şükela:  tümü | bugün soru sor
  • milli içeceği çay'dır. seviyoruz çok.
  • aldığın bir malı kusurundan ötürü iade etmek istediğinde birden boyut değiştirebiliyorlar.
  • genellememek gerekir tabi ki ama, bakkal ve market sahiplerinin pişkinliklerini gördükçe insan çileden çıkabiliyor.

    özetle; türk esnafı fırsat bulduğu anda geçirir.

    14-15 ekim tarihlerindeki sigara zamlarından bihaber varsa aranızda, bu entryi okumasın, hatta sözlükten çıkıp, bilgisayarını kapasın. şimdi bu sigara zamları basında yer alınca, henüz bu esnaf kardeşlerimize bir bilgi verilmeden, bu kardeşlerimiz sigaraları 9 liradan, 10 liradan satmaya başladılar. gerçi bu küçük bir azınlıktı. büyük bir kısmı iste elindeki bütün sigaraları stokladı. raflar bomboş. eski fiyata alıp, yeni fiyata satma çakallığı, anlayacağınız. ama tam burada bir detay vermek istiyorum. afyon, anıtpark önündeki park büfe sahibine çok teşekkürlerimi iletiyorum. diğerleri gibi yapmayıp, zam bilgisi henüz bize ulaşmadığı diyerekten, sigaraları eski fiyatına satan ve bir kişiye birden fazla sigara vermeyen bu abimiz bu teşekkürü fazlasıyla hak etmiştir.

    peki şimdi ne oldu? bu uyanık geçinen, bulduğu her fırsatta biz müşterilere geçirmeye çalışan arkadaşlarımız, zamlı fiyattan aldıkları sigaları bitiremeden, sigaralara bir lira indirim geldi. sigara şirketleri bu durumda bu esnaf kardeşlerimize bir kolaylık sağlıyorlar mı, bilmiyorum doğrusu. sonuçta bir hafta önce 8 lira 70 kuruşa aldıkları marlboro sigarasını, 8 liraya satmalarındaki zararı, sigara şirketi karşılamalı... di mi bakkal amca?

    ama kapitalist dünya... sigara şirketi ne diye öyle bir güzellik yapsın ki. halk var burada. zamlı fiyata aldığın sigarayı 9 liradan satarsın. henüz bize bilgi gelmedi deyip, bir lira indirimi de yapmazsın. zam olduğunda flaş haber olarak gelen bilgi, indirim olduğunda telgrafla geliyor amına koyayım.

    tabi size de kızamıyorum. sizi bu duruma düşürenler utansın. sizi bir kuruşa muhtaç edenler utansın. türk esnafının da, müşteriye insan muamelesi yapanlar tabi ki başımızın tacıdır ama, maalesef müşteriyi görünce elini ovuşturup, beyninde para sayma makinesi hayalleri olan esnaf da var ülkemizde. hem de büyük bir çoğunluk...
  • kocaman hesap makinesiyle yapacagi sozde iskontayi hararetli bir sekilde hesaplamaya calisan esnaftir. goren de differential equation cozdugunu falan sanir. hesaplamaz gerci, rastgele basar hesap makinesinin tuslarina ve size yapacagi iskontayi soyler. ilginc esnaftir velhasil.
  • bunların bir de, "abi 50 lira ama sana 40 olur" modeli vardır. hiç tanımadığım halde bana neden 40 acaba diye düşünürsün bir anlık... yersen tabiii...
  • musterisi bol oldugunda yuzunuze bile bakmayan, selamanizi almayanlarin cogunlukta oldugu grup. bunlar durmadan sizlanip sikayet eder. (turk ciftcisi de benzer davranislar sergiler) mesela mikrofon uzatildiginda baslarlar islerinin ne kadar kotu oldugunu, siftah yapmadan dukkanlarini kapattiklarini, islerinin gecen seneye gore nasil azaldigini anlatmaya. ulen isler o kadar kotuyse, memnun degilsen niye yapiyorsun bu isi, isi kapat dukkani ama yok aslinda isleri gayet yerinde. yalnizca aglama aliskanliklari var. istisnasiz her seferinde fis isterim ve surat yaparlar uc kurus fazla vergi vereceklerini bildikleri icin.

    en guncel ornek yuzsuz taksim esnafi, tunel calismalardan dolayi isleri azalmis ve vergilerini nasil odeyeceklerini dusunuyorlarmis. ustune ustluk devletten vergi destegi bekliyorlarmis. beter olun! bu adamlar turkiye'nin en islek caddesinde is yapan ve en cok kazanan esnaf grubu. kazandiklari onlari bir 10 yil daha rahat rahat goturur.
  • hiçbir olayın olmadığı normal bir günde gidip "işleriniz yüzde kaç düştü?" diyin. en az yüzde 50 der. öyle de ilginçtir.