şükela:  tümü | bugün
  • büyüktür, sebebini de anlatayım.

    refah içinde yaşamanın tek yolu ya birinin sizin için çalışması yada bir makinenin sizin için çalışmasıdır, bunun başka bir yolu yoktur.

    sizce paris hilton 4 bin $'lık hamburger yemek yerine afrikadaki aç çocukları doyurabilir mi?

    evet bunu yapabilir ama bu 4 bin dolarlık hamburger tek başına 4000 çocuğu 1$'lık hamburgerden daha iyi doyuramaz, 4 bin dolarlık hamburger bile olsa o en fazla 180gram et ve iki parça turşu içeriyor ve 1 yetişkini anca doyurur.

    paris hilton'ın hamburger yemek yerine aç çocuk doyurmaya karar verdiğinde aslında olacak olan şey fakir bir çobanın güttüğü ineğin fakir kasap tarafından kesilmesi, fakir ahçı tarafından pişirilip fakir garson tarafından fakir çocuklara servis edilecek.

    tüm bu fakirler paris hiltonun 1 adet hamburgeri yememesini beklemek yerine ineği kesip yeseler aynı sonuca ulaşılmayacak mıydı? ulaşılacaktı ama fakir ve cahil oldukları için paris hiltonun gözünün içine bakıyorlar karınlarını doyurabilmek için.

    yani paris hilton gibi %1'lik filty rich azınlık dünya servetinin %80'ini elinde tutuyor diye kızıyoruz ya, hani bu paraları ile dünyadaki sefaleti çözebilecekken lükse harcıyorlar diyoruz ya, maalesef o iş öyle değil.

    az önceki örnekte göreceğiniz üzere bu aşırı zengin azınlığın lüks tüketimi aslında öyle büyük bir tüketim değil, karşılığında büyük paralar ödense de tüketimleri aşağı yukarı orta direk bir insan kadar.

    peki nasıl oluyor da bunlar lüks içinde yaşarken milyonlar fakirlikten kırılıyor? en başta söylediğim şeye dönüyoruz, birileri refah içinde yaşamasının tek yolu başkalarının veya bir makinenin bu kişilerin ihtiyaçlarını karşılaması. bunun başka hiç bir yolu yok ve lüks içinde yaşayan kişilerin tek yaptığı şey makine ve başka insanların üretti değerleri almaları.

    bu da demek oluyor ki aynı anda herkesin paris hilton olması mümkün değil, tüm zenginler aynı anda tüm varlıklarını herkes arasında eşit bir şekilde paylaşsalar ve çalışmaya başlasalar dünya iş gücüne ekstradan %1'lik bir katkı sağlanır ve tüm fakirler mal paylaşımından önce ne yapıyorlarsa, nasıl bir hayat yaşıyorlarsa mal paylaşımından sonra da aynısını yaşayacaklar.

    gelelim türk gençliğinin cahil bırakmanın faydalarına.

    az önce gördüğümüz gibi zenginlerin malını mülkünü alıp paylaşmanın hiç kimseye fark edilir bir faydası yok.

    ancak mesela %10'luk bir kesim geri kalan %90'ın üretiminden ufak bir miktar alırsa refah içinde yaşayabilir. %1'likler nişantaşıda dört bin dolarlık hamburger yer, 10%'luklar her akşam karaköyde içer %20'likler de hadi haftada bir serpme kahvaltı yapsın.

    peki hamburgerin etini kim hazırlayacak? boğazdaki mekanı kim inşa edecek? herkes kod yazarsa, herkes çizim yaparsa, herkes sermaye sahibi olursa üretimi kim yapacak?

    işte bu yüzden türk gençliğinin büyük kısmını cahil bırakmak çok ama çok önemlidir. öyle evrim teorisiymiş, kuantum fiziğiymiş - böyle şeylerle gençliğin kafasını karıştırmamak lazım.

    çok yetenekli olanları %10'luk ve hatta %1'lik kesime doğru kaydırmak lazım, işte iyi üniversite burs falan derken bir kısım genci alıp %90'ın üretimini tüketecek noktaya getirmek gerekiyor.

    bunu ister komünist düzende yapalım ister kapitalist düzende, maalesef tüm işler robotize hale gelmeden refah içinde yaşamanın başka yolu yok. herkes de aynı anda robot geliştiremez, o işlere de refah içinde yaşayan %10'luklar bakacak.

    %90'a milliyetçilik, din veya maddi bir karşılığı olmayan ne isterlerse o verilecek ki %10'u besleyebilsinler. herkes doktor, mühendis, bilim insanı v.s. olursa refahı sağlayan üretimi yapacak insan kalmaz.

    dahası, globalleşmenin de önüne geçmek gerekiyor çünkü global bir dünyada %10 demek 750 milyon insan demek, bu da abd ve avrupanın büyük refah içinde yaşaması ve dünyanın geri kalanının yerli ve milli elite sahip olmaması demek oluyor.

    bu da türk gençliğini cahil bırakmanın milli bir hareket olduğu anlamına geliyor.
  • "bir gece de cahil bırakıldık" lafını söyleyenlerin 15 yılda sistemli hale getirdikleri durum.