şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dünyadaki en uzun dizi süresine sahip ülke olduğumuz aşikar; diğer ülkelere sattığımız diziler bile üçe bölünüp öyle yayınlanıyor.

    halbuki doksanlı yıllarda tv'lerde yer etmeye başlayan dizilerimiz çalışma-izleme zahmetine katlanılır işlerdi. lakin para kazandıkça daha çok açlık çeken kanal sahipleri, birkaç reklam kuşağı daha almak için piyasanın içine sıçmaya başladı. yapımcılar her boka eyvallah çekti... geldiğimiz nokta işte bu.

    ne üretenin, ne de izleyenin memnun olduğu ne idiğü belirsiz işler çıkmaya başladı ortaya. sender ara ara gaza gelip sosyal medyadan farkındalık yaratmaya çalışsa da bu işin böyle çözülemeyeceği ortada. sektörün her türlü örgütlenmesinin aynı anda hareket ederek, seyirciyi de kapsayan, geniş çaplı eylemlerin yapılması gerekir. lakin bu denli çok paranın döndüğü bir sektörde, böylesi bir birlikteliğin olamayacağı da ortada.

    hâsılı; dövünüp durmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.
  • 1.5 veya 2 saatlik kült olmuş filmleri veya dizileri izletemediğim insanların şu türk dizilerini oturup her hafta 2.5 - 3 saat izlemesine bir türlü anlam veremiyorum. son olarak oturupta tüm bölümlerini merakla beklediğim türk dizisi çemberimde gül oya idi. o da yıllar yıllar önceydi.

    tabii ki zevkler ve renkler tartışılamaz fakat reklamlarıyla beraber bir insanın 3.5 - 4 saat bir diziyi takip etmesi dizinin izleyicisi olarak ne kadar verimli olabilirki? senaristin ne kadar kaliteli diziler yazabileceği konusuna ise hiç değinmek istemiyorum. dizi veya film sektörü için kesinlikle uzman sayılmam fakat bence bu süreler çok çok fazla.
  • gerçekleşecek olan bir aksiyonun öncesinde ilgili oyuncunun kahvaltısından itibaren olay anına kadar geçen süre içinde yaptıklarının hepsini detaylarıyla çektikleri için maalesef bölümler uzun oluyor.
    (ne dedim lan ben?)
  • program içi reklam kuşaklarının sayısını arttırmak içindir. rtük diyor ki, "aynı program içindeki reklam kuşaklarının arası en az 20 dakika olmalı". bu hesaba göre dizinin bir bölümü 40 dakika olsa araya tek reklam kuşağı alınırdı, bu da diziyi kurtarmazdı. ama dizi 3 saat olunca araya rahat rahat reklam koyabiliyorlar. işte o uzun uzun bakışmaların, suskunlukların, ağır çekimde yürümelerin, yakın planların, müziklerin, şiirlerin sebebi bu, yani para.