şükela:  tümü | bugün
  • güzel hikayelerin içine eden bir gerçekliktir.

    ulan milyonların beğenisine sunabileceğin bir şeyler yazmak zaten çok zor; bir de bu zorluğun içinde, senaristler "süre" sıkıntısı yaşıyor. yabancı dizilere rahatlıkla ulaşabilen bizler de diyoruz ki "abi bizim diziler cırt, bizim senaristlerde, hikaye yazarlarında iş yok"
    her hangi bir dizinin bir bölümünün sinopsisi ortalama bir sayfayken, bir sayfalık hikayeden ortalama 220-230 sayfa bölüm çıkmak zorunda.(ortalama her sayfa 1 dakikaya tekabül ediyor) bu yüzden bizim dizilerimizde herkesin izlemekten bıktığı acı, gereksiz ve akmayan sahneler fazlasıyla mevcut. süre uzun olunca, dizinin yetişmesi de zaman aldığından, yardımcı oyuncuların olduğu sahneler mecburen olduya bittiye geliyor. halbuki şeytan ayrıntıda gizlidir. mesela "bir çatışma sahnesinde öleceksin kardeş" diye diziye çağrılan oyuncular da işini bilen insanlardan oluşsa bölümün kalitesi artacak.
    fakat yeni bölüm 2 gün sonra yayınlanacağı için, zavallı yönetmenler bu detaylara dikkat edemiyorlar. her şeyi bilen biz izleyiciler de "o nasıl ölüş yeaaağ" diye yönetmene, oyuncuya giydiriyoruz.

    kısacası; bence bu konu hakkında ciddi bir gündem oluşması lazım. kültür&sanat anlamında dünya ile entegre olmamız için muhakkak bu konu hakkında ses çıkartılması lazım.
    türk edebiyatı, dünya çapında bir yerdedir. fakat fazla para kazanma hırsı olan, paradan başka hiçbir şeyi olmadığı halde yetenekli insanlardan daha fazla söz sahibi olan insanlar yüzünden nitelikli işler baltalanıyor.
    hele hele bu işlere yeni yeni başlayan gençler?
    maalesef 3-0 geriden gelerek başlıyorlar.

    yazık lan bize...

    çok basit bir soru sorarak bitirmek istiyorum: şimdilerde en çok izlenen yapımlardan biri olan çukur dizisinin 40 dakikalık bölümler halinde yayınlandığını düşünsenize?

    söyleyeceklerim bu kadar.

    pardon bu kadar değil: allah türk komedi yazarlarının yardımcısı olsun...
  • dünyadaki en uzun dizi süresine sahip ülke olduğumuz aşikar; diğer ülkelere sattığımız diziler bile üçe bölünüp öyle yayınlanıyor.

    halbuki doksanlı yıllarda tv'lerde yer etmeye başlayan dizilerimiz çalışma-izleme zahmetine katlanılır işlerdi. lakin para kazandıkça daha çok açlık çeken kanal sahipleri, birkaç reklam kuşağı daha almak için piyasanın içine sıçmaya başladı. yapımcılar her boka eyvallah çekti... geldiğimiz nokta işte bu.

    ne üretenin, ne de izleyenin memnun olduğu ne idiğü belirsiz işler çıkmaya başladı ortaya. sender ara ara gaza gelip sosyal medyadan farkındalık yaratmaya çalışsa da bu işin böyle çözülemeyeceği ortada. sektörün her türlü örgütlenmesinin aynı anda hareket ederek, seyirciyi de kapsayan, geniş çaplı eylemlerin yapılması gerekir. lakin bu denli çok paranın döndüğü bir sektörde, böylesi bir birlikteliğin olamayacağı da ortada.

    hâsılı; dövünüp durmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.
  • 1.5 veya 2 saatlik kült olmuş filmleri veya dizileri izletemediğim insanların şu türk dizilerini oturup her hafta 2.5 - 3 saat izlemesine bir türlü anlam veremiyorum. son olarak oturupta tüm bölümlerini merakla beklediğim türk dizisi çemberimde gül oya idi. o da yıllar yıllar önceydi.

    tabii ki zevkler ve renkler tartışılamaz fakat reklamlarıyla beraber bir insanın 3.5 - 4 saat bir diziyi takip etmesi dizinin izleyicisi olarak ne kadar verimli olabilirki? senaristin ne kadar kaliteli diziler yazabileceği konusuna ise hiç değinmek istemiyorum. dizi veya film sektörü için kesinlikle uzman sayılmam fakat bence bu süreler çok çok fazla.
  • gerçekleşecek olan bir aksiyonun öncesinde ilgili oyuncunun kahvaltısından itibaren olay anına kadar geçen süre içinde yaptıklarının hepsini detaylarıyla çektikleri için maalesef bölümler uzun oluyor.
    (ne dedim lan ben?)
  • en büyük sebebi rtük . neden öyle derseniz, rtük yönetmeliğinde türkiye'de yayın yapan her kanal 20 dakika'da bir reklam vermek zorunda. buna uymayan kanal olursa lisanları'nı iptal etmekle tehdit ediyorlar. onu dışında, türkiye'de reklam ücretleri ciddi anlamda düşük. yani avrupa'daki gibi değil. mesela avrupa'da saniyesi tl karşılığı olarak 10 bin tl ise burada 4 bin, 5 bin tl civarlarında. kanallar'da isyan ediyorlar bu duruma. rtük ise, 20 dakika'da bir reklam vermek zorundasınız diyor. 20 dakika'da bir reklam verilince dizi süreleri uzamış oluyor. bu sebep ise yazana, çekene, oynayana ciddi anlamda sorun yaşatıyor.
    reklam ücretleri artarsa belki 150 dakika yerine, 60 dakika'ya iner bu yayınlanma süreleri.