şükela:  tümü | bugün
  • ağır tempodur. pembe dizilerdeki bitmek bilmeyen dakikalardan bahsetmiyorum. oyuncuların haddinden fazla yavaş hareket etmelerinden, yavaş ve tane tane konuşmalarından, kameranın ağır hareket etmesinden kaynaklanan sorundan söz ediyorum. dizinin kalitesiyle ilgili olmayan bu durum çoğu zaman sıkıcı olmakta, izleyenleri baymaktadır.
  • aile kavramının daha vıcık vıcık işlenmesi. gerçi bizdeki aile kavramıyla onlardaki aile kavramı arasında yaşayış ve algılanış açısından farklar vardır mutlaka..ancak hiç bir yabancı dizide x kişisinin eltisinin ablasının ana karakterle ilgisi bulunmaz, birlikte yemez içmezler, gezmezler.
  • yabancılar türk dizilerini taklit etmemektedirler. taklit etseler bile daha güzel olacağı konusu şüphe götürmez.
  • türk dizilerinde bir şekilde komaya giren oyuncunun işi kebaptır. çünkü dizide 1 hafta falan komada kaldığı işlenir ama eleman 1 ay yatarak rol yapar. ayrıca karakterler hep birbirini yanlış anlarlar. bi türlü adam gibi oturup konuşmayı, sorunu çözmeyi akıl edemeyecek kadar öküzdürler. dolayısıyla hasta yatar, kimse birbirini dinlemez, seyirci ekran başında fitil olur. herkesin sezon sonunda beynine oksijen gitmeye başlar ve sorunlarını konuşarak çözerler, hasta komadan çıkar, birden domuz gibi olur *, kötü olanlar insafa gelir, iyilik yaparak günah çıkarırlar. biz izleyiciler de bütün sezon ona gıcık olduğumuzu unutup gerzek gibi aferin çeke çeke seyrederiz. dizi biter, yeni dizilere doğru yelken açılır. ***
  • arada bir fark yoktur. ikisi de insanlari daha cok alisveris yapmalya iten reklam satimi icin yapilmistir. tv nin onunde oturan insanlarin tipine gore dizi, tipine gore reklam ve cins icerir. insanlar reklam icin tv onune oturmazlar ama onlari da seyrederler. dizinin konusu insanlari uzun gunun sonunda tv nin onunde cay icerken ve cekirdek citlerken ekrana baglamak icin secilir, bu konular her toplumun ozellikleri goz onunde tutularak yapilir aslinda olay tv nin onundeki insanlari baskalarinin problemleri ile ugrastirip kendi problemlerini unutturmaktir. insanlar aysenin patronunun ayse ye yaptigi zulume aglarken kendi patronlarinin onlara yaptigi zulumu unuturlar. yahut bak benim patronum o kadar kotu degilmis derler. yabancilarin dizileri ile bizim dizileri karsilastirmak bilimsel acidan dogru olmaz, elmayi armutla karsilastirmaya benzer. karsilastirmak yerine neden nicin sorularinin sorulmasi her zaman icin daha faydalidir. neden asiret dizileri ilgi gorur? gibi. bunu da aciklayacak bir sosyolog bulunur elbette.
  • türk dizilerinde bol bol anket yapılmaktadır.

    (bkz: ne diyem mahmut mu diyem)
  • (bkz: türkçe)
  • türk dizilerinde geçen haftanın özeti kısmı yarım saati bulabilir.
  • yerli dizilerin bölümleri daha fazla reklam alabilmek için çok uzun tutulur. buna rağmen yabancı dizilerde birkaç bölümde gerçekleşen olaylar yerli dizilerde bir sezonda anca gerçekleşir.