevre hiç bir şekilde türkiye'yi hatırlatmıyor. "çizgi film bu, konuları rahat anlatmak için elbette müstakil ev olacak" derseler kafalarına çarparım bir tane. evet apardığınız çizgi filmlerde öyle görmüş olabilirsiniz ama olması gereken çocukların yaşamlarına yakın olması,bu pepe kayunun kanadadan komşusu mu? sonra yok efendim zeybek oynadı, gözleme yedi, oldu canım, kültürümüz yansıdı, gerizekalılar yaa...

    mesela trt'de yayınlanan laura'nın yıldızı vardı, çizgi filmi beş dakika izleyin evlerinden dolayı(apartman), mimarisinden, apartmanların diziliminden, almanya yapımı olduğu direk anlaşılıyor. bir doraemon izleyin, çizimi falan geçin, evlerin, sokakların şekline şemaline bakın, evdeki mobilyalar da dahil, japon tarzı her şey.

    bizde ise aptal saptal konular, koca koca kafalar, halaylar, zeybekler, horonlar ve son derece yapay bir ev mahalle ortamı. kusuyorum yeminle izlerken.
  • bu alanda yıllardır kayda değer bir gelişme gösterilememiştir. yapılan işin çok zahmetli olması ve trt çocuk kanalındaki 3 - 10 yaş grubuna hitap eden yapımlar hariç pek ilgi görememesi, bu durağanlığın sebepleridir. aslında çözüm basit, türkiye'de çok tutulan; çukur, diriliş ertuğrul gibi halkın duygularına ve ilgi alanlarına hitap eden diziler gibi bir takım çizgi diziler yapılabilir. bu tür dizileri örnek verdim çünkü kimse televizyonda denk geldiği leyla ile mecnun tarzı bir çizgi diziye göz gezdirmez. 'çocuk işi ulan bu!' diyip kanal değiştirecektir. öte yandan, dediğim tarzdaki bir dizide kavgalı, aksiyonlu, mafyalı, silahlı, kılıçlı işler onların ilgisini çekecektir. yapımın animasyon olmasının verdiği şaşkınlık ile birlikte 'neymiş ulan bu?!' diyip kanalda kalacaktır. tabii ki de bu şansı iyi değerlendirmek gerek, bir kere izleyicinin gözünden düşüldü mü toparlaması zor, insanlar bu işin çocuklar için olduğunu düşündükleri için 1-0 geriden başlıyoruz, büyük bir ön yargı var. bu yüzden yapılan işi en iyi şekilde izleyicinin karşısına çıkarmak gerekir. bunda başarılı olununca insanlar da ön yargısını yavaş yavaş kıracaklardır diye umuyorum. işte tüm bunlardan sonra, insanların algısını değiştirdikten sonra, ancak rick and morty, bojack horseman, family guy, simpsons, south park gibi kaliteli çizgi diziler yapılmaya başlanılabilir.

    düzeltme: imla
  • bu konuda neden bu kadar geri kaldigimizi cok merak ediyorum. seksenlerde cocuk olan biri olarak hatirladigim turk yapimi tek cizgi film (bkz: az gittik uz gittik). o da malesef cok vasatti.