şükela:  tümü | bugün
  • ceplerinde ikea kalemi taşıyan hakemlerdir, sonra efendim neden futbolda bir adım ileriye gidemiyoruz. ikea kalemi diyorum, ikea.
    sen cebinde beleşçiliğin sembolünü taşı sonra doğru karar verebilmeyi bekle, öyle bir dünya yok maalesef.
  • ben futbolu doğrudürüst takip ettiğimden beri ilk kez bu sene kulüpleri geride bırakıp avrupa'da mart ayını görmüştür.

    http://www.sabah.com.tr/…r/2011/03/28/hakemin_fendi
  • 2010-2011 sezonunun en formda 3 hakeminden 2sinin uslup bakimindan nacizane karsilastirmasi icin (bkz: #22990836).
  • saçmalamalarına sebep olan en büyük unsur(eğer varsa), her kararında çemkiren yüzbinlerce beyinsiz ordusudur. ---->anlatım bozukluğu
  • ali aydın ve erol ersoy düdük çalmayı bırakmadıkça maalesef güvenemeyeceğim mesleği icra eden insan topluluğu.
  • tipik parayonik davranış halimizden nasibini alan insanlardır. ortalama 20 yıldır maç izleyen bir beşiktaş taraftarıyım ve her sene doğal olarak lehimize ve aleyihimize onlarca hata yapılır. aleyihimize olunca daha çok konuşuruz, daha kesin kararlardan bahsederiz. ancak lehimize olan kararları ise daha çok sorgularız, verse de olur vermesede anlayışına sığınırız genelde ki kendimi elimden geldiğince objtektif olmaya çalışan bir futbolsever olarak görürüm. 20 yılın sonunda, sonuç olarak öğrendiğim türk hakemleri genellikle kötüler. isimler her zaman değişir, dün ahmet çakar, erman toroğlu, ali aydın olur, bugün ise cüneyt çakır, cem papila, hüseyin göcek vs. olur. aslında isimler çok önemsizdir. hakemlik kurumu olarak avrupa'nın en gerilerindeyiz. ahmet çakar'dan seneler sonra ancak bir tane hakemimiz top class seviyesiyesine yükselmiştir avrupa'da. ona rağmen bu müessesenin kurumsallığından, eğitimine, yapısına kadar onlarca sıkıntı vardır. üstüne medya ve tarafta baskısı eklenir, sonuç olarak bugüne gelinir. ve işin daha da kötüsü, her seferinde ne zaman aleyihimize bir hata olsa, işte hakemler bize taktı, federasyon bizi şampiyon yapmaz gibi onlarca moda giriyoruz bütün taraftarlar olarak. ilk olarak anlamamamız gereken şey hakemler her maçta hata yapıyorlar ve iki tarafa da hata yapıyorlar. bu yüzden hakemler taraflı, federasyon taraflı diye şikayet etmekten önce hakemlerimizin kötü olduğunu kabul etmemiz gerekir. taraflı olabilmek için bile, yani isteyerek bir tarafın aleyihine hata yapabilmek için bile, önce iyi hakem olmanız gerekir.
  • şike soruşturması çıktığı zaman umutla bekledim, basında da birileri dile getirdi, hem spor basını hem hakemler de bu operasyona dahil olacaklar diye. ama ondan sonra baktık ki tüm olayların üstü kapatıldı bir türlü. ne aziz yıldırım'dan emir alarak haber yaptığı veya yaptırdığı ortaya çıkan insanların yüzü kızardı, ne de birileri onları gazetelerinden, sitelerinden, televizyonlarından kovdu**.

    ben farklı yerlerde bunu dile getirdim. türkiye'de asıl operasyonun yapılması gerekenler her hafta süperlig'de maç yönetmeye devam ediyor diye. türkiye'de uzun süredir skorlar hakemlerle alınıp, hakemlerle veriliyordu. böyle olmaya da devam ediyor. oğuz sarvan gibi isimler ise hiçbir soruşturmaya muhatap kalmıyor, geçmişte olduğu gibi. oğuz sarvan döneminde çıkan hakemlere bir bakılsın, demek istenilenler ortaya çıkacaktır. aklıma gelen ilk örnek, ilker meral.

    türkiye'de merkez hakem kurulu ve altındaki hakemler temizlenmeden hiçbir maç temiz olamaz, bu mümkün değil.
    şunu da söyleyeyim, bir maçta bir oyuncu maç satarsa takımına en fazla 1-2 gol kadar zararı olabilir. ama hakemler bu zararın 10 katını sahada verebiliyor. mesela gol bulması gereken takıma karşı oyunu devamlı durdurarak tempoyu düşürerek zarar verebiliyorlar. gol atması gereken bir başka takıma ise devamlı ceza sahası çevresinde fauller verip skora etki etmeden(!) destek olabiliyorlar. ve daha önemlisi, gözünün önündeki pozisyonda doğru kararı veremeyen hakemler bu cinlikleri çok iyi yapıyor.

    anahtar kelime, güven. ben türk hakemlerine güvenmiyorum. şereflerine, haysiyetlerine, iyi niyetlerine güvenmiyorum. yetenekleri önemli bile değil benim için. ben x stadında verdiği faulü, y stadında veremeyen hakemin şerefine de, iyi niyetine de güvenmem. bu kadar basit. güven sağlayamadıktan sonra da bu kadar içine edilmiş bir ligin maçları üzerine de ancak tüy dikersiniz.
  • bekliyoruz bekliyoruz, yıl olmuş 2011. hala adam gibi maç yönetecekler de biz de göreceğiz. üst klasman hakemler büyük takımların maçlarında bu derece sıçıp sıvayabiliyorsa alt liglerde neler oluyor, kimlerin canı yanıyor belli değil. halbuku atandığı maç başına garanti para almak yerine sevgili ve değerli hakemlerimizin ödemeleri biraz ilginçleştirilse daha yüksek performans alabiliriz gibime geliyor. ne bileyim, götümden uyduruyorum tabi ama ücret gözlemcilerin maç sonu raporuna göre hakemin başarı puanı üzerinden hesaplansa, not kırmak ücrette kesinti yapmak anlamına gelse collina standardını zorlarız kanımca.
  • şu anda aktif olanlar arasında güvendiğim sadece iki tanesi vardır. bu güvenme de bir dümenlere karışacaklarından çok düzgün maç yönetebilme durumuyla alakalıdır. türkiye'deki hakemlerin çok büyük bir kısmının kasıtlı olarak bir kısım yanlı kararlar verdiklerini düşünmüyorum. adamların kaliteleri bu kadar. hemen her zaman yanlış kararlar verip skora etki edebiliyorlar. tabii bunlar bir derbiye veya büyük bir takımın maçına denk geldiğinde hemen "aha bilerek yaptı" oluyor. halbuki adamın kapasite belli, zaten genel olarak kötü maç yönetiyor.

    kaldı ki bizim gördüklerimiz bir de bütün ülkenin seçilmiş hakemleri, süper ligte maç yönetiyorlar sonuçta. 29 aralık'ta 2012 yılındaki fifa kokartlı türk hakemleri belli oldu:

    fırat aydınus, cüneyt çakır, hüseyin göçek, halis özkahya, tolga özkalfa, bülent yıldırım ve yunus yıldırım

    7 kişi. düşün yani, her yıl binlerce maç yapılıyor bir sürü ligte. yüzlerce hakem var. ama senin fifa kokartı takabilen hakem sayın 7. hatta fifa.com'da hala bülent yıldırım görünmüyor.

    bu durumu diğer ülkelerle şuradaki listeye göre karşılaştırırsak:

    burkina faso'nun fifa kokartlı 5 orta hakemi,

    bulgaristan'ın 6,

    suriye'nin 6,

    venezuela'nın 6,

    ekvator'un 7 orta hakemi var fifa kokartlı.

    biliyoruz ki türk hakemlerine öyle deli maçlar da verilmiyor uluslar arası arenada. euro 2012'ye giden tek türk cüneyt çakır. şimdiye kadar en yüksek seviyede maç yöneten türk hakemi ahmet çakar, o da şampiyonlar ligi yarı finali yönetti. (bunun uefa olduğunu biliyoruz. örnek verdik)

    yani biz adamlara kızıyoruz da adamların kapasite belli, olay belli. arada belki kötüniyetliler vardır ama ellerinden geleni yaptıklarını düşünüyorum.

    ha, en başta 2 tanesine çok güvenirim demiştim. bunlar da cüneyt çakır ve fırat aydınus. bence bu iki hakem oyunu kontrol etmesini bilen, gerektiğinde avantajı kullanarak oyunu akıcı hale getiren, tansiyon yükseldiğinde çok yerinde müdahalelerle futbolu futbol gibi izlememizi sağlayan üst düzey hakemler. ancak bu iki hakemle diğer hakemler arasında maalesef çok fark var. diğer fifa kokartlılarla bile.

    neyse zaten türk futbolu şike mike derken reputation olarak çok rezil bir yerde. acınası bir durumda. football manager'da bile 2.5 - 3 reputation'dan başlıyor. toplam 5 yıldız olduğunu göz önüne alırsak çok bile vermişler.