şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bugun tgrt'de seyrettigim filmde cuneyt arkin sanik kürsüsünde, hakim karari okuyor... "sanık murat bilmemne suçlu bulunmuş ve 15 yil mahkumiyetine karar verilmiştir.. donk!!". o da ne! hakimin elinde o zarif kucuk tahta tokmak yerine tesisatcilarin kullandigi kolum kadar demir cekiclerden var! hem de zarif gözüksün diye ucuna kirmizi kurdela baglamislar.
  • esas oglan ile esas kiz uzunca bir sure birbirlerini gormedikten sonra bir tepede karsilasirlar, kiz bu arada trajik bir kaza gecirmistir, oglanin ustu basi da paramparcadir karsilastiklari an, yirtilmistir kiyafetleri, konusmaya baslarlar ki kiz oglana dokunur ve gomleginin yirtik oldugunu farkeder,
    - ah ne oldu sana, biyerine bisey mi oldu, ustun mu yirtik ??
    diye hafif bir ciglik atar, oglan sinirlenir ;
    - kör musun ?
    kiz cevaplar ;
    - evet körum !!!
  • bir filmde esas kadin kisi hülya kocyigit islemedigi cinayetten dolayi hapise girer.
    (alt yazi: günlerden 15 ekim 1973 pzt.), bu arada bir an basi döner ve kusar. kogustaki kadinlar hamile oldugunu anlamislardir.
    (alt yazi: ertesi gün) kogustakiler hep bir agizdan- nur topu gibi bir oglan çocugunuz oldu.

    not: dogum sahnesi evde geçiyordu. valla.
  • cüneyt abimiz "kara murat" tarzı bir filminde bir bizans köyünde kendisine çok benzeyen (ki aslında küçük yaşta kaybolan ikizidir) bizans prensini görür ve der ki;
    - anlaşılan babam bu yakınlardan geçmiş.
  • ayşecik bir yanlış anlama sonucu babasından* nefret etmektedir , bigün onu ateşli silahla yaralar ve hapse düşer, bu arada babası hakkındaki gerçeği ona bi anlatan çıkar ve pişman olur. yaralı baba da armut toplamamakta kızının affedilmesi için bağlantılarını kullanmaktadır. her neyse mutlu son sahnemiz şöyledir: baba kız boş bir stadyumda* , artık ne işleri varsa orada, karşılaşırlar . biri tribünün bir tarafından biri öteki tarafından diğerine doğru koşar koşar koşar
  • mert ve asil gecekondu çocuğu ile hülyakoçyiğit yemeğe çıkmışlardır. çocuk çatal bıçak tutmayı beceremez, hülyakoçyiğit "ben tavuğu ele yemezsem kat-ii surette lezzet alamam, haydi elle yiyelim," diyerek kıvırmaya sıvanır. ikili tavuğa elle girişirlerken hülyakoçyiğit'in zengin piçi arkadaşları yoktan varolarak ortama girerler ve "heeey çocuklar bakın kakako kikokak"* efektleriyle gülerler. dansa kalktıklarında bu zengin piçlerinden biri "orkestra"ya bişiy söyler, orkestra zeybek çalmaya başlar, ağır ve mert ve asil gecekondu çocuğu hiç bozmaz, hemmmen zeybeğe girer, hülyakoçyiğit de onunla beraber girer, takılırlar öyle bi süre. zeybek bitince zengin piçlerinden biri gecekondu çocuğunun alnına şakkkkkkkkkkkkkk diye para yapıştırır, dansöz muamelesi yapar, bi' manada "sen öylesin böylesin kıvırıyorsun top gibi" demeye getirir. abi de alır bunu omzuna çevirir çevirir atar, piçin olayını bitirir böylece, piç rezil olur, piç olur.
    daha sonra hülyakoçyiğit ve mert ve de sert genç ortamı terkeder. durakta oturmuş otobüs beklerlerken, abi çıkarır cekedini hülyakoçyiğit'in yırtmacına örter, kukusu görünmesin diye. kanal tek bir harekette değiştirilir.
  • cüneyt arkın malkoç ogludur ve kahpe bizansın güzel prensesi elenoranın eline düşmüştür. rumeli hisarı olması muhtemel bir sur içinde malkoçoglu el ve ayaklarından yere kazıklarala baglanmış olarak yatmaktadır. prenses elanora en sexy mavi bikinisini -hepimiz biliriz ki tüm bizanslı kadınlar ar va namustan yoksun oldukları için, hep bikiniyle gezerlerdi- giymiş olarak dans etmeye baslar. ve bu sırada "malkoçoglu senden öyle bir öç alacagım ki ömrün billah unutamayacaksın. senin oglunu doğurup sana düşman olarak yetiştirecegim." der ve yerde baglı yatan biçare malkoçoglunun üstüne atlar. zavallı malkoç bu sırarada kafasını ümitsizce oynatarak hayır diye bagırmaktadır.
  • esas oglan parti verilmekte olan bir köşke girer, içeride insanlar çılgınca eğlenmektedirler. ev sahibine yönelir ve "seninle özel olarak görüşmem gerek " der. bunun üzerine ev sahibi teybi susturur "lütfen herkes dışarı, özel konşacagız" diyerek partiyi dagıtır. herkes odadan çıkınca -ki bu neredeyse beş dakikalık bir plana tekabül eder- "evet şimdi küthüpaneye geçebiliriz" der ve küthüpaneye geçerler.
  • cüneyt arkın abimiz gene dümanlarını pata küte dövüyodu.en sonunda birini yakalayıp şimdi seni geldiğin yere geri gönderecem dedi.allah allah nereye gönderecekmiş diye düşünürken adama şaplağı bi geçirdi herifin kafa küt diye duvardaki kadın portresinin malum yerine geçiverdi.benim başka lafım yok arkadaşlar olay budur işte