şükela:  tümü | bugün
  • behzat ç. için geçerli bir ifade. ekşi'de tt olmuş ama kabadayı bir herifin sıkıcı maceraları. hepsi bu.
  • kaliteli başlasa bile, biraz tutunca 2. sezonda bitmesi gereken dizi en az 6 sezona uzatılıp saçmalandıkca saçmalanmasından kaynaklanıyor olabilir.

    konu sıkıntısı çektikleri için sürekli beğenilen replikleri bir kaç hafta arayla farklı karakterlerin tekrarlaması

    en az bir tecavüze yer vermeleri

    reklam aralarının aşırı uzun olması

    illa tutkulu bir aşk

    araya giren kötü insanlar

    bugün öğrenilen bir şeyin 4 hafta sonra gündeme oturması

    yabancı dizilerden devşirilip türk gelenek ve göreneklerine uygun hale getirilmeye çalışıldığı için eğreti eksik olmaları

    mesela bir dizi var. görünüşte türk gelenek ve göreneklerine bağlı. insanlar holding sahibi ama gerek çocukları gerekse kendileri oldukca düzgün sakin hayatlar yaşıyorlar. lakin gelin görün ki esas oğlanın çocukları hem kardeş hem kuzen. adam kız kardeşlerin ikisinden de çocuk yapmış. aynı zamanda yıllarca amca dediği adam da babası.

    " türk insanı abartıyı sever " diye düşünüyorlar ki abartının doruğuna ulaşıyorlar.
  • döl israfından kaynaklıdır. başroldeki karakterin dizideki tüm kadınları hamile bırakıp en sonunda tarikat kuracak kadar çocuğa sahip olmasıyla sonlanır bütün bu diziler. ama hiçbirinde "benim arkamda aslan gibi oğullarım var, dövtüttürrüm lan seni" dedirtmediler adama. anca doğurttu, anca doğurttu. hep israf bunlar.
  • haklı bir önermedir çünkü türk dizilerinin en iyi yaptığı şey kendini tekrarlamaktır,bilmem belki çok uzun olduğu için, belki de piyasadakilerin tutan bir işi açgözlülüğünden lastiğe çevirmesinden.
  • daha da acısı bu boktan dizilerde oyunculuk yaptıklarını sananların olmasıdır. bıyıklının delikanlı triplerini kes! bir de gecelere akmaları yok mu bunların! ulan bu cehaletle bu boş kafaları baş tacı ettiniz. ne diyeyim, sinirden kendimi sikmemek için burada susuyorum o yüzden.
  • diziseverlerin hiç umurunda olmayan üzücü durum. zaten sorunun kaynağı bu. arz-talep meselesi. geçen ay kadir çöpdemir'in sunduğu koptu geliyor programına necati şaşmaz konuk olmuştu. tam hatırlamıyorum ama 'bazen seyircinin yoğun isteği üzerine dizide olağan dışı durumlar olabiliyor, seyirci polat'ı görmek istiyor.' gibi şeyler söylemişti. yani seyirci mantık, kalite falan aramıyor, durum bu.
  • dizilerin kurgu diye bir şey olmadan, ''kullanılabilecek bütün klişeleri kullanalım nasıl olsa izleniyor'' mantığıyla hareket edilerek yapılması itibari ile şaşırtmayan durum. sıkıcı, boş vs olmasının yanı sıra o kadar tahammül edilemez gelmekte ki insan oturup izleyemiyor.
  • birkaç özel örnek haricinde doğru önermedir. o özel örneklerde ise her şey mükemmel değildir.

    kiminin konusu kaliteli, kiminin çekim teknikleri, kiminin oyunculukları, kimininse mizahı.

    kimini ise sadece seversin...

    -konusu : karanlıkta koşanlar
    -oyunculuk : yeditepe istanbul, şaşıfelek çıkmazı
    -mizah : leyla ile mecnun, gülşen abi
    -çekim teknikleri : muhteşem yüzyıl
    -sadece sevdim : yedi numara

    gerisi tırt.
  • türkiye' nin gerçeğidir.

    yalnız şöyle bir durum var. maalesef türk halkına konusu türkiye' de geçen, türk oyuncuların oynadığı bir bilim kurgu, fantastik, aksiyon dizisi izletemezsiniz. izletemezsiniz çünkü türk halkı buna inanmaz. mesela iyi bir bilim kurgu dizisi çekebilmek için güçlü bir prodüksiyona ve iyi bir oyuncu grubuna ihtiyaç var. bunlar olsa bile uzaya hiç çıkmamış, kendi yapımı uydu fırlatmamış bir ülkenin halkını olanlara inandırmak imkansız. aynı sebepler fantastik diziler içinde geçerli. türk insanı ancak gazman tipinde bir fantastik karaktere inanabilir. ne kadar kaliteli yaparsanız yapın başrolünü bir türk oyuncunun oynadığı fantastik dizi tutmayacaktır. haa samanyolu tv deki gibi sırlar dünyası tarzı şeyleri seviyorsanız o ayrı.

    polisiye desen aksiyon desen hep aynı dertler. csi new york izlemiş, kaliteyi görmüş adama burada ancak arka sokaklar tadında birşeyler verebilirsin. adamlar zaten teknolojisiyle seni dövüyor. adamlar neredeyse bire bir patlama sahnesi çekiyor, sen burada ancak ufak çaplı yangın çıkarabiliyorsun.

    adamlar bir savaş dizisi için milyonlarca dolar harcıyor, mükemmel efektler kullanıyor. biz kendi kurtuluş savaşımıza dizi çekmek için bile trt' nin bütçesine bakıyoruz.

    o yüzden türk dizi sektörü dram, komedi, aile dizisi, sitcom tarzı dizi ekseninde dönmeye mecbur. haliyle de kısıtlı seçenek arasında nadiren kaliteli yapımlar çıkıyor. onlarda bir süre sonra kendini tekrar etmeye ya da saçmalamaya başlıyor.

    yani diyeceğim o ki, türk yapımcılarından lost, csy new york, game of thrones, supernatural, house m.d. tarzı diziler beklemeyin, onları da üzmeyin.