şükela:  tümü | bugün
450 entry daha
  • yabancisi olmayan chikhura sachkhere'ye elenmesine sebep olmus bursaspor'un. isterse -10 yabanci olsun bu takima nasil elenilir anlamiyorum.
  • bu kural kalkarsa şunlar olur:

    1. kulüpler yetenek gördükleri yabancı futbolcuları almaktan korkmaz. şu anda yabancılar doğrudan katkı vermediğinde para israfı olarak görünüyor ve bu da bir çok yabancı futbolcunun psikolojisini bozuyor. kimi ülkeden kaçıyor, kimi gol kaçırdıktan sonra zırıl zırıl saha ortasında ağlıyor.

    2. genç yaşta alınacak yabancılardan bir kısmı türk vatandaşlığına geçirilebilir ve milli takımın da havuzu genişler. boateng'in, mesut özil'in, khedira'nın alman olduğu dünyada bizim de petrowski, okuwonu, khadim isimli türk futbolcularımız olabilir.

    3. türk futbolcuları "nasıl olsa bana mecburlar" diyemeyecek, kendilerini geliştirmek zorunda kalacaklar oynayabilmek için.

    4. türk futbolcuları "nasıl olsa bana mecburlar" diyemeyecek, kapıyı 2 milyon euro'luk senelik maaşdan açamayacaklar. kulüplerin giderleri azalacak.

    5. anadolu kulüpleri yetenekli türk gençlerini "3 büyüklerden birine illaki okuturum" diyerek köle gibi tutmayacak, makul bir talibi çıktığında avrupa kulüplerine satmayı da göz önünde bulunduracak. caner erkin gibi genç yaşında yabancı liglerde oynayan futbolcuların sayısı artacak. alper potuk 7 milyon, mehmet topuz 10 milyon olmayacak. ama tabata yine 8, amrabat yine 8.5 olacak... ona bir çare yok. onun çaresi yönetici profilinin değişmesi.

    6. anadolu kulüpleri, buldukları yabancı yetenekleri de rahatlıkla satabilecek avrupa kulüplerine ve 3 büyüklere, çünkü kontenjan sıkıntısı olmayacak. (bkz: geremi nitjap)

    7. türk futbolcusu avrupa'ya daha rahat gidecek, çünkü takımların onların yerine koyabilecekleri adamlar için illa da türk olacak diye bir kısıtlama olmayacak. başka kültürlerin içinde kendi futbollarını geliştiren futbolcularımız milli takıma daha faydalı olacak. arda ve salih gibilerin sayısı artacak.

    8. takımlarımız al ve şl gibi organizasyonlarda rakipleriyle eşit şartlarda mücadele edecek.

    9. "madem yabancı alıyoruz, ismi olan birini alalım" mantığıyla yola çıkıp 32-33 yaşına gelmiş sönük yıldızlara para dökülmeyecek.

    bu kuralın varlığını savunanlar benim saydıklarımın yarısı kadar argüman ortaya koyabilirlerse beni ikna edebilirler.

    edit: nobet hatirlatti. bu kural kalkarsa, takimlarda "abi"lige kalkisan futbolcularin gozunun yasina bakilmadan gonerilmesi kolaylasacak, boylece teknik direktor yiyen yeniceri ocaklarinin onu kesilmis olacak.
  • bu kuralın kalkmasını isteyen ve herkesin madde madde sıraladığı şeylere katılan birisi olarak bu kuralı bursaspor'un chikhura takımına elenmesinin belki de en az sorumlusu olarak görüyorum. o sorumluluğu da aldığı fazla parayı yeterli görüp kendini geliştirmeyen türk futbolcusuna sebep olmasıdır. ancak bu kendini geliştirmeyen türk futbolcusu bile bugün fifa sıralamasında 96. sırada yer alan, dünya kupası, avrupa şampiyonaları ön elemelerini geçemeyen bir ülkenin alelade (ne aleladesi adamlar 2 sene önceye kadar 2. ligtelerdi) bir temsilcisine karşı yetmeliydi.

    hayır ona bakarsak bursaspor'un rakibinde de hiç yabancı yoktu, yabancı sınırına sahip bir takım elendi diye onun yaptığına yanlış diyorsak, demek ki doğrusu yabancıları toptan yasaklamakmış.

    he gider mesela bursaspor kendinden daha iyi ve yabancı sınırlaması olmayan bir takımla eşleşir, onu zorlar ama türk futbolcularının yetersizliği yüzünden elenir. işte o zaman yabancı sınırlaması kaldırılsın, avrupalılarla rekabet edemiyoruz demek doğrudur. (örnek olarak buna twente eşleşmesi verilebilir) ama bu yabancısı olmayan gürcü takımına elenmek bu konuda pek doğru bir örnek teşkil etmiyor.
  • meyvelerini bu akşam vermeye başlayan kuraldır. dileğim o beşiktaşın şampiyonlar liginde madara olup türkiye'ye gelecek yüzünün kalmamasıdır.
  • sike sike kadrolarda bulundurulan tonlarca yeteneksiz ve vizyonsuz piç yüzünden kadrosunda yabancısı olmayan 5.dünya kulüplerine elenmeye yol açabiliyor kimi zaman.
  • holosko + bir miktar para karşılığında kaldırılabilir..
  • sırf birileri istedi diye uygulanan kuraldır.o birileri avrupa kupalarına katılsın anında bu kural toz duman edilir meraklanmasın kimse.o değil sırf bu kural yüzünden kendini nimetten sayan yöneticiler futbolcular türedi.arz talep kuralı bile buna isyan edecek o derece.
  • mevcut sistemimizin tek değil ama en önemli sorunlarından biridir. kaldıran her kim olursa türk futbolundaki en büyük devrimi yapmış olur.
  • türk futbolunun önünde bulunan en büyük engeldir. bu kısıtlama olduğu sürece avrupa'dan getireceğiniz iyi bir futbolcu fiyatına ptt 1.lig'den yedek oyuncu bile alamıyorsunuz. yıldız fiyatlarına spor toto süper lig'den iyi bir sistem oyuncusunu araya bir sürü adam sokarak alabiliyorsunuz (bkz: mehmet topuz). bu durum sadece türk futboluna ket vurmakla kalmıyor ligin marka değerini de her geçen sene daha aşağıya çekiyor. en basitinden galatasaray'dan örnek vermek gerekirse, wesley sneijder, didier drogba, fernando muslera gibi futbolcular saha içerisinde olduğu zamanlarda bana daha fazla zevk veriyor. aynı fenerbahçe ve beşiktaş'da iyi yabancıları izlemeyi sevdiğim gibi. futbol bir temaşa sanatı ise bu o işi iyi yapan adamlar ile olur. yoksa sabri sarıoğlu, selçuk şahin yada emre çolak gibi futbolcularla olmuyor. biz yerli futbolculardan heyecan duymuyorken yabancı yayıncılardan ve izleyicilerden bu heyecanı duymalarını bekleyemeyiz.
  • stadyum, zemin kalitesiyle beraber türk futbolu'nun en büyük sorunudur. bir de aziz yıldırım tarzı yöneticiler var da onu geçiyorum. stadyumlar da yavaş yavaş yenileniyor.

    bursa'nın elendiği gürcü takımında yabancı yoktu diye savunulmaya çalışılıyor. ama bunu savunan adam gidip o takımdaki gürcü topçunun ne kadar para aldığına, ne kadar bonservis istendiğine bakmıyor. türkiye, nüfus açısından avrupa'nın ikinci büyük ülkesi ve insanların spordan anladığı tek alan da futbol. hal böyleyken ülke çapında futbol için biriken toplam para çok ciddi boyutlarda. para çok, fakat bununla beraber kısıtlamalar da çok olunca arz-talep dengesi altüst oluyor. bu dengesizlik sonucu değeri 1 olan yeli futbolcu 5 liraya oynuyor. normal şartlarda 2 lira alması için çok ama çok çalışması gerekirken bu arz-talep dengesizliği yüzünden her koşulda 5, bilemedin 4 lira alacağı için kendini geliştirmeye dair bir motivasyonu bulunmuyor.

    bu saçmalığı futbolu yönetenlerin, son örnekte beşiktaş'ın başında bulunanların görmüyor olması mümkün değil. geriye tek bir ihtimal kalıyor. art niyet. bu durumda bu art niyetli insanların oluşturdukları bu çukurda boğulmalarını ve tarihte adlarının bu kara lekeyle anılmasını diliyorum.
1069 entry daha

hesabın var mı? giriş yap